Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

Eğitimde Sosyal Arabuluculuk

Prof. Dr. Mehmet TEYFUR

Kategori: Eğitim Bilimleri - Tarih: 08 Şubat 2026 21:54 - Okunma sayısı: 99

Eğitimde Sosyal Arabuluculuk

Eğitim kurumları yeni olay ve olgulara karşısında yeni çözüm yolları geliştirmek zorundalar. Eğitim kurumlarında sorunları çözmede yeni çağdaş yaklaşımın adı sosyal arabuluculuktur. Eğitim kurumları, sadece müfredatın uygulandığı yerler değil, aynı zamanda bireylerin toplumsallaştığı ilk ve en önemli alanlardır. Farklı sosyo-ekonomik geçmişlere, farklı mizaçlara ve iletişim becerilerine sahip yüzlerce öğrencinin bir arada bulunduğu bu ortamlar, doğası gereği çatışmaya açıktır. Geleneksel eğitim anlayışı, bu çatışmaları "disiplin suçları" ve "cezalar" ile bastırmaya çalışırken; modern pedagoji, sosyal arabuluculuk kavramını merkeze alarak bu süreçleri yönetir.

Sosyal arabuluculuk, çatışma yaşayan taraflar arasındaki iletişimi yeniden kurmak, gerilimi azaltmak ve her iki tarafın da kabul edebileceği, onarıcı bir çözüme ulaşmak için tarafsız bir üçüncü kişinin müdahil olduğu süreci ifade eder. Okul ortamında bu süreç, hiyerarşik bir yargılamadan ziyade, yatay bir iletişim modelidir.

Burada temel amaç, "Kimin suçlu olduğu?" sorusundan ziyade, "Ne oldu, bu durum tarafları nasıl etkiledi ve bu durum nasıl düzeltilebilir?" sorularına yanıt aramaktır. Bu yaklaşım, onarıcı adalete geçişin temelidir.

Okullarda sosyal arabuluculuğun en etkili uygulama biçimi Akran Arabuluculuğudur. Bu modelde, belirli bir eğitimden geçen öğrenciler, arkadaşları arasındaki küçük çaplı anlaşmazlıkları çözmek için görev alırlar.

Öğrenciler, yetişkin bir otorite figürü (öğretmen veya müdür) yerine, kendilerini anlayan bir akranla konuşurken daha dürüst ve açık olurlar. Arabulucu olan öğrenci; aktif dinleme, tarafsızlık ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirirken, çatışan taraflar uzlaşma kültürünü bizzat deneyimleyerek öğrenir. Sorunların idari bir mesele olmaktan çıkıp sosyal bir süreç haline gelmesi, okulun genel stres seviyesini düşürür.

Başarılı bir sosyal arabuluculuk süreci, tesadüfi bir sohbet değil, yapılandırılmış bir metodolojidir. Burada arabulucu, taraflara güven verir. Söz kesmemek, hakaret etmemek ve gizliliğe uymak gibi temel kurallar hatırlatılır. Her iki taraf, olayı kendi bakış açısıyla anlatır. Çatışmanın altındaki buzdağının görünmeyen kısmı açığa çıkarılır. Çözüm önerileri bizzat taraflardan gelmelidir. Her iki tarafın da "kazandığı" bir sonuçla el sıkışılır ve gerekirse bir takip süreci planlanır.

Sosyal Arabuluculuğun Eğitimsel ve Toplumsal Faydaları

Sosyal arabuluculuğun bir okul kültürü haline gelmesi, uzun vadede şu sonuçları doğurur:

Arabuluculuk kültürü, sessiz kalma veya şiddetle karşılık verme yerine konuşma kültürünü yerleştirdiği için akran zorbalığını ciddi oranda azaltır. Duygusal olarak güvende hisseden, çatışmaları zihnini meşgul etmeyen öğrencinin öğrenmeye odaklanma kapasitesi artar. Çatışmalarını barışçıl yollarla çözen çocuklar, yetişkinliklerinde demokratik ve uzlaşmacı bir toplumun yapı taşlarını oluştururlar. Öğretmenler, ders zamanlarının büyük bir kısmını "kimin kime vurduğunu" bulmak yerine, asıl görevleri olan eğitime ayırabilirler.

Her yenilikçi model gibi, eğitimde sosyal arabuluculuğun uygulanmasında da zorluklar yaşanabilir: Bazı eğitimciler, kontrolü kaybetme korkusuyla bu modeli reddedebilir. Çözüm, arabuluculuğun disiplini yok etmediğini, aksine öz disiplini sağladığını eğitimlerle göstermektir. Birkaç seminerle geçiştirilen uygulamalar sonuç vermez. Arabuluculuk, okulun vizyon belgesine girmeli ve bir "yaşam biçimi" olarak benimsenmelidir.

Eğitimde sosyal arabuluculuk; sadece bir kriz yönetim aracı değil, aynı zamanda bir barış eğitimidir. Gençlere "hata yapmanın insani olduğunu ama bu hatayı onarmanın bir beceri gerektirdiğini" öğretir. Geleceğin dünyasında teknik bilgiden çok, duygusal zeka ve iş birliği yeteneğinin ön planda olacağı düşünüldüğünde; arabuluculuk eğitimi, matematik veya fen eğitimi kadar hayati bir öneme sahiptir.

Yorumlar (0)
EN SON EKLENENLER
Kitap Tanıtımı - 09 Şubat 2026 22:35

OBA

BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Eğitim Bilimleri Yazıları