Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

KADIN AKADEMİSYENLERDE MOBBİNG VE YENGEÇ SEPETİ SENDROMU ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

Dr. Cahide GÖĞÜSDERE - Gül TATLI

Kategori: Sosyal Bilimler - Tarih: 23 Haziran 2026 20:27 - Okunma sayısı: 138

KADIN AKADEMİSYENLERDE MOBBİNG VE YENGEÇ SEPETİ SENDROMU ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

KADIN AKADEMİSYENLERDE MOBBİNG VE YENGEÇ SEPETİ SENDROMU ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

.

Dr. Cahide GÖĞÜSDERE[1]

Gül TATLI[2]

.

Bilimsel bilgi üretiminin merkezi olan akademilerde psikososyal sorunlar da ortaya çıkabilmektedir. Bu sorunlardan biri olan kadın akademisyenlere yönelik mobbing ve yengeç sepeti sendromu kadın akademisyenlerin mesleki gelişimlerini ve akademik yeterliliklerini olumsuz yönde etkilemektedir. Mobbing kavramı bireylerin sistematik olarak psikolojik baskı, dışlama ve yıldırma davranışlarına maruz bırakılması olarak tanımlanmaktadır. Yengeç sepeti sendromu kavramı ise başarılı bireylerin çevreleri tarafından engellenmesi veya aşağı çekilmesi biçimindeki bir davranış örüntüsüdür.

.

Kadın akademisyenlerin karşılaştıkları bu sorunlar akademik kültür ve toplumsal cinsiyet açısından değerlendirildiğinde cinsiyet temelli önyargılarla karşılaşılmaktadır. Özellikle sırf kadın olmaları temelinde yoğun rekabet kültürü, sınırlı yükselme olanakları ve kurumsal güç ilişkileri nedenleriyle de psikolojik baskılara maruz kalmaktadırlar. Ayrıca yengeç sepeti sendromu bireysel olmasının ötesinde akademik sistemin ürettiği rekabetçi yapının bir sonucu olarak ortaya çıkabilmektedir. Bütün bunların neticesinde bu tür sendromlar kadın akademisyenlerin akademik motivasyonunu, kurumsal aidiyetini ve bilimsel üretkenliğini olumsuz yönde etkilemektedir. Şöyle ki; akademik başarıların küçümsenmesi, karar alma süreçlerinden dışlanma, fikirlerin yeterince dikkate alınmaması ve kariyer gelişimlerinin çeşitli yollarla engellenmesi vb. akademide maruz kalınan mobbing davranışları olarak sıralanabilir. Bu davranış biçimleri tükenmişlik sendromu, kaygı ve stres gibi ruhsal sorunları da beraberinde getirebilmektedir. Yengeç sepeti sendromu ise, kadın akademisyenler arasında rekabetin ön plana çıkmasına neden olarak dayanışmayı engellemektedir. Bu kadınların akademik alandaki görünürlüğünü ve temsil gücünü azaltabilmektedir. Özellikle genç akademisyenlerin kariyer planlamalarını olumsuz yönde etkilemek suretiyle akademiden uzaklaşmalarına neden olabilmektedir.

.

Bu kapsamda gerek üniversitelerde ve gerekse diğer kurumsal yapılarda liyakat temelli yönetim anlayışının güçlendirilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen politikaların geliştirilmesi ve dayanışma kültürünün yaygınlaştırılması önerilmektedir. Ayrıca mobbing karşıtı önlemlerin alınması, adil yükselme sistemlerinin inşa edilmesi ve kadın akademisyenlerin desteklenmesi yönündeki çalışmaların güçlendirilmesi gerekmektedir. Böylece daha adil ve eşitliğe dayalı kapsayıcı bir akademik ortamın oluşturulması sağlanabilecektir.

.

[1] Dr. Öğretim Görevlisi. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi. cahideb@yahoo.com

[2] Yüksek Lisans Öğrencisi. Gazi Üniversitesi. Eğitim Yönetimi.tatligul0622@gmail.com

Yorumlar (0)
EN SON EKLENENLER
BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Sosyal Bilimler Yazıları