Prof. Dr. Faik KANATLI
Kategori: Edebiyat - Tarih: 22 Ocak 2026 09:38 - Okunma sayısı: 136
Başlangıçlar umudun, bitişler hesaplaşmanın değirmenine su taşır. Bu yargı özellikle yıldönümleri için geçerlidir. Her yılın sonunda bir mahsuplaşma yapılır ki, yeni yıla sıfırdan başlama şansı verilebilsin. Aslında bu, insanın kendine beyaz sayfa açma özleminin dışavurumudur. Bu yüzden biten her yılın hemen hemen her açıdan bilançosu çıkarılır. Bu bağlamda, siyaset alanında ithalatın, ihracatın, enflasyonun, işsizliğin, döviz kurlarının, değerli madenlerin ve bütçenin bir yıllık performansları ortay konur. Televizyon kanalları, yurtiçi ve yurtdışındaki yılın önemli olaylarını hatırlatan programlar yapar. Magazin programları, sanat dünyasında yıl boyunca gerçekleşen evlilik, boşanma, ayrılık ve aldatmaları görselleştirir. Yılın filmi, dizisi, müziği, senaryosu, sanatçısı, en çok konuşulanı, öyküsü, romanı, şiiri anılır. Kısacası her alanda yılın kayıpları ve kazançları kayıt altına alınır. Bir de birçok ülkede gelenekselleşen yılın sözcüğü/kavramı seçilir. Yılın sözcüğü seçiminde, o yılı en iyi betimleyen ve simgeleyen sözcüğün seçilmesine özen gösterilir. Farklı ülkelerde farklı şekilde dile getirilse de, yılın sözcüğünü seçmenin temel amacı, dil duyarlılığını geliştirmek ve halkın dile kafa yormasını sağlamaktır. Bu, yılları özelliklerine göre tarihsel olarak listelemektir bir bakıma. İngiltere, Almanya ve Türkiye’nin 2025 yılı sözcüğünü seçme sürecini aktarıp karşılaştırmalı olarak üzerine düşünmeye çalışacağım bu yazımda. Birlikte deneyelim mi?
Cambridge Sözlüğü, 2025 yılının kelimesi olarak para sosyali (parasocial) seçti. Para sosyal; ünlüler, fenomenler ve yapay zekâ botlarıyla tek taraflı, sağlıksız bağların artışına dikkat çekiyor. Özellikle bir kişinin hiç tanışmamış olsa da bir ünlüyü kişisel düzeyde tanıyormuş gibi hissettiği ilişkiyi (Parasocial Relationship, “PSR”) tanımlamak için kullanılıyor. Cambridge Sözlüğü para sosyali, “birinin tanımadığı ünlü biriyle, bir kitap, film, TV dizisi vb. karakterle ya da bir yapay zekâ ile kendisi arasında hissettiği bağla ilgili olan veya onu içeren” bir şey olarak nitelendiriyor. Cambridge Sözlüğü baş editörü Colin McIntosh, kelimenin “2025 ruhunu yakaladığını” ve dilin nasıl değiştiğini gösterdiğini söyledi.
"Yapay zekâ çağı” (KI -Ära), aralarında “toprak karşılığında barış”, “refah kaybı” ve “iklim yorgunluğu” gibi iddialı sözcüklerin yer aldığı 10 kelime arasından 2025 yılının kelimesi seçildi. Alman Dili Derneği (GfdS) jürisi bu kararı Cuma günü Wiesbaden'de açıkladı. Dil Derneği, yapay zekânın artan etkisinin "çağdaş bir dönüşüm" anlamına geldiğini belirtti. Alman Dili Derneği genel müdürü Andrea Ewels da, yapay zekâ çağı(YZ-Çağı) kısaltmasının, anlaşılır ve duygu yüklü bir terim olduğunu vurguladı. Ewels, terimin, günümüz teknolojisiyle bağlantılı fırsatları ve riskleri güçlü bir şekilde simgelediğini ve bu nedenle 2025 yılının ruhunu ve konularını temsil etmek için ideal bir terim olduğunu sözlerine ekledi.
Türk Dil Kurumu (TDK) ile Ankara Üniversitesi, İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) iş birliğinde yürütülen “2025 Yılının Kelimesi/Kavramı” çalışmasında Değerlendirme Kurulu ve halktan gelen önerilerin değerlendirilmesiyle belirlenen 5 kelime/kavram halk oylamasına açıldı. Bu kelimeler/kavramlar “dijital vicdan, vicdani körlük, çorak, eylemsiz merhamet ve tek tipleşme” oldu.
Bu konu bağlamında; oylama sürecinin 22 Aralık’ta başlayacağı, 28 Aralık 2025 günü saat 17.30’da sona ereceği, oylamaya katılmak isteyenlerin, Türk Dil Kurumunun genel ağ sayfasında https://anket.tdk.gov.tr/ yer alan ilgili bağlantı üzerinden oy kullanabilecekleri paylaşıldı. 28 Aralık 2025’te “Yılın kelimesi belli oldu” diye haberleştirildi:
Türk Dil Kurumu tarafından, halkın katılımıyla belirlenen 2025 yılının kelimesi/kavramı “dijital vicdan” oldu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yılın kelimesini duyurdu. Bakan Ersoy, "Türk Dil Kurumu tarafından, halkın katılımıyla belirlenen 2025 yılının kelimesi/kavramı “dijital vicdan” oldu" ifadelerini kullandı. Yaklaşık 300 bin oyun kullanıldığını belirten Bakan Ersoy, "Bu süreçte seçilen kavram; dijital çağda vicdanın, sorumluluk ve eylemden uzaklaşıp yalnızca bir “tıklama”ya indirgenmesini düşündürücü bir biçimde tartışmaya açıyor" dedi. Ersoy dijital vicdanı, "bireysel ve toplumsal duyarlılıklarımıza ayna tutan güçlü bir kavram" diye nitelendirip süreçte emeği geçenlere teşekkür etti.
İngiltere, Almanya ve Türkiye’nin yılın sözcüklerinde belirginleşen noktalara birlikte bakalım mı?
1- Para sosyal, yapay zekâ çağı ve dijital vicdan; yeni bir çağa girdiğimizi gösteriyor.
2- Üç farklı sözcük, insanın ve dolayısıyla insanlığın yeni bir ilişkiler ağında yaşamaya başladığında birleşiyor.
3- Üç sözcük de, yeni dönemin fırsatlarına ve tehlikelerine dikkat çekiyor.
4- Üç sözcükte, korku ile umut birbirine eşlik ediyor.
5- Üç sözcükte de insanlığın ciddi bir savrulması seziliyor.
6- Üç sözcükte de, 2025 yılının ruhunun yansıtıldığı iddia ediliyor.
Yılın sözcüğü seçimi, İngiltere’de 1956’lara, Almanya’da 1977’lere kadar uzanıyor. Almanya ayrıca yılın gençlik sözcüğünü ve yakışıksız sözcüğünü de (das Unwort) seçiyor. Türkiye’de ise 2020 yılından bu yana yılın sözcüğü seçiliyor. TDK ve Ankara Üniversitesinin dayanışmasıyla gerçekleşen bu görece yeni girişim önemsenmeli ve desteklenmelidir. Yılın sözcüğü büyük etkinliklerle basına duyurulmalı ve kelime seçimleri uzmanlar tarafından gerekçelendirilmelidir. .Finale kalan 5 sözcük için yaklaşık 300 bin oyun kullanılması, dil duyarlılığının olumlu bir göstergesi olarak algılanmalı, ancak daha fazla katılımın sağlanması için daha kapsamlı tanıtım yapılmalıdır.
Finale kalan üç sözcükte (dijital vicdan, vicdani körlük, eylemsiz merhamet), vicdanın yeterince devreye girmemesinden şikâyet ediliyor. Doğrusu, ben yılın sözcüğünü belirlemede vicdani körlük ile eylemsiz merhamet arasında kaldım. Eylemsiz merhamet, bana merhametin varlığını sürdürdüğünü ama eyleme geçmede acele etmediğini çağrıştırıyor, dolayısıyla insana ve insanlığa ilişkin umudu koruduğunu anımsatıyor. Vicdani körlük de, vicdanın köreldiğini ama gözlerini açabileceğini sezdiriyor. Körlüğün geçiciliğini ve giderilebileceğini çağrıştırıyor bana. Ancak vicdanın dijitalleşmesi, vicdanın araçsallaşması anlamına gelir ki, bu vicdanla hiç bağdaşmaz, çünkü vicdanın gücü özgürlüğündedir. Kaldı ki, vicdan her türlü sıfata da itiraz eder. Dijital sıfatı, vicdanı ve hareket alanını daraltır, oysa vicdan isyankârdır, sıkıştırılmaya gelmez. Bu bakımdan ben, yılın sözcüğü olarak vicdanın belirleyeciliğini yansıtması bakından vicdani körlüğü yeğlerdim. Ancak dijital vicdan, vicdani körlük ve eylemsiz merhametin çağı iyi yansıttığının hakkını vermek gerek.
Gerek yılın sözcüğü dijital vicdan, gerek vicdani körlük, gerek se eylemsiz merhamet, bizi vicdan üzerine düşünmeye çağırıyor. Bu çağrıya uyarak vicdan üzerine birkaç vurguyla yazıyı sonlandırmak istiyorum. Okumalarımda öne çıkan iki yargıyı paylaşmakla yetineceğim:
-İnsan vicdandır.
-İnsan vicdanı kadar insandır.
O halde vicdansız insandan söz edemeyiz. İnsandan söz ediyorsak vicdandan da söz ediyoruz demektir. Belki de sadece vicdanın devreye girmesinde ayrışıyoruz. Bana göre; aydının vicdanı bilmekle, büyük çoğunluğun vicdanı görmekle, cahillerin vicdanı ancak bizzat yaşamakla devreye girer. Ne dersiniz?

11 Ocak 2026 16:57

01 Ocak 2026 21:19

13 Ocak 2026 21:01

01 Ocak 2026 15:36

08 Ocak 2026 07:06

13 Ocak 2026 22:23

12 Ocak 2026 03:53

03 Ocak 2026 21:11

10 Ocak 2026 22:15

13 Ocak 2026 19:10