İNSANLIK AYIBI OLARAK MOBBİNG (BEZDİRİ)

Fikir Yazıları - Dr. M. Zeki İLGAR

İNSANLIK AYIBI OLARAK MOBBİNG (BEZDİRİ)

Dr. M. Zeki İLGAR

İnsanların insanlıktan uzaklaştıklarının açıkça görüldüğü günümüzde çok konuşulan kavramlardan biri olarak mobbing çalışana yönelik yıkıcı tutum ve davranış olarak tanımlanabilir. Çobanoğlu’na (2005)göre mobbing, bir davranış patolojisi olarak değerlendiğinde “rahatsız etme, kuşatma, psikolojik şiddet uygulama, topluca saldırma ve sıkıntı verme” anlamlarında kullanılmaktadır.

İnsan davranışları açısından işyerinde uygulanan psikolojik şiddet anlamında mobbing kavramı, ilk kez İsveçli Endüstri Psikoloğu H. Leymann tarafından kullanılmıştır. Leyman’a (1996) göre “hedef alınan kişinin, çalıştığı işyerindeki bir kişi veya grup tarafından, sistematik biçimde ve kasıtlı olarak, düşmanca ve ahlaka uymayan saldırgan davranışlara maruz bırakılmasıdır. Başka bir çalışmada, mobbing “çalışanlara yöneticileri, üstleri, astları veya kendileriyle eşit düzeyde olan öteki çalışanlar tarafından, sistemli olarak uygulanan, her türlü kötü muamele, aşağılama, tehdit ve şiddet davranışları” diye tanımlanmaktadır (Tutar 2004).

Bir insanlık ayıbı olarak mobbing’in temelinde aşağılık duygusunun yattığı görülmektedir. Hem insan olarak, hem de yönetme ve örgütleme konularında kendisini geliştirmemiş, gücünü birilerinden veya bir yapıdan alan zavallı yaratıklar mobbing’i doğal bir araç gibi görmektedirler. Ortaçağ karanlıklarını temsil eden bu patolojik duruma karşı toplumun bilinçlendirilmesi, hiç kimsenin başkalarını aşağılama, hor görme ve baskılama gibi bir hakkının olmadığı netleştirilmeli, mobbing uygulayan hasta tipler şiddetle cezalandırılmalıdır.

Mobbing davranışı ile alakalı rolleri a. Mobbing/psikolojik şiddet uygulayanlar (tacizciler) b. Mobbing/psikolojik şiddet mağdurları c. Mobbing/psikolojik şiddet izleyicileri olmak üzere üç grupta incelenmektedir (Tınaz 2011).

Mobbing sürecini izlemenin, en az mobbing’i uygulamak kadar sorunlu olduğu görülmektedir. Doğrusu mobbing uygulayana yönelik müdahale iken bu insanlık dışı uygulamaya seyirci kalmak ta sorunludur. Alan yazında mobbing uygulayan kişiye “tacizci”, mobbinge uğrayan kişiye ise “mağdur” kavramları yaygın olarak kullanılmaktadır (Tutar 2004).

Farklı disiplinlerde çalışan bilim insanları tarafından yapılan farklı tanımlamalarda görüldüğü gibi; bir davranışın mobbing olarak görülmesi için; iş ortamında gerçekleşmesi, yinelemesi, kişiyi yıldırmayı veya işten uzaklaştırmayı hedeflemesi ve kasıt içermesi gerekmektedir (Leymann, 1996; Tınaz, 2011; Tutar, 2004).

Genellikle psikolojik şiddet (mobbing) sürecinin başlangıcını oluşturan kötü bir olay veya çatışma vardır. Asıl amaç; kıskanılan, istenmeyen veya yıpratılmak istenen bireye karşı etik dışı yaklaşımlarla sistematik bir baskı uygulayarak, çalışanın dayanma gücünü ve iş performansını yok etmek, sonrasında işi bırakmasını sağlamaktır. Mobbing davranışının altında yatan gerçek nedenin; üstünlük kurmak, buyruğu altına almak ya da yok etme arzusu olduğunu, mobbing uygulayanların çoğunlukla davranışlarını ve sonuçlarını inkâr ettikleri ifade edilmektedir (Leymann, 1996; Çobanoğlu, 2005; Çakıcı, 2008).

Mobbing sebeplerinin araştırıldığı birçok çalışmada, mobbingin, çocukluk çağı travmaları, örgütsel adaletsizlikler, kişilerarası kıskançlık, iş dağılımındaki belirsizlikler (Davenport ve diğ. 2003), şiddetten zevk alma, sürekli onaylanma ihtiyacının olması, mağdurun sosyal yönden yetersizliği, gelişmişliği ya da yetiştirilme şekli (Çobanoğlu 2005), liderlerin veya yöneticilerin kendi üstünlüklerini kabul ettirme isteği, yetersiz yöneticilik/liderlik özellikleri, iş yerlerindeki düşük ahlaksal standartlar ya da rekabete dayalı ödüllendirme sistemlerinin uygulanması gibi pek çok sebep ileri sürülmektedir (Einersen ve diğ., 2003; WHO, 2003; Eroğlu ve Solmaz, 2005; Saraç, 2011).

Beswick ve diğerlerine (2004) göre mobbing’in sebepleri; kişisel, sosyal ve örgütsel olmak üzere üç ayrı kategoride ele alınabilir;

  1. Kişisel sebepler: Mobbing uygulayıcısının ve mağdurunun kişilik özellikleri,
  2. Sosyal sebepler: geleneksel örgüt kültürüyle modern kültürün yarattığı güçlükler,
  3. Örgütsel sebepler: iş yerindeki yönetici ya da yönetimin el değişimi, geniş çaplı örgütsel değişim, rol çatışması veya belirsizliği, düşük iş doyumu, umursamaz ve otokratik çağdışı liderlik tarzı, öz-kontrolden yoksunluk.

Ülkemizde kurumlarda bazı amirlerin, okul müdürlerinin ve üniversitelerde yöneticilik yapan bazı hasta tiplerin mobbingi bir yönetim aracı olarak kullandıkları bilinen bir gerçektir. Ne yazık ki bu konuda gereken yasal düzenlemeler sürekli ertelenmektedir.

En kısa sürede mobbing konusu ciddiyetle ele alınmalıdır. Ortaçağ zihniyetinin ve manyaklığın bir yansıması olan bu hastalığa bulaşmış olan zavallıların yöneticilikten uzaklaştırılmaları zorunludur. Çalışanların verimini ve hizmetin kalitesini yok etmenin ötesinde insanlarımızın genç yaşta tükenmişilik yaşaması da ülke adına kayıptır.

Nirvana ailesi olarak geçtiğimiz günlerde Ağrı ili Hamur ilçesine bağlı bir köyde görev yaparken vefat eden, şiddete ve müdür mobbingine maruz kaldığı iddia edilen anaokulu öğretmenine tanrıdan rahmet diliyoruz.