Özge TEMUÇİN
Kategori: Fikir Yazıları - Tarih: 03 Ağustos 2026 22:33 - Okunma sayısı: 110
BİR GÜN LAZIM OLUR
"Şurada bi dursun…”
"Kilo verince giyerim.”
"Bir gün lazım olur.”
"Zamanında çok para verdim birinin işine yarar elbet ( O birine de hiç verilmez).”
.
Sosyal medyada "Bahalemurat" diye bir hesap var ve oradaki genç, sadece annesinin "lazım olur" diye atmadığı eşyaları göstererek bir buçuk milyon civarında takipçiye ulaştı. Neden? Çünkü anlattıkları bize tanıdık geldi. "Aynı annem!" diyen de oldu, "Bizim ev de böyle." diyen de. Demek ki bazen milyonlarca insanı güldüren şey, aslında milyonlarca insanın ortak kaygısı olabiliyor. Biriktirmek, çoğu zaman yalnızca bir alışkanlık değil; geçmişten bugüne taşınan bir güven arayışı.
.
Neye ait olduğu bilinmeyen kablolar...
Tek kalmış çoraplar...
"Bir gün okurum." diye alınan kitaplar...
"Belki taşınırsak lazım olur." diye saklanan kutular...
.
Çocukların küçülen kıyafetleri…
Ve kimsenin neden hâlâ orada olduğunu açıklayamadığı sayısız eşya...
.
Garip olan şu ki, bunların büyük bir kısmını atmayı düşündüğümüzde içimizde inanılmaz vesveseler başlar:
.
"Ya lazım olursa?"
"Ama bu daha sağlam."
"Bunun bir anısı var."
"Atmak israf olur."
.
Bir anda kendimizi, yıllardır yüzüne bakmadığımız bir eşyayı mahkemede savunurken buluruz.
.
Peki neden?
.
İnsan, yalnızca yaşayan bir canlı değildir; aynı zamanda anlam yükleyen ve depolayan bir canlıdır. Çekmeceler, kutular, eski fotoğraflar, ekran görüntüleri... Birçoğunu bir daha kullanmayacağımızı bilsek de onlardan vazgeçmek kolay değildir.
.
Freud, bu davranışın izlerini çocukluğun "anal döneminde" arar. Ona göre tutmak ve bırakmak, çocuğun ilk kontrol deneyimlerinden biridir. Bu dönemde yaşanan katı tutumlar, ilerleyen yıllarda sahip olduklarını bırakmakta zorlanan bir kişilik yapısına zemin hazırlayabilir. Freud'un açıklaması bugün tek başına kabul edilmese de "bırakamama" ile “güven ihtiyacı” arasındaki bağı hâlâ önemser.
.
Carl Jung ise meseleye başka bir pencereden bakar. Ona göre bazı nesneler yalnızca eşya değildir; insanın kimliğinin, anılarının ve bilinçdışının sembolleridir. Bazen eski bir saatten vazgeçemeyişimizin nedeni zamanı göstermesi değil, bize kimi hatırlatmasıdır.
.
Bağlanma kuramının kurucusu John Bowlby de erken yaşlarda geliştirilen güven duygusunun, insanın nesnelerle kurduğu ilişkiyi etkileyebileceğini söyler. Kendini güvende hisseden bireyler vedalara daha kolay uyum sağlarken, güvensizlik hissi bazen eşyalara yönelen güçlü bir bağlılığa dönüşebilir.
.
Biriktirme davranışının yalnızca bireysel değil, tarihsel bir hafızası da vardır. Savaşlar, kıtlıklar ve ekonomik krizler milyonlarca insana tek bir cümle öğretti: "Bugün gereksiz görünen şey, yarın hayat kurtarabilir." Bu düşünce yalnızca o kuşağı değil, sonraki kuşakların alışkanlıklarını da etkiledi. Bazen yıllardır saklanan boş kavanozlar ya da eski kutular, geçmişten miras kalan görünmez bir güven arayışıdır.
.
Üstelik artık yalnızca eşyaları değil, dijital dünyayı da biriktiriyoruz. Binlerce fotoğraf, okunmamış e-postalar, ekran görüntüleri ve "belki lazım olur" diye kaydedilen dosyalar... Evler küçülmüş olabilir ama depolarımız artık cebimizde. Eskiden çekmeceler doluyordu; şimdi bulut depolama alanları…
.
Elbette her biriktirme davranışı hastalık değildir. Ancak kişi eşyalarını elden çıkaramadığı için yaşam alanı ve günlük işlevselliği bozuluyorsa, modern psikiyatri bunu DSM-5'te "Biriktirme Bozukluğu" olarak tanımlar.
.
Sonuç olarak özetleyecek olursak, elbette kullan-at kültürünü benimseyip her şeyi kıymetini bilmeden elden çıkarmak da sağlıklı bir davranış olmayacaktır ancak bu iki uç arasında ayrım yapabilmek adına kendimize şu soruyu sormalıyız:
.
Gerçekten eşyaları belli bir amaç için mi saklıyoruz?
.
Yoksa güven duygumuzu, anılarımızı ve geleceği kontrol edebileceğimiz yanılgısını mı?
.
Belki de mesele, "bir gün lazım olur" diye sakladığımız eşyalar değildir.
Asıl mesele, bir gün onsuz kalırsak eksileceğimizi düşündüğümüz hâlimizdir.

08 Ağustos 2026 01:40

01 Ağustos 2026 20:02

18 Ağustos 2026 16:23

03 Ağustos 2026 08:47

06 Ağustos 2026 01:36

13 Ağustos 2026 01:41

04 Ağustos 2026 23:33

09 Ağustos 2026 13:57

03 Ağustos 2026 22:09

08 Ağustos 2026 01:19