Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

TEHLİKE VE ÇEKİM PARADOKSU: KARANLIK KARAKTERLERE DUYULAN ÇEKİMİN PSİKOLOJİK DİNAMİKLERİ

Psk. Hümeyra ALTUN - Prof. Dr. Gülbahar BAŞTUĞ

Kategori: Klinik Psikoloji - Tarih: 15 Ekim 2026 21:40 - Okunma sayısı: 38

TEHLİKE VE ÇEKİM PARADOKSU: KARANLIK KARAKTERLERE DUYULAN ÇEKİMİN PSİKOLOJİK DİNAMİKLERİ

TEHLİKE VE ÇEKİM PARADOKSU: KARANLIK KARAKTERLERE DUYULAN ÇEKİMİN PSİKOLOJİK DİNAMİKLERİ

.

Psk. Hümeyra ALTUNa, Prof. Dr. Gülbahar BAŞTUĞb

.

a Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programı

bKlinik Psikolog, Ankara Üniversitesi Sağlık Hizmetleri MYO

.

Bazı bireyler işlenen suçları ve faillerin karanlık yönlerini bilmelerine rağmen neden bu kişilere karşı çekim duymaktadır? Bu tür bir çekim psikoloji alanyazınında hibristofili (hybristophilia) olarak adlandırılmakta ve suç işleyenlere karşı cinsel ilgi ve çekim olarak tanımlamaktadır (APA, 2018). Bu aslında yeni bir olgu değil. Ted Bundy 1974-1978 yılları arası onlarca kadını öldürmesine rağmen hayranları olmuş ve bu hayranlar duruşmalar sırasında mahkemenin önünde toplanmışlardır. Kimileri ona mektuplar yazmış, kimileri evlenme teklifi etmiş, kimileri ise mahkeme salonuna Bundy'nin kurbanlarının görünüşünü taklit edecek şekilde gelmişlerdir. Bundy lehine tanıklık yapan Carole Ann Boone bu durumun en uç örneği olup daha sonra Bundy’yle evlenmiş, hatta dünyaya bir çocuk bile getirmişlerdir. Richard Ramirez vakası da benzer biçimde dikkat çekicidir. “Night Stalker- Gece Takipçisi” olarak bilinen Richard Ramirez gerçekleştirdiği 13 cinayet ve çok sayıda başka suç nedeniyle yargılanmıştır. Buna rağmen Ramirez’e hayranlık duyan kadınlar olmuştur. Onlardan biri olan Doreen Lioy da daha sonra Ramirez ile evlenmiştir. Ramirez'in davasında bulunan jüri üyelerinden Cynthia Haden Ramirez’e duygusal olarak bir yakınlık hissettiğini belirtmiş ve onu diğerleri gibi “canavar” olarak görmediğini söylemiştir. Günümüzde bu olgu sosyal medya aracılığıyla daha farklı bir noktaya taşınmıştır. Bazı sosyal medya kullanıcıları suçluları ya da kurgusal kötü karakterleri romantik müziklerle birlikte paylaşmakta, bazıları “yakışıklı” ya da “çekici” olduklarını belirten yorumlarda bulunmaktadırlar. Seri katillerin hayatlarının anlatıldığı dizi ve filmlerde oyuncular beğeniyle karşılanmakta ve bazen aktöre olan beğeni ile gerçek hayattaki seri katile olan beğeni birbirine karışmaktadır. Kurgusal kötü karakterler de benzer şekilde romantize edilmektedir. Onlardan biri olan Hannibal Lecter bir seri katil ve yamyam olsa da karakterin bu yönünün dışında çekici, gizemli ve entelektüel özelliklerle sunulduğunu görmekteyiz. Bununla birlikte bazı izleyiciler karaktere karşı romantik ya da cinsel bir çekim duymaktadır. Gerçek hayattaki suçluları romantikleştirme ile kurgusal karakterleri romantikleştirme elbette aynı şey değildir fakat ikisi de tehlikeli birinin sadece tehlikeli yönüyle değil, ona eşlik eden başka özellikler üzerinden algılanabileceğini göstermektedir. Peki bu çekimi etkileyen psikolojik faktörler neler olabilir? Bu faktörler hale etkisinden ahlaki çözülmeye, algısal yanlılıklardan sosyal medya etkisine ve fizyolojik uyarılmanın yanlış yorumlanmasından suçlunun medyada nasıl sunulduğuna kadar geniş bir çeşitlilik göstermektedir. Bu bağlamda ilk olarak hale etkisini ele alacağız.

.

Hale Etkisi

Hale etkisi bir kişide gördüğümüz olumlu bir özellikten yola çıkarak diğer özelliklerinin de olumlu olduğuna yönelik çıkarım yapmamızdır. Örneğin güler yüzlü birinin aynı zamanda güvenilir ya da iyi kalpli olduğunu düşünebiliriz. Suçlular söz konusu olduğunda bu durum tehlikeli bir hale bürünebilir. Treggia ve arkadaşlarının (2025) suçlu profilleriyle ilgili TikTok gönderileri üzerinde yaptıkları analizde içeriklerin %21,7’sinde fiziksel çekiciliğin suçlu kişinin suçluluğu hakkındaki değerlendirmeyi etkileyen bir hale etkisi meydana getirdiği bulunmuştur. ‘’Çekici’’ suçluların yanlış anlaşılmış, masum ya da o kadar da ciddi suçları olmayan kişiler olarak değerlendirildiği görülmüştür. Ted Bundy gibi çekici olarak nitelendirilen bazı suçlular yorumlarda ve videolarda savunulurken, benzer suçları işlemesine rağmen daha az çekici bulunan John Wayne Gacy gibi suçlular için aynı durum söz konusu değildir. Bazı sosyal medya kullanıcıları yorumlarının tümüyle fiziksel çekiciliğe dayandığını ifade etmişlerdir. Örneğin ebeveynlerini öldürmekten yargılanan Menendez kardeşler için "Onlara inanıyorum çünkü çok tatlılar." yorumu yapılmıştır. Bazen de hale etkisi çekici olarak nitelendirilen suçluların işlediği suçları önemsizleştirmeye neden olmuştur. Örneğin bir kullanıcı şu yorumu yapmıştır: "Yanlış bir şey yaptığını biliyorum ama çok tatlı." Peki suçun önemsizleştirilmesinde ve suçun romantize edilmesinde hale etkisi dışında neler etkilidir? Bu durumu besleyen bir diğer faktör sosyal medyada suçluların nasıl sunulduğu olabilir mi?

.

Sosyal Medya Faktörü

Williams ve arkadaşları (2025) TikTok’taki suçlu profillere yönelik oluşturulan içeriklere yaptıkları analizde suçluların bazı durumlarda cinselleştirildiğini, romantikleştirildiğini, eğlenceli hale getirildiğini ve suçlarından ayrıştırıldığını göstermişlerdir. İncelenen içeriklerde en yaygın tema suçlunun cinselleştirilmesi iken bunu izleyen temalar suçla bağlantılı travmanın önemsizleştirilmesi ve suçlunun romantikleştirilmesi olmuştur. Romantikleştiren ya da cinselleştiren sosyal medya içeriklerinde suçlu profillere yapılan video editlerine ''Beni incit ve benim olduğunu söyle.'' ve 'Korkutucu mu? Tanrım sen ilahisin.'' gibi şarkı sözleri eşlik etmiştir. Suçları önemsizleştiren türde yapılan içeriklerde ise suçlunun canlı ve neşeli yanıtlar verdiği röportaj kesitleri ve çocukluk görüntüleri gibi öğeler kullanılmıştır. Bu tasvirler suçlunun imajını ''masum bir çocuk'' olarak göstermekte ya da odak noktayı işlenen suçlardan uzaklaştırıp suçluyu bir eğlence nesnesine dönüştürmektedir. Bunun bir örneği cinayetten yargılanan bir suçlunun elindeki bıçakla kurbanı kovaladığı bir karikatürdür. Bu tür içerikler suçluları romantize ederek izleyiciyi suça karşı duyarsızlaştırır. Bu durum suçun mağdurlar üzerindeki etkisinin görmezden gelinmesine neden olur. Artan duyarsızlaşma yalnızca mağdurlara zarar vermez, aynı zamanda suçu ve suçluyu romantize eden içeriklerin üretimini de normalleştirir. Peki geleneksel medyanın suçlu profilleri sunumu da sosyal medyaya benzer şekilde mi? Geleneksel medyada suçluların bazı özelliklerinin aktarılması ya da gizli tutulması suçlu profillere karşı algılarımızı nasıl şekillendiriyor?

.

Suçlunun Nasıl Sunulduğunun Bir Etkisi Var mı?

Bir suçlu hakkında edindiğimiz bilgiler çoğunlukla suçlunun kendisinden değil medyanın haberler, belgeseller, filmler gibi araçlarla onun hakkında oluşturduğu imgelerden gelir. Medya suçlunun sadece yaptıklarını değil aynı zamanda kim olduğunu da anlatmaktadır. “10 kişiyi öldürdü.” ifadesi bir karakter oluşturmada tek başına yeterli değildir ama “Zor bir çocukluk geçirmişti, annesiyle kötü bir ilişkisi vardı, dışarıdan bakıldığında son derece nazik görünüyordu, dışlanan bir çocuktu.” gibi ayrıntılar bazen suçun kendisinden daha dikkat çekici hale gelebilir. Bu da işlenen suça yüklenen anlamın değişmesine ve başta sempati gibi birçok duygunun ortaya çıkmasına yol açabilir. Reiner'e (2007) göre filmler ve diziler suçu cazip hale getirip yüceltebilir ve kurgusal suçlu karakterleri empati kurulabilecek bireyler haline getirerek onlarla özdeşim kurulmasını kolaylaştırabilir. Medyanın izleyici algısını yönlendiren bu tutumu hem suçun hem de suçlunun romantize edilerek idealleştirilmesine zemin hazırlamaktadır.

.

Kişinin suçluyu değiştirebileceğine yönelik bir inanç geliştirmesi mümkün mü? Bu soruyla birlikte ele alacağımız bir diğer faktör olan “Onu değiştirebilirim.” düşüncesi ortaya çıkmaktadır.

.

“Onu Değiştirebilirim”: Kurtarıcı Fantezisi

Treggia ve arkadaşlarına göre (2022) TikTok platformunda kurgusal ya da gerçek suçluları “kurtarma”, “iyileştirme” ve “değiştirme” arzusu belirgin bir tema olarak ön plana çıkmaktadır. Sosyal medya yorumlarında sıklıkla karşılaşılan "Onu değiştirebilirim." ifadesinin iki temel işlevi vardır. Birincisi sevginin dönüştürücü gücü ile suçlu iyileştirilebilir ve bu durum tekrar suç işlemesinin önlenebileceği inancının yansımasıdır. İkincisi ise suçlularla romantik bağ kurmanın barındırdığı ve toplum tarafından işaret edilen somut tehlikeleri önemsizleştirerek maskeleme çabasıdır. Ayrıca bu çalışmada katılımcılardan alınan anket yanıtlarında katılımcıların %13,7’si bir suçluyu değiştirebileceğine yönelik bir inanca sahipken, %19’u gerçek aşkın suçlu kişinin “içindeki çocuğu” iyileştirebileceğini düşünmüştür. Bu anlatı bireye özel bir rol verir: “Onun kötü olduğunu düşünseler de ben onun gerçekte olduğu kişiyi biliyorum.” Böylece birey kurtarıcı, özel biri ve onun değişmesinin sebebi haline gelir. Kurtarıcı olma arzusunun dışında bireyin suçluyla kendisi arasında benzerlikler olduğunu düşünmesi de çekim duymasını etkileyen faktörlerden biri olabilir mi?

.

Benzerlik İlkesi

İnsanlar kimi zaman kendilerine daha çok benzeyen bireylerle yakınlık kurmaya eğilimli olabilir. Frowijn ve arkadaşlarına (2022) göre kendi içinde manipülatiflik, dürtüsellik, kural tanımazlık ya da duygusal soğukluk gibi uyumsuz özellikler barındıran bireyler benzer özellikleri olan kötü karakterlere çekim duyabilir. Ayrıca kaçıngan bağlanma düzeyi yüksek olanlar kötü karakterlere karşı daha fazla çekim duyabilir ve bu duruma bireyin uyumsuz kişilik özellikleri aracılık edebilir. Kaçıngan bağlanan birey yakın ilişkileri tehdit olarak görüyorsa çok yoğun ilgi gösteren ya da duygusal yakınlık talep eden bir partner yerine “soğuk”, “ulaşılması zor”, “duygusal olarak mesafeli” bir karakteri daha çekici olarak algılayabilir.

.

Benzerlik ilkesinin yanı sıra bireyin suçlunun davranışlarını nasıl yorumladığı da çekim oluşmasını etkileyen faktörlerden biri olabilir. Birey yanlış olarak değerlendirdiği davranışları nasıl daha kabul edilebilir bir çerçeveye koyabilir? Bu soru ahlaki çözülme kavramını karşımıza çıkarıyor.

.

Ahlaki Çözülme: “Evet, suç işledi ama nedeni vardı.”

Krakowiak ve arkadaşlarına (2013) göre bir karakter ahlaken tartışmaya açık olan davranışları özgecil sebeplerle yapıyorsa ya da davranışlarının sonuçları diğerleri için olumluysa seyirciler bu karakteri daha olumlu değerlendirebiliyor ve davranışlarını daha kolay bir biçimde haklı bulabiliyor. Ayrıca ahlaki çözülme karakterin davranışlarının meşrulaştırılması ile karakteri olumlu değerlendirme arasında aracı bir rol oynamaktadır. “Evet, öldürdü ama…” “Evet, şiddet uyguladı ama onu buna mecbur bırakan şeyler vardı.” şeklindeki düşünceler ile karakterin davranışını değerlendirmeyi bir kenara bırakıp karakterin niyetini savunmaya başlamak mümkündür. Ayrıca suçlunun davranışlarını bu şekilde anlamlandırmak onun zarar verici yönünün de farklı yorumlanmasına yol açabilir. Bu noktada “Bana zarar vermez, beni korur.” düşüncesi devreye girebilir.

.

“Bana Zarar Vermez, Beni Korur.’’ İnancı

Sosyal medyada suçluların ve kurgusal suçlu karakterlerin romantikleştirilmesinde karşılaştığımız bir diğer olgu da “koruyucu” düşüncesidir. Bu noktada sahiplenici davranışlar “sadakat”; kıskançlık “aşk”; şiddet “korumacılık” olarak isim değiştirmektedir. Karakterin davranışı değişmez ama davranışı açıklamak için kullanılan hikaye değişir. Burada bir sosyal medya kullanıcısının yaptığı yorum bu olguyu özetler niteliktedir: "Senin gibi adamlar sevdiği için dünyayı yakar... Ben suçlularla kalıyorum." (Treggia ve ark., 2025). Suçlunun tehdit oluşturan yönlerinin koruyucu olarak yorumlanması romantik çekimin nasıl yorumlandığına dair bir soruyu da beraberinde getirmektedir. Hissedilen duygu gerçekten çekim mi yoksa fizyolojik uyarılmanın yanlış yorumu mu?

.

Korku ve Çekim Bazen Birbirine Karışıyor Olabilir mi?

Tehlikeli bir insana yaklaşmak korku yaratabilir. Korku ise bedende güçlü bir fizyolojik uyarılma yaratarak kalp hızının artmasına, soluk alıp vermenin hızlanmasına ve bedenin tetikte olmasına yol açabilir. Ama uyarılmanın kendisi ile bu uyarılmaya verdiğimiz anlam aynı şey değildir. Schachter ve Singer (1962) fizyolojik uyarılmanın duygusal olarak anlamlandırılmasında bilişsel etiketlemenin rolünü vurgular. Yoğun uyarılma duyguların daha yoğun olarak deneyimlemesine yol açabilir ve bu uyarılmanın kaynağı yanlış yorumlanabilir. Ayrıca yoğun bir fizyolojik uyarılmanın ardından daha sonra yaşanan duygusal tepki yoğunlaşabilir (Zillmann, 1971). Bu durumu Bundy duruşmaları bağlamında değerlendirecek olursak duruşmaları takip eden bireyler işlenen suçların yarattığı korkunun fizyolojik uyarımını duygusal bir çekim olarak yorumlamış olabilirler. Ayrıca suçların rahatsız edici ayrıntılarının oluşturduğu yüksek düzeyde uyarılma aynı ortamda Bundy’nin karizmatik görüntüsüyle bir araya geldiğinde bu iki deneyimin birbirinden tamamen bağımsız olmadığı ve fizyolojik uyarılmanın sonraki duygusal değerlendirmeyi etkilemiş olabileceği söylenebilir (Syed, 2022).

.

Bu durum “eğlence amaçlı korku” kavramıyla da ilişkilendirilebilir. Korku gerçek bir tehlike olmadan güvenli bir bağlamda deneyimlendiği zaman hem korku hem de heyecan barındıran keyif verici bir deneyim olabilir (Andersen ve ark., 2020). Sonuç olarak çekici olan suçlu değil, onun çevresinde oluşan yoğun duygusal deneyim olabilir. Peki kişilik özellikleri de fizyolojik uyarımlar gibi yanlış yorumlanabilir mi? Acaba karanlık özellikler her zaman ‘tehlikeli’ olarak mı yorumlanıyor?

.

Karanlık Özelliklerin Yanlış Yorumu

Bazı bireylerin Karanlık Üçlü kişilik özelliklerine sahip olanları güvenilir bulmasa da çekici bulduğu, bunun da karanlık üçlü özelliklerine sahip olanların yüksek özgüven, kararlılık ve risk alma eğilimleri, karşı tarafı etkileme ve ikna etme yeteneklerinden kaynaklandığı düşünülmektedir (Carter ve ark., 2013). Psikopatik özellikleri yüksek olan bireyler flört etkileşimlerinde arzu edilebilen birtakım özellikleri daha etkili bir biçimde sergileyebilmekte; özellikle heyecan, maceracılık, sosyal baskınlık ve kendini öne çıkarma gibi özelliklerle ön plana çıkabilmektedirler (Brazil ve Forth, 2020). Burada önemli olan davranışın kendisi değil, davranışın nasıl işlendiğidir. Manipülasyon “aldatma”dır ama ilk başta “ikna yeteneği” olarak yorumlanabilir. Bu yüzden bazı karanlık özellikler ilk başta tehlikeli olarak algılanmayabilir. Suçlunun karanlık özelliklerinin farklı biçimlerde yorumlanmasının yanı sıra, mağdurun hikayede ne ölçüde görünür olduğunun da suçlu profillere yönelik algıların oluşmasında rolü var mıdır?

.

Mağdurun Hikayedeki Yeri

Kurgusal içeriklerde bir karakterin saldırdığı mağduru görmediğimizde saldırgan karakterin bakış açısını daha kolay benimseyebiliriz. Mağdurun görünür olması seyircinin karakterle kurduğu özdeşimi ve ahlaki değerlendirmesini etkileyebilir. Mağdur görünür olduğunda karakterin davranışları daha az onaylanır ve seyirciler bu davranışlar için daha sert yaptırımlar isteyebilir. Mağdur anlatıda yer almadığında ise ahlaki çözülme gerçekleşebilir ve seyircinin suçlu karakterle bağ kurması kolaylaşabilir (Frazer ve ark., 2022).

.

Suçluyu canlandıran oyuncuya duyulan beğeni bu beğeninin gerçek suçluya yönelmesine ve onun daha olumlu algılanmasına yol açabilir mi?

.

Aktör-Suçlu Aktarımı

Bir suçluyu canlandıran oyuncu fiziksel olarak çekici biriyse ve film ya da dizinin görsel aktarımı da bu çekiciliği öne çıkarmaya çalışıyorsa izleyicinin oyuncuya yönelik duygusu gerçek suçluya aktarılabilir. Burada yalnızca suçun öyküsü aktarılmamış, aynı zamanda suçluya yeni bir yüz verilmiş olur. Böylece suçlu ile onu canlandıran oyuncunun görüntüsü birbirine karışabilir. Seyirci “Bu kişi çok çekici.” derken gerçekte kimi çekici bulduğunu tam olarak ayırt edemeyebilir (Treggia ve ark., 2025).

.

Sonuç

Sonuç olarak bir suçlunun fiziksel çekiciliği, gücü, karizması, gizemi, hikayesi ya da onu canlandıran oyuncunun görüntüsü onun hakkındaki algıları suçlarından bağımsız hale getirebilir. Bazen korku ve heyecan birbirine karışır, bazen “Onu ben değiştirebilirim.” düşüncesi ortaya çıkar, bazen de şiddet korumacılık şeklinde yeniden yorumlanır. Sosyal medya bütün bunların paylaşılmasına ve topluluklar içerisinde normalleştirilmesine aracılık etmektedir. Suç arka plana itilip kurban görünmez kılındığında ve faile ait karanlık özellikler gizem, tutku ya da trajik bir geçmiş maskesiyle yeniden sunulduğunda işlenen suç yeni bir anlam kazanmaz, sadece suç ve suçlunun öyküsü tehlikeli bir şekilde estetize edilir. Fakat hiçbir trajedi, tutku ya da gizem işlenen suçu hafifletmez ya da mağdurun yaşadıklarını ortadan kaldıramaz.

.

Kaynaklar

American Psychological Association. (2018). Hybristophilia. In APA dictionary of psychology. https://dictionary.apa.org/hybristophilia

Andersen, M. M., Schjoedt, U., Price, H., Rosas, F. E., Scrivner, C., & Clasen, M. (2020). Playing With Fear: A Field Study in Recreational Horror. Psychological Science, 31(12), 1497–1510. https://doi.org/10.1177/0956797620972116

Brazil, K.J., & Forth, A.E. (2020). Psychopathy and the Induction of Desire: Formulating and Testing an Evolutionary Hypothesis. Evolutionary Psychological Science, 6, 64-81.

Carter, G.L., Campbell, A.C., & Muncer, S. (2014). The Dark Triad personality: Attractiveness to women. Personality and Individual Differences, 56, 57-61.

Frazer, R., Moyer-Gusé, E., & Grizzard, M. (2022). Moral Disengagement Cues and Consequences for Victims in Entertainment Narratives: An Experimental Investigation. Media Psychology, 25(4), 619–637. https://doi.org/10.1080/15213269.2022.2034020

Frowijn, I., Vos, L. M. W., Masthoff, E., & Bogaerts, S. (2022). We Don't Choose Whom We Love: Predictors for Romantic Attraction to Villains. Frontiers in psychiatry, 13, 802988. https://doi.org/10.3389/fpsyt.2022.802988

Krakowiak, K. M., & Tsay-Vogel, M. (2013). What makes characters’ bad behaviors acceptable? The effects of character motivation and outcome on perceptions, character liking, and moral disengagement. Mass Communication & Society, 16(2), 179–199. https://doi.org/10.1080/15205436.2012.690926

Reiner, R. 2007. “Media Made Criminality: The Representation of Crime in the Mass Media.” Pp. 376–416 in The Oxford Handbook of Criminology, edited by M. Maguire, R. Morgan, and R. Reiner. UK: Oxford University Press.

Schachter, S., & Singer, J. (1962). Cognitive, social, and physiological determinants of emotional state. Psychological Review, 69(5), 379–399. https://doi.org/10.1037/h0046234

Syed, N. (2023). Fear to love: Fear could explain women's attraction toward male serial killers. Research Archive of Rising Scholars. https://doi.org/10.58445/rars.109

Treggia, E. V., Ioannou, M., Tzani, C., Lester, D., Rogers, L., Williams, T. J. V., … Drouin, M. (2025). Gen Z Hybristophilia: The Role of tiktok in Young Women’s Attraction to Deviant Men. Deviant Behavior, 1–19. https://doi.org/10.1080/01639625.2025.2520587

Williams, T. J. V., Slater, H. E., & Tamayo Gomez, C. (2025). Unpacking the Construction of Online Identities of Hybristophilia Communities on TikTok. Deviant Behavior, 46(2), 179–194. https://doi.org/10.1080/01639625.2024.2338273

Zillmann, D. 1971. “Excitation Transfer in communication-Mediated Aggressive Behavior.” Journal of Experimental Social Psychology 7(4):419–34. doi:10.1016/0022-1031(71)90075-8

Yorumlar (0)
EN SON EKLENENLER
BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Klinik Psikoloji Yazıları