Özge TEMUÇİN
Kategori: Fikir Yazıları - Tarih: 22 Haziran 2026 17:43 - Okunma sayısı: 274
Hayatını Anlatanlar ve Hayatını Yaşayanlar
.
Gerçek erdem sahibi erdemini kanıtlamaya çalışmaz, bu yüzden erdemlidir.
-Lao Tzu
.
Bazı insanlarla sohbet ettiğinizde aslında bir konuşmanın değil, bir monoloğun içinde olduğunuzu fark edersiniz. Siz karşınızda oturursunuz, araya birkaç cümle eklersiniz ama pek önemi yoktur. Çünkü sahne onların, konu yine onlardır. Başarılarını, özelliklerini, ne kadar güçlü, ne kadar çalışkan ya da ne kadar önemli olduklarını uzun uzun anlatırlar.
.
Özellikle gençlik yıllarında bu insanlara hayran kalmak kolaydır. Kendilerini öyle etkili anlatırlar ki gerçekten anlattıkları kişi olduklarını düşünürsünüz. Hatta bazen, siz daha çok emek vermenize rağmen onların daha fazla takdir görmesine içerlersiniz.
.
Fakat zamanla insan farklı bir gerçeği fark ediyor.
.
İspat Çabası ve İnsan Doğası
Psikolojide “aşırı telafi davranışı” olarak bilinen bir kavram vardır. Kişi kendisini yetersiz hissettiği bir alanı, tam tersine aşırı vurgulayarak kapatmaya çalışır. Sosyal yönünden emin olmayan biri gereğinden yüksek sesle konuşabilir. Mesleki yeterliliğinden şüphe duyan biri başarılarından sürekli söz edebilir. Kendisinde eksik gördüğü tarafı gizlemek isterken aslında onu daha görünür hâle getirebilir.
.
Günlük yaşamda bunun sayısız örneğiyle karşılaşırız. Sürekli sahip olduğu paradan söz eden biri, aslında kendi değerine ilişkin derin kaygılar taşıyor olabilir. “Kimseye ihtiyacım yok” diyen birinin ilgiye en çok ihtiyaç duyan kişi olması mümkündür. “Ben sinirlenince gözüm hiçbir şey görmez” diyen biri belki de öfkelenemediğinden korkuyordur. İnsan davranışları çoğu zaman söylediklerinden değil, söyleme ihtiyaçlarından anlaşılır.
.
Bir de bunun tam tersi insanlar vardır.
.
Gerçek Güç Bağırmaz
Sessizce çalışan, yaptığı işi sürekli anlatma gereği duymayan, gösterişten uzak duran insanlar... Özellikle görünürlüğün başarıyla karıştırıldığı toplumlarda bu kişiler bazen pasif ya da silik olarak değerlendirilir. Oysa çoğu zaman işlerin yükünü taşıyanlar onlardır. Kendilerini anlatmak yerine işlerini yapmayı tercih ederler.
.
Yıllar önce müdür yardımcısı olarak görev yaptığım okulda yapılan bir etkinlikte, arkadaşlarım benim için “sessiz”, “uyumlu”, “kendi halinde” gibi ifadeler yazmışlardı. O gün bu durum beni üzmüştü. Çünkü insanların beni yeterince tanımadığını düşünmüştüm. Tamam ben sessiz biriyim çünkü ben yaptığım işleri duyurma ihtiyacı hissetmeyen biriyim. Ama sosyal ilişkilerde sessiz ve kendi halinde değilim. Sonradan anladım ki bazı insanlar görünür olmak için konuşur, bazıları ise değer üretmek için çalışır.
.
Elbette sessiz olmak her zaman erdemli olmak anlamına gelmez. Ancak sürekli kendini öne çıkarma ihtiyacı da çoğu zaman gerçek özgüvenin göstergesi değildir.
.
Belki de zaman zaman kendimize şu soruyu sormalıyız: Ben en çok hangi özelliğimi kanıtlamaya çalışıyorum? İyi bir insan olduğumu mu? Güçlü olduğumu mu? Mutlu, özgür ya da başarılı olduğumu mu?
.
Bu soruların cevabı, bazen en çok emin olduğumuz yönlerimizi değil; en çok şüphe duyduğumuz taraflarımızı gösterir.
.
Bu yüzden az konuşan insanları hemen küçümsemeyin. İçlerinde hayatı anlamış, olgunlaşmış ve kendisiyle barışmış insanlar olabilir. Çünkü gerçek güç, gerçek bilgi ve gerçek erdem çoğu zaman yüksek sesle konuşmaz.
.
Onlar sadece vardır.
.
Budak (2026). Kendini Tüketmeden Yaşa. Kronik.

13 Haziran 2026 14:34

06 Haziran 2026 01:01

18 Haziran 2026 19:33

06 Haziran 2026 18:53

06 Haziran 2026 19:46

11 Haziran 2026 17:50

12 Haziran 2026 19:24

15 Haziran 2026 22:55

04 Haziran 2026 21:26

08 Haziran 2026 09:42