Dr. Hilal ERKOL
Kategori: Eğitim Bilimleri - Tarih: 04 Ekim 2026 23:35 - Okunma sayısı: 11
OKULUN KALBİ NEREDE ATAR?
Geertz (1973) tarafından bireylerin eylemlerine yön veren anlam ve semboller sistemi, Hofstede (2011) tarafından bir grubu diğerlerinden ayıran kolektif bir zihin programlaması, Malinowski (2014) tarafından ise somut sorunlarla nasıl baş ettiğimizi gösteren bir rehber olarak tanımlanan kültür kavramı zaman içerisinde değişerek sürdürülebilirliğini korumayı başaran ve hayatımızın her alanında yer edinmiş bir kavramdır ve oldukça kişisel olduğunu düşündüğümüz duygularımıza kadar uzanmaktadır.
Yaygın inanışın aksine duygu her zaman bir bağlama gömülüdür; bu nedenle öznel olduğu kadar paylaşılan kültürel değerlere de dayalıdır (Feldman-Barret, 2012; Lazarus, 1991). Bu yüzden kültür yalnızca ne hissettiğimizi değil, hissettiğimizle ne yaptığımızı da belirlemektedir. Bu durum açık toplumsal sistemler olan okullar için de geçerlidir. Okulları toplumdan ayrı düşünmek mümkün olmadığı gibi öğretim sürecini de duygulardan ayrı düşünmek mümkün değildir (Hargreaves, 2000). Bu nedenle okulun en önemli aktörlerinden olan okul müdürlerinin kültürel bağlamdan bağımsız düşünülmesi mümkün değildir. Bu kapsamda okul yöneticilerinden kendi duygularını yönetmelerinin yanı sıra öğretmenlerinin duygu yönetimi sürecinde de destek olmaları beklenmektedir.
Ne var ki okulların uzun yıllar rasyonel bir makine gibi görülmesi, okul yöneticilerinden katı bir duygu denetimiyle hiyerarşik bir yapının rasyonel görüntüsünün korunmasının beklenmesine neden olmuştur. Oysa her örgüt bir beyin ve bir kalpten oluşmaktadır. Eğitim örgütlerinde beyin resmi kuralları ve amaçları, kalp ise kişiler arası ilişkileri ve grup dinamiklerini temsil etmektedir (Furnham, 2008). Kalp olmadan beynin uzun süre verimli çalışması mümkün değildir. Buna karşın alanyazın bugüne kadar daha çok beyne odaklanmış, duygu yönetimini nörolojik ve bilişsel bir süreç olarak ele almış ve kültürün etkisini büyük ölçüde göz ardı etmiştir. Bu nedenle kalbi anlamak, duygu yönetimine kültürel bağlamla birlikte bakmayı gerektirmektedir.
Duygu yönetimi süreci duygusal farkındalıkla başlayan, bilişsel değerlendirme ile devam eden ve davranışa yansıtma ile son bulan bir süreçten oluşmaktadır. Kültür sürecin her aşamasında kendini göstermektedir. Ancak kültürün etkisin ilk ve en güçlü biçimde görüldüğü yer sürecin başlangıcı olan duygusal farkındalıktır. Kültür burada yüz ifadeleri, beden dili ve ses tonu gibi kültürel artifaktlar üzerinden devreye girmektedir. Okul yöneticisinin bu artifaktları kültür bağlamında doğru anlaması ve yorumlaması, duygusal farkındalıkta önemli rol oynamaktadır (Salzen, 1998). Türkiye gibi yüksek bağlamlı ülkelerde iletişim dolaylıdır; mesajın ne söylendiği kadar nasıl söylendiği, hangi jest, mimik ve vurguyla iletildiği de önemlidir (Hall, 1976; Erdem ve Günlü, 2006). Kısaca, kültürün duygu üzerindeki etkisinin bilincinde bir yöneticinin başkalarının duygularının farkına varması, kültürel artifaktlarda duyguları yakalaması ve empati kurması daha olasıdır.
Duyguların farkında olan bir yönetici duygusunu yönetmek için bir strateji seçmekte; durumu yeniden değerlendirmekte ya da duygularını bastırmaktadır (Gross, 1998). Ancak hangi stratejinin seçileceği kültürden bağımsız değildir. Bağımsız benliği, kendini ifade etmeyi ve özerkliği destekleyen Batı kültüründe bilişsel yeniden değerlendirme; bağlılığın önemli bir değer olduğu Doğu toplumlarında ise grup uyumunu koruduğu için baskılama daha çok tercih edilmektedir (Butler, Lee ve Gross, 2007; Matsumato vd., 2008).
Duygu yönetimi sürecini somutlaştıran şey ise yansıtmadır. Çünkü okul yöneticisinin duygunun farkına varması ve doğru stratejiye karar vermesi kendisi ile ilgilidir. Oysa yöneticinin aldığı kararı bağlama uygun bir biçimde çevresine yansıtması somut bir adımdır. Bu adımı belirleyen en önemli kültürel etmen ise güç mesafesidir. Nitekim bireyler duygularını ilişkili oldukları kişilere göre yönetmektedir (Porter ve Samovar, 1997). Gösterilen duygu ile gerçekten hissedilen duygu arasında zaman zaman bir fark oluşması da bu durumdan kaynaklanmaktadır (Hochschild, 1983). Başka bir ifade ile örgütsel bağlam, bireylerin sergilemesi gereken davranışlarda rehberlik rolü üstlenmektedir.
Sonuç olarak duygu yönetimi, okul müdürünün yalnızca kişisel becerileri ile açıklanabilecek bireysel bir süreç değildir. Müdürün bir duyguyu fark etme biçimi, ona yüklediği anlam ve onu çevresine yansıtma biçimi, içinde büyüdüğü kültürün değerleri, normları ve uygulamaları ile biçimlenmektedir. Bu nedenle okul yöneticilerinin duygu yönetimini anlamak, onu kültürel bağlamı ile ele almayı gerektirmektedir.
Kaynakça
Butler, E. A., Lee, T. L. ve Gross, J. J. (2007). Emotion regulation and culture: Are the social consequences of emotion suppression culture-specific? Emotion, 7(1), 30–48.
Erdem, R. ve Günlü, E. (2006). İletişim eğilimlerinin yüksek bağlam-düşük bağlam ayırımı ile incelenmesi: Hastane çalışanları örneği. Hacettepe Sağlık İdaresi Dergisi, 9(2), 177–195.
Feldman-Barret, L. (2012). Emotions are real. Emotion, 12(3), 413–429.
Furnham, A. (2008). Head and heart management: Managing attitudes, beliefs, behaviours and emotions at work. Palgrave Macmillan.
Geertz, C. (1973). The interpretation of cultures. Basic Books.
Gross, J. J. (1998). The emerging field of emotion regulation: An integrative review. Review of General Psychology, 2(3), 271–299.
Hargreaves, A. (2000). Mixed emotions: Teachers' perceptions of their interactions with students. Teaching and Teacher Education, 16, 811–826.
Hall, E. T. (1976). Beyond culture. Anchor Books.
Hochschild, A. R. (1983). The managed heart: Commercialization of human feeling. University of California Press.
Hofstede, G. (2011). Dimensionalizing cultures: The Hofstede model in context. Online Readings in Psychology and Culture, 2(1). https://doi.org/10.9707/2307-0919.1014
Lazarus, R. S. (1991). Emotion and adaptation. Oxford University Press.
Malinowski, B. (2014). Bilimsel bir kültür teorisi (S. Özkal, Çev.). Kabalcı Yayıncılık.
Matsumato, D., Yoo, S. H., Fontaine, J., Anguas-Wong, A. M., Arriola, M. ve Ataca, B. (2008). Mapping expressive differences around the world: The relationship between emotional display rules and individualism versus collectivism. Journal of Cross-Cultural Psychology, 39, 55–74.
Porter, R. E. ve Samovar, L. A. (1997). Cultural influences on emotional expression: Implications for intercultural communication. P. A. Andersen ve L. K. Guerrero (Ed.), Handbook of communication and emotion (s. 452–469) içinde. Academic Press.
Salzen, E. A. (1998). Emotion and self awareness. Applied Animal Behaviour Science, 57, 299–313.

01 Ekim 2026 20:39

01 Ekim 2026 09:39

02 Ekim 2026 14:25

03 Ekim 2026 07:56

03 Ekim 2026 20:13

01 Ekim 2026 21:23

02 Ekim 2026 08:40

03 Ekim 2026 18:24

03 Ekim 2026 01:01

03 Ekim 2026 05:50