Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Anne

Anne

Edebiyat 13 Mayıs 2020 14:09 - Okunma sayısı: 2.353

Kemal BABUTSALI Yazdı

Anne kelimesinin anlamını iki ya da üç yaşındayken öğrendim. Yaz akşamları, teyzem, kapının önünde komşularla oturup kahve içip sohbet ederdi. Bir gün bir gürültü oldu. Herkes gökyüzünü izlemeye başladı. Teyzem, ‘’ Kemal, bak! Bak annene gidiyor, ’dedi. Kafamı kaldırdım, gökyüzünde hareket eden arkasında bulutlar bırakan bir cisim. Gürültü o kadar yoğundu ki, kafamı eğdim, korktum. O günden sonra ne zaman bir gürültü olsa gökyüzüne baktığımda aynı cismi görüyordum, anneme gidiyordu.

Üzerinden günler geçti. Ben ne zaman üzülsem, kızsam yatağın altında duran bohçamı alıp dışarı çıkıp, kapının önündeki sekinin en uç noktasına oturup kafamı gökyüzüne kaldırıp annemin gelip beni almasını beklerdim. Gün kararmaya başlayınca yavaş yavaş evin iç kısmına doğru merdiven basamaklarından kayarak ilerler, herhangi bir gürültüde de koşarak eve girerdim korkudan.

Üzerinden ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Mukaddes Teyze’m ,’’Yarın gezmeye gidiyoruz, ’dedi. Ertesi gün, sabah erken kalkıp hazırlanıp otobüse bindik. Heyecandan yeniden uyuyakalmışım. Gözümü açtığımda güneş çıkmış, her taraf aydınlanmıştı. Teyzem,’’ Kemal, Kemal, geldik ,’’diye sesleniyordu. Sonra yürümeye başladı. Bir mahalleye girdik. Orada, güzel bahçeli evler vardı. Onlardan birinin önünde durduk ve bahçe kapısını açıp içeri girdik. İki basamağı çıkıp evin kapısının yanındaki duvarda olan düğmeye bastık. Güzel sesler çıkarmıştı düğme. Kapıyı bir bayan açtı. Teyzeme benzemiyordu. Terlikleri, çorapları dikkatimi çekmişti. Çorapları delikli delikli örülmüş, terlikleri ise topuklu ön tarafında kedi gibi tüyleri vardı. Teyzem,’’ Kemal, bu senin annen,’’ dedi. Kadının suratına baktım. Ellerini açmış beni çağırıyor. Korktum, ağlayarak kaçtım. Teyzem arkamdan koşarak geldi, beni kucağına aldı ve bana’’ O, senin annen. Hatırlıyor musun, ona giden uçakları seyrediyordun? ’dedi. O gün, anne diye bildiğimin, uçak olduğunu öğrendim. Annem ise kapıyı açan güzel terlikli kadınmış.

Yıllar sonra bir eğitime katıldım. Eğitimi veren bayan, beni çağırdı. Benim üzerimde meditasyon yapacaktı. Kalktım gittim, beni yatırdı yatağın üzerine, şifa vermeye başladı. Bitirdikten sonra bana ne gördüğünü anlattı: ’Gecekondu gibi bir ev görüyorum. Kapının önünde oturmuş küçük bir çocuk görüyorum, kucağında bezden bir şey tutuyor, birini bekliyor. ’Gülümsedim yıllar geçmiş ve o küçük çocuk, hala annesini bekliyormuş.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Edebiyat
AYNI 24 SAAT

Edebiyat18 Eylül 2026 19:36

AYNI 24 SAAT

PORTFÖY ÇANTA

Edebiyat17 Eylül 2026 10:35

PORTFÖY ÇANTA

ADALET

Edebiyat29 Ağustos 2026 16:40

ADALET

BOŞUNA BUNCA ÇABA

Edebiyat21 Ağustos 2026 09:01

BOŞUNA BUNCA ÇABA

Şiir ve Yasak Elma

Edebiyat13 Ağustos 2026 01:41

Şiir ve Yasak Elma

HÜZÜN-DİRENİŞ DİYALEKTİĞİ: Ahmet Telli'nin Poetikası ve Beş Popüler Şiiri

Edebiyat13 Temmuz 2026 22:42

HÜZÜN-DİRENİŞ DİYALEKTİĞİ: Ahmet Telli'nin Poetikası ve Beş Popüler Şiiri

NAOMİ

Edebiyat18 Haziran 2026 19:33

NAOMİ

KUZEYİN KALBİNDE BİR MASAL: KOPENHAG’DA ZAMANI DURDURMAK

Edebiyat16 Haziran 2026 19:49

KUZEYİN KALBİNDE BİR MASAL: KOPENHAG’DA ZAMANI DURDURMAK

2. Çocuk Edebiyatı Öğretmen Kongresi

Edebiyat23 Mayıs 2026 14:22

2. Çocuk Edebiyatı Öğretmen Kongresi

GELİN MUHABBET EDELİM

Edebiyat20 Nisan 2026 22:01

GELİN MUHABBET EDELİM