Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Bir Öğretmen Masalı

Bir Öğretmen Masalı

Fikir Yazıları 27 Kasım 2025 18:52 - Okunma sayısı: 264

Hasan TURUNÇ

BİR ÖĞRETMEN MASALI

Hasan TURUNÇ

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çoook uzak ülkelerin birinde noktalama işaretleri hep birlikte huzur içinde yaşarmış. Masal bu ya, bir gün hiç okunmamış isimsiz bir kitabın içinde beklemekten sıkılan dev bir parantez, yerinden fırlayıp masallar diyarına çıkagelmiş. Diğer noktalama işaretlerini etrafına toplayıp başlamış nutuk atmaya.

(“Ey ahali! Hep öğretmenler mi bizi sınav yapacak, biraz da onlar sınava girse fena mı olur? Öyle oturdukları yerden ders anlatmak, sorular sormak kolay tabi. Peki, yatarak aldıkları maaşlar bu millete yük olmuyor mu? Bundan böyle biz onlara sorular soralım, sınavlar yapalım. Biraz çalışsınlar, çabalasınlar, performanslarını arttırsınlar da görelim marifetlerini.”)

Parantez’in konuşması biter bitmez ruh ikizi, hayat arkadaşı, dest-i izdivacı bir koşu gelip cümlenin sonuna, eşinin yanı başına gururla oturup “Sen çok yaşa hünkârım,” diyerek parantezi kapatmış. Kapatmış kapatmasına da bu konu suyu bulandırmış, kafaları da iyice karıştırmış.

Konuşma Çizgisi söz istemiş;

- “Benim kırmızı çizgim öğretmenlerdir. Ben bu günlere öğretmenlerim sayesinde geldim. Sevgiyi, saygıyı, bildiğim birçok şeyi onlara borçluyum. Soğuk kış günlerinde hepimizden önce kalkıp sobayı yakan, bizi sıcacık gülümsemesiyle karşılayıp içimizi ısıtan da oydu, düşüp yaralandığımızda yaramızı saran da. Üstelik bütün bu fedakârlıkları yaparken ne sınav vardı ne kariyer. Ben böyle bir uygulamaya kesinlikle karşıyım. Bu durum öğretmenleri öğrencilerin ve velilerin gözünde küçük düşürür. Öğretmenler adına çok onur kırıcı olur. Aynı işi yapan, aynı cefayı çeken, hele hele aynı okulda çalışan öğretmenler arasında yaşanacak ayrışmayı düşünmek bile istemiyorum.”

Konuşulanları dinlerken yerinde duramayan ve bütün duygularını uçlarda yaşamasıyla bilinen Ünlem, büyük bir coşkuyla meydana atlayıp slogan atmaya başlamış;

“Sadaka değil, hakkımı istiyorum!

Sınav değil, itibar istiyorum!

Eşit işe eşit ücret istiyorum!

Susma sustukça sıra sana…”

Sloganlar havada uçuşurken, genç bir öğretmen olan Üç Nokta, söze girerek anlatmaya başlamış:

“Bence bu konu çok abartılıyor arkadaşlar. Bu kadar büyütecek ne var anlamıyorum, altı üstü bir sınav. Hem kazananların kimi uzman olacak, kimi başöğretmen. Kulağa ne kadar da hoş geliyor değil mi? Maaşlarımız da artacakmış madem sınavın kime ne zararı var. Zaten geçinemiyoruz. Ben çalışmaya başladım bile. Yeni kitaplar çıktı, konuları harika özetlemişler. Deneme sınavları da çözüyorum. Üstelik üç yanlış bir doğruyu götürmüyor, düşünebiliyor musunuz? Ben inanıyorum, kazanacağım. Çıktık bir yola bakalım, hakkımızda hayırlısı…”

Bütün bu gelişmelere ve yapılan konuşmalara kulağını tıkayan Virgül;

Konuya dair fikir beyan etmekten çekindiğinden midir, konuyu anlamadığından mıdır bilinmez başını öne eğip aralarda sessizce dolaşmış durmuş. O an kim konuşuyorsa onun dibinde durmuş, onu haklı bulmuş. Hal böyle olunca, ne ona fikrini soran olmuş ne de o söz isteyip konuşmuş.

Bu esnada tesadüfen oradan geçmekte olan ve camiada çok meraklı olmasıyla nam salan Soru İşareti konuşulanlara ilgiyle kulak kabartmış. Sonunda zihninde koşturup duran ve artık iyice kalabalıklaşan küçük, yaramaz soru işaretlerini daha fazla tutamayıp ortalığa salıvermiş:

“Arkadaşlar bu duyduklarım doğru mu? Şimdi yıllarca bizi eğiten o fedakâr, o cefakâr, o eli öpülesi öğretmenlerimiz sınava mı girecek? Peki, ne için? Öğretmenden daha kıymetli unvan mı olurmuş? Hadi sınavı yaptınız, Allah aşkına öğretmene ne soracaksınız? Soracağınız sorular öğretmenlerin hangi vasıflarını, ne şekilde ölçecek söyler misiniz? Bu uygulama öğretmenleri ayrıştırmaktan, onurlarını kırmaktan, onları toplumun gözünde küçük düşürmekten başka ne işe yarayacak?”

Soruların ardı arkası kesilmemiş, lakin bu sorulara cevap verecek ne bir yetkili ne de bir muhatap bulunabilmiş.

O ana kadar konuşulanları kendi köşesinden düşünceli bir şekilde dinleyen ve noktalama işaretleri arasında bilgeliği ile tanınan emekli öğretmen Nokta’ya sormuşlar.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz üstadım:

Nokta, herkesi teker teker gözleriyle süzmüş, sakalını sıvazlarken art arda iki kere öksürmüş ve yaşlı sesiyle ağır ağır konuşarak şöyle demiş;

“Kara bulutlar üzerinize ne kadar çökerse çöksün, yanı başınızda ne denli büyük fırtınalar koparsa kopsun, güneş illa ki bir gün size sıcacık yüzünü gösterecektir. İşte o gün bir öğretmenin gülümsediği gündür. Öğretmenler her şeye rağmen inadına gülümseyecek ve dünyayı bir o gülüşler bir de güzellik kurtaracak…”

hasanturunc47@gmail.com

Yorumlar (1)

Akın Azazi - 28 Kasım 2025 09:38

Emeğine, yüreğine sağlık Hasan hocam.Kalemin hep keskin kalsın...
SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
Narkissos’un Mirası

Fikir Yazıları03 Ocak 2026 21:11

Narkissos’un Mirası

KADIN LİDERLER VE CAM TAVAN SENDROMU

Fikir Yazıları31 Aralık 2025 09:35

KADIN LİDERLER VE CAM TAVAN SENDROMU

TAC MAHAL’İ YENİDEN İNŞA EDEBİLİR MİSİN?

Fikir Yazıları29 Aralık 2025 22:44

TAC MAHAL’İ YENİDEN İNŞA EDEBİLİR MİSİN?

Bir Toplumun Geleceği: Çocuk ve Kitap

Fikir Yazıları29 Aralık 2025 14:27

Bir Toplumun Geleceği: Çocuk ve Kitap

Aşırılıklar Çağı:  Sınırsız Açgözlülük, Sınırsız Görgüsüzlük, Sınırsız Özgürlük, Sınırsız Mutluluk

Fikir Yazıları26 Aralık 2025 15:40

Aşırılıklar Çağı: Sınırsız Açgözlülük, Sınırsız Görgüsüzlük, Sınırsız Özgürlük, Sınırsız Mutluluk

1 KG PAMUK MU, 1 KG DEMİR Mİ DAHA AĞIR?

Fikir Yazıları24 Aralık 2025 20:08

1 KG PAMUK MU, 1 KG DEMİR Mİ DAHA AĞIR?

NİYET

Fikir Yazıları21 Aralık 2025 21:46

NİYET

GÜNEŞİ SELAMLAMA

Fikir Yazıları21 Aralık 2025 08:41

GÜNEŞİ SELAMLAMA

LODOS ESİNCE

Fikir Yazıları20 Aralık 2025 01:02

LODOS ESİNCE

BİRLİKTE KAÇ ADIM ATIYORUZ? ‘’ADIM ATMAK BİR CESARETTİR, AYNI RİTİMDE YÜRÜMEK İSE BİR KÜLTÜRDÜR.’’

Fikir Yazıları19 Aralık 2025 18:28

BİRLİKTE KAÇ ADIM ATIYORUZ? ‘’ADIM ATMAK BİR CESARETTİR, AYNI RİTİMDE YÜRÜMEK İSE BİR KÜLTÜRDÜR.’’