Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

"Kabadayı”lardan “Yeni Nesil Suç Çeteleri”ne: Organize Suçun Değişen Karakteri

Hamit Ölçer

Kategori: Sosyoloji - Tarih: 18 Eylül 2026 11:47 - Okunma sayısı: 81

“Kabadayı”lardan “Yeni Nesil Suç Çeteleri”ne:

Organize Suçun Değişen Karakteri

İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi suç dünyasına dair çok net bir kavramsal çerçeve sundu. Sayın bakanımızın bir yerde konuyla ilgili saptaması şu yönde: “Daha önceden kabadayılar vardı. Daha sonra bu kabadayılar mafyavari tiplere dönüştü. Mafya, klasik mafya örgütlenmeleri ortaya çıktı. Onlar da genelde çek, senet tahsilatları falan yaparlardı. Şimdi bu yeni nesil suç örgütlerine "üçüncü nesil çeteler" diyebiliriz. Önceki mafyaların belli bir başı vardı, başında mafya lideri vardı. Örgütlerin işte bir merkezi vardı, bir raconları vardı, ilkeleri vardı, ahlakları vardı, değerleri vardı. Yeni nesil suç örgütlerinin hiçbir değeri yok, hiçbir ahlaki kuralları yok” (Kaynak: Metropol Haber. https://x.com/metropolmedya_/status/2100665339285786905).

Evet, tam da budur. Yukarıdaki sözler aslında Bakan Çiftçi'nin organize suçun sosyolojik değişimiyle ilgili literatüre de ne kadar hâkim olduğunu göstermektedir. Daha ziyade aile temelli, belirli ahlaki kodlara göre hareket eden eski-geleneksel mafyatik organizasyonların günümüz dünyasında farklı kimliklere bürünerek çok daha “dejenere” bir yapı sergilediğini görmekteyiz. Bunu demekle hiçbir şekilde bir suçlu profili diğerine tercih etmiş olmuyoruz. Burada dikkat çekici husus, suçlu profilin değişmesiyle beraber karşımıza çıkan suçun niteliğindeki değişmelerdir. Bu bağlamda, organize suçlara yönelik tedbir ve mücadelenin yöntem ve dinamikleri de değişecektir.

1800’lerin ortalarında başta Sicilya merkezli olmak üzere ortaya çıkan mafyaların zaman içinde Amerika’ya göçüyle başlayan serüveninin günümüze kadar çok farklı fraksiyonlarda karşımıza çıktığı görülmektedir. Terimin kullanılışı açısından Sicilya merkezli olsa da dünyanın pek çok yerinde (Eski Çin’de, Rusya’da, feodal Japonya’da vs.) geleneksel manada mafyatik organizasyonların olduğu bir sır değildir. Bizde ise mafyatik aktörlerin, kökleri daha çok Osmanlı dönemindeki “kabadayı” geleneğinden geldiğini söyleyebiliriz. Zira bu kabadayıların -kesin bir tarih vermek zor olsa da- modern Türkiye tarihinde muhtemelen 80’lerin sonuna kadar geleneksel güçlerini koruduğu ileri sürülebilir. Eskinin geleneksel mafya kalıpları ile günümüzdeki yeni nesil suçluların (new-jeneration criminals) şiddet ve suç eylemleri arasında önemli ölçüde farklılıklar söz konusudur.

Muhtemeldir ki 70’lerden itibaren ülkemizde hem eski-geleneksel mafyatik yapılar ile modern-kent mafyalarının birlikte hüküm sürdüğünü belirtmek mümkündür. 90’lardan sonra kitle iletişim ağlarının yavaş yavaş gelişmesi, eski Sovyetler Birliği’nin dağılması ve benzeri birtakım bölgesel değişmelerin de etkisiyle mafyaların çeşitlendiği ve ayrıca iş yapma biçimlerinin de çeşitlenmeye başladığını görebiliriz. Özellikle 2000’lerin başında internet teknolojisinin gelişmesi ve sonrasında siber ağ ve sosyal medya paylaşım platformlarının gelişip yaygınlaşmasıyla beraber mafyatik-organize suç gruplarının suç evreninin de büyük ölçüde sapma gösterdiğini görmekteyiz. Artık siber suçlar terimi sıklıkla kullanılmaya başlandı. Burada çok daha dikkat çekici ve üzerinde durulması gereken husus, tam da yukarıda Sayın Bakan Çiftçi'nin de vurguladığı şeyi de dikkate aldığımızda, ahlakilikten ve değerden yoksun biçimde hareket eden bu yeni nesil suçluların yakın zamandaki El Salvador suç çetelerini aratmayan soğukkanlı ve acımasız bir profil çizdikleridir. Bu suçlu profillerin kontrol edilmesi güç, şizofrenik bir yapıya sahip oldukları söylenebilir ve dolayısıyla bu çetelerin hapsedilmesinde El Salvador Cecot hapishanesi modeline benzer sıkı denetim ve ıslah programı bile düşünülebilir.

Sosyal medya platformlarının yaygınlaşmasıyla beraber dolandırıcılık başta olmak üzere suç örgütlerine eleman kazandırmaya kadar pek çok suç faaliyetlerinin gözle görülür biçimde karşımıza çıkmaya başladığını gördük. Burada neredeyse suç işlemeyi canlı olarak sergileyecek kadar ileri giden ve adına “yeni nesil suç örgütleri” denilen gruplar türemeye başladı. Sosyal medya ağları üzerinden paylaşılan paralar, motosiklet üzerinden sergilenen şiddet içerikli, anomik davranışlar ve daha pek çok olumsuz davranışın sanki cennetimsi bir dünya olarak tasvir edildiği ve performe edildiğini gördük. Yeni nesil suç çeteleri, Coolio’nun “Gangsta’s Paradise” şarkısında geçtiği üzere, insanlara bir çeşit cennet vaat etmekteydi. Bir tür “gangsterlerin cenneti” idi bu. Ama artık bitti. Gangsterlerin sahte cennetinden çocuklarımızı, gençlerimizi kurtarmamızın zamanı geldi. İçişleri Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı başta olmak üzere konuyla ilgili tüm yetkili kurum ve kişilerin suç çetelerine yönelik kararlılıkla ve son derece etkili bir biçimde karşı durduklarını ve bu alanda çok önemli işlerin yapıldığını görmekteyiz. Ülkemizin çok daha iyi yerlere geleceğinden şüphem yok.

Yorumlar (0)
EN SON EKLENENLER
BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Sosyoloji Yazıları