Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

BİR SELAMIN HATRI

Ahmet GEZEN

Kategori: Fikir Yazıları - Tarih: 04 Ekim 2026 15:42 - Okunma sayısı: 35

BİR SELAMIN HATRI

BİR SELAMIN HATRI

Geçen gün okul koridorunda iki öğrencinin konuşmasına kulak misafiri oldum.

Biri arkadaşına:
“Günaydın.” dedi.
Diğeri cevap vermedi.
“Duymadın mı?” diye sordu.
“Duydum.”
“Öyleyse neden cevap vermedin?”
Çocuk omuzlarını kaldırdı:
“Cevap vermek zorunda mıyım?”

Çocuk haklıydı belki. Kimse bir selama karşılık vermeye mecbur değil. Fakat eğitim dediğimiz şey zaten yalnızca zorunluluklardan ibaret değil. İnsan olmanın inceliği, yapabileceğimiz hâlde yapmak zorunda olmadığımız güzel davranışlarda saklı.

Çocuklara başarıyı, hedefi, sınavı, çalışmayı anlatıyoruz. Fakat hayatın daha sessiz bir sınavı var: Karşımızdaki insana nasıl davrandığımız.

  • Bir arkadaşının sözünü kesmemek…
  • Düşen kalemini yerden almak…
  • Oyuna kenarda bekleyen arkadaşını çağırmak…
  • Birinin başarısını küçümsememek…
  • Hata yapan bir arkadaşını herkesin içinde mahcup etmemek…

Bunların hiçbirinin karne karşılığı yok.Fakat okulun gerçek karnesi, biraz da bu davranışlarda saklı.

Çünkü nezaket, duvara asılan bir afiş değildir. Teneffüste yaşanır. Sınıfta görünür. Kantin sırasında kendini belli eder. Bir öğrencinin yalnız kaldığı anda anlam kazanır.

  • Bir çocuğa “Gel, sen de katıl.” demektir.
    • “Senin fikrin ne?” diye sormaktır.
    • “İstersen beraber yapalım.” diyebilmektir.

Küçük görünen bu cümleler, bir çocuğun okulda kendisini nasıl hissedeceğini değiştirebilir.

Üstelik nezaket yalnızca güzel söz söylemek değildir. Bazen susmaktır. Arkadaşının konuşmasına izin vermektir. Farklı düşündüğünde küçümsememektir. Bir başkasına yapılan haksızlık karşısında gülmemektir.

Asıl mesele de burada başlar.İnsan, öğretmeni gördüğünde değil; kimse görmediğinde nasıl davranıyorsa odur.

Bir okulda öğrenciler birbirlerine karşı nazik davranıyorsa orada yalnızca güzel bir iletişim kurulmuş olmaz. Bir kültür oluşmaya başlar. Çünkü davranışlar birbirini takip eder. Bir öğrencinin gördüğü iyilik, başka bir öğrencinin davranışına dönüşür.

Bir gün sınıfta bir öğrencinin arkadaşına kalemini uzattığını gördüm.“Al, sende kalsın.” dedi.Küçük bir cümleydi.Fakat eğitim bazen tam da böyle küçük cümlelerin içinde saklıdır.

Çocuğa insanı anlatmanın en etkili yolu, insana değer veren bir ortam kurmaktır.

Bu yüzden eğitimden söz ederken yalnızca “Ne öğrettik?” sorusunu değil, “Çocuklar birbirlerine nasıl davranmayı öğrendi?” sorusunu da sormalıyız.

Çünkü yüksek notlar öğrencinin akademik başarısını gösterir; nezaket ise karakterinin başkasına değen tarafını.

İyi bir okul, öğrencilerine yalnızca başarılı olmayı değil, başarırken başkasını incitmemeyi de öğretir.

Kazandığında arkadaşının sevincini küçümsememeyi, kaybettiğinde arkadaşının yüzüne bakabilmeyi, farklı olanı dışlamamayı ve gerektiğinde bir adım atıp:“Sen de gel.”diyebilmeyi…Belki de eğitimin en kıymetli kazanımlarından biri budur.

Geçen gün aynı koridordan yeniden geçiyordum.
O iki öğrenciyi gördüm.
İlk öğrenci bu kez:
“Günaydın.” dedi.
Diğeri de gülümsedi:
“Günaydın.”

Bir selamdan ne çıkar demeyin.Bazen bir selam, bir çocuğa bu okulda görüldüğünü, duyulduğunu ve değerli olduğunu hissettirebilir.

Belki de iyi bir okulun en güzel sesi zil değildir.
Bir öğrencinin başka bir öğrenciye içtenlikle söylediği “Günaydın”dır.

Yorumlar (0)
EN SON EKLENENLER
BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Fikir Yazıları Yazıları
Tuzlu Kahve

Fikir Yazıları 12 Eylül 2026

Tuzlu Kahve