Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

Dijital Kaytarma: Tembellik mi, Dikkat Krizi mi?

Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Atalay

Kategori: Sosyal Bilimler - Tarih: 09 Haziran 2026 20:50 - Okunma sayısı: 192

Dijital Kaytarma: Tembellik mi, Dikkat Krizi mi?

Dijital Kaytarma: Tembellik mi, Dikkat Krizi mi?

.

Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Atalay

.

Şu an bu yazıyı okurken kaç sekme açık? Son bir saatte kaç kez asıl işiniz dışında telefonunuza baktınız?

.

Bir rapor yazarken bir anda telefona uzanmak, çevrim içi derste ve hatta yüz yüze gerçekleşen derslerde sosyal medyaya göz atmak, toplantı sırasında haber sitelerinde dolaşmak ya da yalnızca birkaç dakikalığına Instagram’a bakıp yarım saat sonra kendine gelmek…

.

Hepimizin zaman zaman yaptığı bu davranışların aslında bilimsel bir adı var: dijital kaytarma.

.

İngilizce literatürde cyberloafing olarak adlandırılan bu kavram, bireyin çalışması veya öğrenmesi gereken zamanda interneti ve dijital araçları işle ya da dersle ilgisiz amaçlarla kullanmasını ifade eder. Blanchard ve Henle’ye (2008) göre dijital kaytarma, haber sitelerinde gezinme ya da kişisel e-posta kontrolü gibi hafif davranışlardan, daha yoğun ve işlev bozucu dijital kullanımlara kadar farklı biçimlerde ortaya çıkabilir.

.

Ancak burada asıl soru şudur: Dijital kaytarma gerçekten bir disiplin sorunu mudur, yoksa dijital çağın insan zihni üzerinde yarattığı yeni bir dikkat krizi midir?

.

Kaliforniya Üniversitesi araştırmacılarından Gloria Mark ve çalışma arkadaşlarının araştırmaları, bir kişinin dikkatinin bölünmesinden sonra yaptığı işe tam anlamıyla geri dönebilmesinin ortalama 23 dakika 15 saniye alabildiğini göstermektedir (Mark, Gudith ve Klocke, 2008). Üstelik insanlar çoğu zaman kesintilerden sonra daha hızlı çalışmaya çalışsalar da bunun bedeli daha yüksek stres, zaman baskısı ve zihinsel yorgunluk olarak ortaya çıkmaktadır.

.

Bu durumda sorun yalnızca birkaç dakikalık telefon kontrolü değildir; dikkatimizin parçalanmasıdır.

.

Dijital kaytarma yalnızca çalışanların sorunu da değildir. Üniversite öğrencileri üzerine yapılan çalışmalar, ders sırasında sosyal medya kullanımı, mesajlaşma ve akademik olmayan internet etkinliklerinin oldukça yaygın olduğunu göstermektedir. Daha güncel araştırmalar ise akıllı telefon, sosyal medya ve video oyunu kullanımının öğrencilerin akademik performansıyla küçük fakat anlamlı düzeyde negatif ilişkiler gösterebildiğini ortaya koymaktadır (Kuş, 2025). Bu sonuç, dijital araçların her zaman zararlı olduğu anlamına gelmez; ancak kontrolsüz ve parçalı dijital kullanımın öğrenme süreçlerini zayıflatabileceğine işaret eder.

.

Artık öğrencilerin ve çalışanların karşı karşıya olduğu problem yalnızca bilgi eksikliği değildir. Asıl mesele, dikkat fazlalığı ve dikkat dağınıklığıdır. Çünkü günümüzde insanlar daha az bilgiye değil, çoğu zaman gereğinden fazla ve parçalı bilgiye maruz kalmaktadır.

.

Ancak dijital kaytarma konusunda gözden kaçan önemli bir nokta var: Belki de insanlar gerçekten “kaytarmıyordur”.

.

İlk bakışta tembellik gibi görünen bu davranışın arkasında milyarlarca dolarlık bir dikkat ekonomisi bulunmaktadır. Sosyal medya platformları, haber siteleri, kısa video uygulamaları ve dijital bildirim sistemleri kullanıcıların mümkün olduğunca uzun süre çevrim içi kalmasını hedefleyen algoritmalarla çalışır. Başka bir ifadeyle, dikkatimizi dağıtan sistemler tesadüfen ortaya çıkmaz; tam tersine dikkatimizi çekmek, tutmak ve yeniden çağırmak üzere tasarlanır.

.

İnsan zihni uzun süreli dikkat, derin düşünme ve anlam kurma kapasitesine sahiptir. Fakat günümüz dijital ortamları sürekli uyarıcı üretir. Bildirimler, sonsuz kaydırma sistemleri, algoritmik içerik önerileri ve çoklu ekran kullanımı, dikkatimizi korumaya değil, sürekli bölmeye çalışır.

.

Bu nedenle dijital kaytarma bireysel bir irade zayıflığından çok, dikkat ekonomisinin doğal sonucu olarak da değerlendirilebilir.

.

Bu noktada çözümü yalnızca “telefonları kapatalım” ya da “ekranları yasaklayalım” şeklinde düşünmek yeterli değildir. Nitekim okulda telefon yasağına ilişkin güncel araştırmalar, tek başına yasağın öğrencilerin akademik başarılarını ya da iyi oluşlarını anlamlı biçimde iyileştirmeyebileceğini göstermektedir. Asıl belirleyici olan, öğrencinin toplam dijital kullanım alışkanlığı, uyku düzeni, okul kültürü ve aile ortamıyla birlikte ele alınan bütüncül bir dikkat politikasıdır.

.

Türkiye açısından bakıldığında da çözüm, dijital araçları tamamen dışlamak değil; onları daha bilinçli, amaçlı ve sınırlı kullanmayı öğrenmektir. Okullarda dikkat yönetimi, dijital farkındalık ve medya okuryazarlığı becerilerine daha fazla yer verilmelidir. Öğrencilerin uzun süreli odaklanma deneyimleri yaşayabilecekleri öğrenme ortamları oluşturulmalı; sessiz okuma zamanları, ekransız çalışma blokları ve derin düşünmeye dayalı etkinlikler yaygınlaştırılmalıdır.

.

Aynı şekilde öğretmenler ve veliler için de dijital dikkat farkındalığı önemlidir. Çünkü dijital kaytarma yalnızca çocukların ya da gençlerin sorunu değildir. Öğretmenler, akademisyenler, çalışanlar ve ebeveynler de aynı dikkat ekonomisinin içindedir.

.

Dolayısıyla mesele yalnızca bireysel disiplin meselesi değil; eğitim, iş yaşamı ve aile kültürünü birlikte ilgilendiren yeni bir bilişsel alışkanlık meselesidir.

.

Dijital kaytarma çoğu zaman, zaman kaybı olarak görülür. Oysa mesele bundan daha derindir. Günümüzde insanlar bilgiye ulaşmakta zorlanmıyor; asıl zorluk, dikkatlerini aynı noktada tutabilmekte ortaya çıkıyor. Bu nedenle dijital kaytarma yalnızca zaman kaybı değil, dikkat kaybıdır.

.

Eğitim sistemlerinin, iş yaşamının ve ailelerin önündeki temel soru da budur: Bilgi çağında dikkati nasıl koruyacağız?

.

Çünkü gelecekte başarıyı belirleyecek olan yalnızca bilgiye erişim değil; o bilgi üzerinde ne kadar süre düşünebildiğimiz, ne kadar derinleşebildiğimiz ve ne kadar anlam üretebildiğimiz olacaktır.

.

Kaynaklar

Blanchard, A. L., & Henle, C. A. (2008). Correlates of different forms of cyberloafing: The role of norms and external locus of control.Computers in Human Behavior,24(3), 1067-1084. https://doi.org/10.1016/j.chb.2007.03.008

Kuş, M. (2025). A meta-analysis of the impact of technology related factors on students’ academic performance. Frontiers in Psychology. 16, 1524645. doi: 10.3389/fpsyg.2025.1524645

Mark, G., Gudith, D., & Klocke, U. (2008, April). The cost of interrupted work: more speed and stress. InProceedings of the SIGCHI conference on Human Factors in Computing Systems(pp. 107-110). https://doi.org/10.1145/1357054.1357072

Yorumlar (0)
EN SON EKLENENLER
BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Sosyal Bilimler Yazıları