Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

Türk Eğitim Sistemi ve Sınav Odaklı Eğitim: Eleştiriler ve Çözümler

Dr. Cemil Kurt

Kategori: Eğitim Bilimleri - Tarih: 02 Ocak 2024 19:36 - Okunma sayısı: 2.350

Türk Eğitim Sistemi ve Sınav Odaklı  Eğitim: Eleştiriler ve Çözümler

Türk Eğitim Sistemi ve Sınav Odaklı Eğitim: Eleştiriler ve Çözümler

Türk eğitim sistemi, uzun yıllardır sınav odaklı bir yapıya sahip olmuş, ancak bu yaklaşımın öğrencilere sadece sınav başarısı kazandırmakla kalmayıp aynı zamanda eleştirel düşünme, problem çözme ve yaratıcılık gibi önemli becerilerin gelişimine engel olduğu argümanı giderek daha fazla kabul görmektedir. Bu çalışmada, sınav odaklı eğitim anlayışının zayıf yönleri üzerinde durularak alternatif çözüm önerileri sunulacaktır.

Sınav Odaklı Eğitimin Zayıf Yönleri

Sınav odaklı eğitim anlayışı, öğrencilerin öğrenmeye yönelik motivasyonlarını düşürebilir. Yükseköğretime geçiş sınavları, özellikle LGS ve üniversite giriş sınavları, gençleri sınav performanslarına yoğunlaşmaya yönlendirirken, geniş bir öğrenme yelpazesi yerine sadece belirli konulara odaklanmalarına neden olur.

  • Öğrenci Merkezli Olmama: Sınav odaklı eğitim sistemi genellikle standart bir müfredat ve değerlendirme üzerine odaklanır, bu da öğrencilerin bireysel farklılıklarını göz ardı etme eğilimindedir. Her öğrencinin öğrenme hızı ve tarzı farklı olduğu için, bu sistem, öğrencilere kişisel öğrenme ihtiyaçlarına uyum sağlama konusunda sınırlamalar getirebilir.
  • Pratik Uygulamaların Yetersizliği: Sınavlar genellikle teorik bilgiyi ölçer ve öğrencilere somut beceriler kazanma fırsatı tanımaz. Öğrencilere sağlanan öğrenme deneyimleri, gerçek dünya uygulamalarına odaklanmaz, bu da mezun olan öğrencilerin iş dünyasına geçişlerinde pratik beceri eksikliğine yol açabilir.
  • Yaratıcılığın Bastırılması: Sınavlar genellikle belirli cevapları öğrenciden bekler ve bu durum öğrencilerin yaratıcı düşünme yeteneklerini sınırlayabilir. Öğrenciler, önceden belirlenmiş cevaplar üzerinden değerlendirildikleri için, alternatif bakış açıları geliştirme ve kendi çözüm yollarını bulma konusunda sınırlı olabilirler.
  • Öğrenci Değerlendirmesi Odaklı Ders Programları: Sınav odaklı eğitim, genellikle öğrencilerin bilgiyi belirli bir süre içinde sınav formatında ölçen yazılı sınavlara ağırlık verir. Bu durum, ders programlarının büyük bir kısmının sınavlara yönelik hazırlık içermesine neden olabilir. Öğrenciler, sıklıkla sınavlara yönelik çalışmalar üzerinden değerlendirilir, bu da öğrenmeye odaklanma yerine sınav stratejilerine odaklanma eğilimine yol açabilir.
  • Yüzeyel Öğrenme Yaklaşımı: Sınavlar, genellikle kısa vadeli hafıza kullanımını teşvik eder ve öğrencileri bilgileri yüzeyel olarak öğrenmeye yöneltir. Bu durum, öğrencilerin konuları anlamak yerine ezberlemeye yönelmelerine neden olabilir. Bu da uzun vadeli anlama ve bağlam kurma becerilerinin gelişimini zorlaştırabilir.
  • Çeşitli Değerlendirme Yöntemlerinin Yetersiz Kullanımı: Sınav odaklı eğitim, genellikle yazılı sınavları öğrenci performansının ana ölçütü olarak benimser. Bu durum, öğrencilerin farklı öğrenme stillerini ve beceri setlerini yeterince değerlendiremeyen bir değerlendirme pratiğine yol açabilir. Öğrencilerin yeteneklerini tam olarak ifade edebilmeleri için çeşitli değerlendirme yöntemlerinin kullanılması önemlidir.
  • Sınav Sonuçlarına Göre Öğrenci ve Okul Değerlendirmesi: Sınav odaklı eğitim sistemi, genellikle öğrenci başarısını belirlemek ve okulları değerlendirmek için sınav sonuçlarına ağırlık verir. Bu durum, öğrencilerin öğrenme deneyimini sınav sonuçlarına indirgeyebilir ve öğrenme sürecinin zenginliğini azaltabilir.
  • Öğrenci Stresi ve Psikolojik Etkiler: Yüksek oranda rekabet ve sınav stresi, öğrencilerde psikolojik sorunlara neden olabilir. Bu durum, öğrencilerin sadece başarıya odaklanmalarını değil aynı zamanda mental sağlıklarını da ihmal etmelerine yol açabilir.
  • Öğrenci Motivasyonunun Azalması: Sınavlar genellikle sadece not alma üzerine odaklandığından, öğrencilerin gerçek bir ilgi ve tutkuya dayalı öğrenme motivasyonları azalabilir. Bu durum, öğrencilerin öğrenme sürecine daha az katılım göstermelerine ve sadece sınavı geçme hedefine odaklanmalarına neden olabilir.
  • LGS ve Üniversite Giriş Sistemi: LGS ve üniversite giriş sınavları, Türk eğitim sistemindeki sınav odaklı yaklaşımın en belirgin örneklerindendir. Bu sınavlar, gençlerin öğrenme süreçlerini sınav performanslarına bağlı olarak şekillendirmelerine zorlar. Sınavlara odaklanmak, öğrencilerin genel gelişimine ve derinlemesine öğrenmeye ayırabilecekleri zamanı sınırlar.

Ayrıca, sınav odaklı eğitim sistemi, öğrenciler arasında rekabeti artırırken işbirliği ve takım çalışması gibi önemli sosyal becerilerin geri plana atılmasına neden olabilir. Eleştirel düşünme ve problem çözme becerileri, sınavlara yönelik hazırlık sürecinde göz ardı edilebilir, bu da öğrencilerin gerçek yaşam uygulamalarında bu becerileri kullanmalarını engeller.

Sınav Odaklı Eğitim Sorunsalına Çözüm Önerileri

Türk Eğitim Sistemi'nin sınav odaklı yapısının zayıf yönleri, öğrencilerin motivasyonunu düşüren, yaratıcılığı bastıran ve çeşitli değerlendirme yöntemlerini yeterince kullanmayan bir eğitim modeline işaret ediyor. Bu sorunlara karşı alternatif çözüm önerileri geliştirmek, daha etkili ve kapsamlı bir eğitim sistemi oluşturmanın ilk adımı olabilir.

  • Öğrenci Merkezli Eğitim Modeli: Sınav odaklı eğitim yerine, öğrenci merkezli bir eğitim modeline geçiş yapılmalıdır. Bu model, öğrencilerin bireysel farklılıklarını dikkate alarak, öğrenme hızlarına ve tarzlarına uygun esnek müfredatlar içermelidir. Bu, her öğrencinin potansiyelini maksimum düzeyde kullanabilmesine olanak tanır.
  • Pratik Uygulamaların Güçlendirilmesi: Teorik bilgi kadar pratik beceriler de önemlidir. Eğitim programları, öğrencilere somut beceriler kazandırmak için pratik uygulamaları içermeli ve gerçek dünya problemlerine çözüm üretme becerilerini geliştirmelidir. Bu, mezun öğrencilerin iş dünyasına daha hazır ve yetkin bir şekilde girmelerini sağlar.
  • Yaratıcılığı Teşvik Eden Değerlendirme Yöntemleri: Sınavlarda sadece belirli cevapları aramak yerine, yaratıcılığı teşvik eden ve öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini kullanmalarını gerektiren değerlendirme yöntemleri kullanılmalıdır. Proje tabanlı öğrenme, sunumlar ve grup çalışmaları gibi yöntemler, öğrencilerin çeşitli becerilerini geliştirmelerine olanak tanır.
  • Çeşitli Değerlendirme Yöntemlerinin Kullanımı: Yazılı sınavlar, öğrencilerin farklı öğrenme stillerini ve beceri setlerini yeterince değerlendiremez. Bu nedenle, çeşitli değerlendirme yöntemleri (performans değerlendirmeleri, projeler, portföy değerlendirmeleri) kullanılarak öğrencilerin gerçek potansiyelleri daha iyi anlaşılmalı ve değerlendirilmelidir.
  • Sınav Sonuçlarına Göre Değerlendirme Azaltılmalı: Sınav sonuçlarına ağırlık verilen değerlendirme sistemleri, öğrencileri sadece sınav başarısı üzerine odaklanmaya yönlendirir. Bu nedenle, öğrenci ve okul değerlendirmelerinde sınav sonuçlarına dayalı yaklaşımlar azaltılmalı ve öğrencinin genel performansı daha kapsamlı bir şekilde değerlendirilmelidir.
  • Sınav Stresi ve Psikolojik Etkilerle Başa Çıkma Stratejileri: Eğitim sistemi, öğrenciler arasındaki rekabeti azaltacak ve sınav stresini minimize edecek stratejileri içermelidir. Psikolojik destek ve rehberlik hizmetleri, öğrencilerin stresle başa çıkmalarına ve mental sağlıklarını korumalarına yardımcı olabilir.
  • Motivasyonu Artıran Öğrenme Deneyimleri: Öğrencilerin sadece not alma üzerine odaklanmalarını önlemek için, öğrenme deneyimleri daha etkileyici ve motivasyon artırıcı hale getirilmelidir. İlgi çekici ders içerikleri, etkileşimli öğrenme ortamları ve öğrenci katılımını teşvik eden yöntemler bu noktada önemlidir.
  • LGS ve Üniversite Giriş Sistemine Alternatifler: LGS ve üniversite giriş sınavları, öğrencilerin öğrenme süreçlerini sınav performanslarına bağlı olarak şekillendirmelerine neden olabilir. Alternatif değerlendirme yöntemleri ve kişisel başarıları daha fazla ön plana çıkaran değerlendirme sistemleri düşünülmelidir.

Türk eğitim sistemi, sınav odaklı eğitim anlayışından vazgeçerek, öğrencilerin daha bütünsel bir eğitim almasını sağlamak üzere yenilikçi bir vizyon benimsemelidir. Bu, öğrencilere sadece bilgi kazandırmakla kalmayıp, aynı zamanda yaşamları boyunca kullanabilecekleri becerilerle donatmalarına odaklanmalıdır. Alternatif değerlendirme yöntemlerinin ve proje tabanlı öğrenmenin daha fazla vurgulanması, Türk eğitim sisteminin daha adil, öğrenci odaklı ve geleceğe uyumlu bir hale gelmesine yardımcı olabilir.

Kaynakça

Buyruk, H. (2011). Yükseköğretime geçiş sorunsalı.Eğitim Bilim Toplum,7(26), 69-88.

Bümen, N. T. (2019). Türkiye’de merkeziyetçiliğe karşı özerklik kıskacında eğitim programları: Sorunlar ve öneriler.Kastamonu Eğitim Dergisi,27(1), 175-185.

Büyüköztürk, Ş. (2016). Sınavlar üzerine düşünceler. Kalem Uluslararası Eğitim ve İnsan Bilimleri Dergisi, 6, 2(11), 345-356

Çelikel, F., & Karakuş, M. (2017). TEOG sınavının matematik dersindeki akademik başarıyla ilişkisinin ve matematik dersi öğretim süreci üzerindeki etkilerinin incelenmesi.Necatibey Eğitim Fakültesi Elektronik Fen ve Matematik Eğitimi Dergisi,11(2), 1-18.

Çetin, A., & Ünsal, S. (2019). Merkezi sınavların öğretmenler üzerinde sosyal, psikolojik etkisi ve öğretmenlerin öğretim programı uygulamalarına yansıması. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. 34(2), 304-323.

Kurt, C. (2023). Türk eğitim sisteminin temel sorunları ve çözüm önerileri, http://www.nirvanasosyal.com/m/h-1721-turk-egitim-sisteminin-100-yillik-temel-sorunlari-ve-cozum-onerileri.html (Erişim: 24.12.2023).

MEB. (2023). Millî Eğitim Bakanlığı Yazılı Ve Uygulamalı Sınavlar Kılavuzu, https://www.meb.gov.tr/meb-yazili-ve-uygulamali-sinavlara-iliskin-kilavuz-yayimladi/haber/32111/tr (Erişim: 28.12.2023).

Sarı, A.G. Sınavların Ağında Eğitim Sistemimiz, https://ilke.org.tr/sinavlarin-aginda-egitim-sistemimiz. (Erişim: 24.12.2023).Formun Üstü

Yeşil, R., & Şahan, E. (2015). Öğretmen adaylarının Türk eğitim sisteminin en önemli sorun, neden ve çözüm yollarına ilişkin algıları.Ahi Evran Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi,16(3), 123-143.

Yorumlar (6)
Mustafa özkurt - 08 Ocak 2024 19:37
Sevgili hocam. Bu yazınızı beğendim. Sınav ortaklı eğitim benimde hoşuma gitmiyordu. Bu sistem öğrencinin hayalindeki veya yapmak istediği mesleğe değilde sınav sonucu puana göre bşr mesleğe yönlendiriyor. Gecen günü sosyal medyada bir paylaşım vardı. Çoçuklarımız matematikten yüksek puan alıyorsa tıp, Türkçeden yüksek puan alıyorsa hukuk, bütün derslerden eşit puan alıyorsa diğer meslekler tercih ediliyor. Buda Çoçuklarımız istediği yere değilde puanın istediği mesleğe gidiyor. Sonra iş hayatı tam bir stres ve iş beğenmeme. İşinden şikayetler oluyor. Bu günün TÜRKİYE sinde çalışanların %1 bile işinden memnun değil. Niye mesleğini kendisi tercih etmemiş sınav sonucu tercih etmiş. Selamlar sevgiler. Başarılarının devamını dilerim.
Mustafa gökhan arslan - 07 Ocak 2024 20:31
Teşekkür ederim emeğinize sağlık, pratik tabiki önemli
Tahsin KALAYCI - 07 Ocak 2024 19:16
16 ayrı ders ve günde 7-8 saat fiili ders dinlemekle bu işin olamayacağını öğrenemedik.
Hakan Hiçsönmez - 07 Ocak 2024 16:12
Kıymetli Dr Cemil Kurt Hocam Beğeni ile yazılarınızı okuyorum. Tespitlerinize katılıyor ve de çözüm önerilerize de çok değerli buluyorum. Tebrik ederim üstadım.
Selim Yavuz - 07 Ocak 2024 14:24
Sayın Cemil Hocam; Yine toplumun kanayan yaralarına melhem olacak konu başlıkları atmışsınız. Elinize emeğinize sağlık. Umuyorum ki gün gelecek paylaşımlarınız gelecek nesillere ilham olacak. Yazılarınızı merakla takip ediyoruz. Başarılar dilerim.
Tahsin KALAYCI - 05 Ocak 2024 00:25
Kaleminize yüreğinize sağlık
EN SON EKLENENLER
BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Eğitim Bilimleri Yazıları