Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
ANI ANLATMA DOZU

ANI ANLATMA DOZU

Edebiyat 03 Ekim 2025 17:23 - Okunma sayısı: 364

Muhsin Boz

Ekim 2025, Eskişehir

ANI ANLATMA DOZU

Geçenlerde, “Fareler ve İnsanlar” kitabını yıllar sonra yeniden okudum. İlk okumam lise yıllarında olmalı. Yani nereden baksam 45-47 yıl geçmiş aradan. Olay örgüsünü ve daha pek çok şeyi unutmuşum tabii. Kitapla ilgili olarak yazılmaya değer onlarca konu var. Ama ben bu metni ilgilendiren bir yerden söz edecek, siz sevgili okurlarımla paylaşacağım: Kitabın başkarakterlerinden Lennie Small; IQ’su 30 dolayında olan, zihinsel özürlü, dört-beş yaş davranışlarına sahip bedenen kuvvetli bir erişkin. Çalıştığı çiftlikte ırkçılığa maruz bırakılarak yalnızlığa mahkûm edilmiş zenci seyis Crooks’un odasına gidiyor. Crooks, bir Beyaz’ın odasına gelmesine seviniyor. Crooks, yalnızlığından dolayı kitap, dergi okumaya sığınmış. Netice de kendini çok geliştirmiş. Sohbet, önce güzel başlamışken nahoş bir son ile sonlanıyor. Yazar; okuyarak diğer insanlara göre daha iyi bir duruma gelinebileceğini, birikimin kişiyi anlayan insanlarla paylaşılamadıktan sonra bir işe yaramayacağını, yalnızlığın daha da derinleşeceğini, koyulaşacağını ima eder. Sonuç olarak kendinizi ne kadar geliştirmiş olursanız olun, yalnız kalmamak için başka insanlara, arkadaşlara, eşe dosta ihtiyacınız var, ihtiyacımız var.

Son cümlemde, “eş” sözcüğünü kullandım. Evliyseniz, gün içinde yaşadığınız pek çok şeyi önce eşinizle paylaşırsınız. Onun için de aynı şey söz konusu. Çocuklarınız büyükse onlarla, akrabalarla, iş arkadaşlarınızla, dostlarla… Yaş ilerleyip emekli olunca, insanın hayatından birer birer çekilmeye başlar bazı şeyler. Kayıplar artmıştır. Arkadaşlar, akrabalar… Yeni olaylar da eskisi gibi hatırlanmaz. İnsanın ilk aklına gelen eskilerdir, eski anılardır. Anılar içinde de kendisine göre en kıymetli olanlar. Bu anılarını en yakın çevresi ile paylaşmaya koyulur. Bazen zamana yayarak aynı anıyı üç-beş kez anlatmaya kalkışır. Karşıdaki de tevazu gereği ya dinler ya da daha önce dinlediğini söyler. Anlatanın haddini bilip süreyi uzatmaması gerekir. Ama bazen bu sınır bilinmez de anlatılır, anlatılır; karşı tarafı yorulur, uzaklaşır anlatılandan. Özetle, evet, o gün yaşananların ve geçmişte kalan anıların anlatmaları, paylaşmaları gerekir ama insan da anlatırken sınırını, dozunu bilmeli.

Anadolu’da erkeklerin en çok anlattığı anılar, askerlik anılarıdır. Gerçekten de iyisiyle, kötüsüyle askerlik, dolu dolu geçmiştir ve anlatılmaya değer onlarca, yüzlerce olay vardır. Avcıların da anıları meşhurdur. Hatta bu anılar öyle abartılı anlatılır ki, anlatan da, dinleyen de olayın artık gerçek olmadığını bilir. Ama gülmek ve kahkaha atmak için kimse ortamı bozacak bir müdahale yapmaz.

Bir de anılarını anlatamadığı için zor duruma düşen insanlar vardır. Yıllar önce küçürek bir öykü yazmış, herhangi bir yerde yayımlatmamış, kimseyle paylaşmamıştım. Sanırım tam sırası. Öykünün adı, “Anlatmayacaksın.”

Evlenip boşanmış bir adam, bekâr bir kadına ölesiye âşık olur. Evlenmek isteyince, kadın şart koşar, şart koyar:

“Anılarından asla söz etmeyecek, anlatmayacaksın. Anılarını anlatman, ‘eski eş’ ini anımsaman, anman demektir. Tanımasam da, katlanamam ona, katlanamam bu duruma.”

Evlenirler. Adam zayıflaya zayıflaya, bir ay içinde mum gibi erir. Söndüğünde, tıp, ölüm nedenini bulamaz. Oysa tababetin yetisi olsaydı, yetebilseydi, tanı ve dolayısıyla ölüm nedeni şu olacaktı:

“Anı Anlatma Eksikliği Sendromu.”

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Edebiyat
Edebiyatta ve Sinemada İKİ VENEDİK, İKİ ÖLÜM

Edebiyat02 Şubat 2026 10:34

Edebiyatta ve Sinemada İKİ VENEDİK, İKİ ÖLÜM

EĞİTİM TARİHİMİZDE BİR ROMANTİK DEVRİMCİ: SELİM SABİT EFENDİ *

Edebiyat28 Ocak 2026 07:30

EĞİTİM TARİHİMİZDE BİR ROMANTİK DEVRİMCİ: SELİM SABİT EFENDİ *

Divan şiiri yaşadığımız yüzyılda bize bir şey söylemez mi?

Edebiyat22 Ocak 2026 20:07

Divan şiiri yaşadığımız yüzyılda bize bir şey söylemez mi?

Dijital Vicdan mı, Vicdani Körlük mü?

Edebiyat22 Ocak 2026 09:38

Dijital Vicdan mı, Vicdani Körlük mü?

Şair-i Meşhur ile Şair-i Meçhul

Edebiyat19 Ocak 2026 01:58

Şair-i Meşhur ile Şair-i Meçhul

MELODİK YOL, MELODİK HAYAT

Edebiyat13 Ocak 2026 22:23

MELODİK YOL, MELODİK HAYAT

Kısa Öykü, Uzun Hikâye…

Edebiyat03 Ocak 2026 10:36

Kısa Öykü, Uzun Hikâye…

TÜRKÇE SÖZCÜKLERİN İZİNDE

Edebiyat24 Aralık 2025 01:33

TÜRKÇE SÖZCÜKLERİN İZİNDE

MUTLULUK

Edebiyat20 Aralık 2025 18:06

MUTLULUK

 SÖZLERİN MASKESİ

Edebiyat12 Aralık 2025 12:24

SÖZLERİN MASKESİ