Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

Sipariş Mutluluklar (Mutluluk algımız değişmeli mi?)

Haydar Uzunyayla

Kategori: Sosyal Bilimler - Tarih: 11 Mart 2026 19:54 - Okunma sayısı: 112

Sipariş Mutluluklar (Mutluluk algımız değişmeli mi?)

İster kabul edelim ister etmeyelim, mutluluk tercihlerimiz büyük oranda çevresel faktörler tarafından belirleniyor ve gittikçe benzer özellikler gösteren homojen bir yapı üzerinde yürüyor. Herkesin birbirine baktığı, birinin ötekini taklide yeltendiği, sistem veya düzene ayarlı bir mutluluk algısı çağındayız…

Sözgelimi, dünyanın hemen her yerindeki günümüzün ebeveynleri, kendi çocuklarının gelecekteki mutluluğunu, genel olarak iyi bir işe, iyi bir kazanca, iyi bir statüye, iyi bir eğitime sahip olmak olarak görürler ve bu hedef için onları kıyasıya rekabete sürüklerler. (Çocuklarının mutlu olup olamayacaklarını veya onlara seçtirdikleri yolun ne tür sonuçlar doğuracağını pek umursamazlar, çünkü sistemin tercihini kendi tercihleri, kendi tercihlerini de çocuklarının tercihi haline getirmişlerdir.)

Benzer şekilde neredeyse hepimiz de -tek tek bireyler veya topluluk olarak- iyi olanaklara, iyi finansal koşullara, dünyanın maddi zevklerine sahip olmayı mutluluğun kıstasları olarak kabul ediyoruz. Sistemin istek ve arzuları ile arzulanmayı, onun çarklarından birer dişli olmayı, düzene ve onun uydurma kurallarına uyum göstermeyi, iyi veya kötü bir evliliği, çocuk sahibi olmayı; arkadaşlık, sosyal ilişkiler, romantizm, cinsellik, para, haz, servet gibi tüketime yönelik yargıları mutlulanmak olarak değerlendiriyoruz. Paran varsa mutlusun… Malın mülkün çoksa, daha mutlusun… Güç, kudret, servet sahibiysen ve sıkı sık aşık oluyorsan çok daha mutlusun… Geleneksel inançlara, bir dine, etnik köken veya ırka güçlü aidiyetin varsa çok çok mutlusun… En önemlisi eğer geleceğinde Allah yolunda ölmek, cihat, gazi ya da şehit olmak varsa kat kat artar mutluluğun.

Kısacası çevresel faktörler tarafından oluşturulan sayısız mutluluk tercihlerine sahip olabilirsiniz ve bunların hemen hepsi, kalıtsal veya doğal eğilimlerimizden bağımsız olarak etkileşimlerle hayat bulurlar. Yine bunların hemen hemen hepsi öğrenilir, öğretilir… Tek merkezden, tek pencereden yönlendirilerek dolaşıma sokulur.

Peki bunlar iyi şeyler mi? Bana göre Hayır...

Geleneksel alışkanlıkların zemininde yönlendirilmek neden iyi olsun?.. İnsanı bağımlı kılan gerici siyasi, ekonomik ve toplumsal oluşumların parçası olmak mutluluk mu sağlıyor? Benim tercihim olmayan şey, neden benim mutluluğum olsun?

Şu noktayı göz ardı etmemek gerekiyor: Mutluluğu piyasa ve pazar güdümlü olarak algılamak, hem yanlış hem tehlikelidir… Neden tehlikeli ve yanlış?

Piyasa ve pazar güdümlü mutluluk algısı, kişiyi benmerkezci, saldırgan, haset, farklılıklara ve çeşitliliğe tahammülsüz yapar. Bu tür oluşumlar sırf varlıklarını sürdürmek üzere devam ederler ve içten içe, kendileri dışında mutlu olabilecek herkesi rakip olarak görürler. Her an sağlıklı, üretken bir mutluluğu, mutsuzluğa dönüştürebiliyorlar. Hayatımızda sık sık karşılaştığımız gibi, algılarımızı denetlenebilir, yönlendirilebilir hale getirebiliyorlar. Özlem ve arzularımız üzerinde kısa süreli, gelgeç etkinlik sağlayarak, bizi yanıltabiliyorlar.

Bundan dolayı olması gereken şey, algılarımızı piyasa ve pazar güdümlü yönlendirmelerden kurtarmaktır ve bu yol aynı zamanda yazının başındaki “Mutluluk algımız değişmeli mi?” sorusuna da cevaptır.

Yorumlar (0)
EN SON EKLENENLER
BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Sosyal Bilimler Yazıları