Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

Eğitimli Olmak Ne Anlama Gelir…

Haydar Uzunyayla

Kategori: Sosyoloji - Tarih: 23 Ağustos 2026 21:17 - Okunma sayısı: 583

Eğitimli Olmak Ne Anlama Gelir…

Uzun süredir eğitimli olmak, kapitalist yapının tasarladığı ve tanımladığı doğrultuda kabul görmektedir… Daha geniş şekilde söylersek: Birkaç yüzyıldır sosyal, kültürel, bilimsel, hatta ahlak ve terbiye olarak eğitimli olmanın ne anlama geldiğine dair kavramlarımızın merkezinde kapitalist normlar yer almaktadır. Aklımız, zekamız, görgümüz ve bilincimiz bile bu yapının süzgecinden damıtılarak değerlendirilir.

Sözgelimi günümüzde herhangi birine, “eğitimli biri veya iyi eğitim görmüş biri,” dediğimizde kastedilen şudur: Bilim ve teknoloji üreten, bunu en üst seviyede tüketen ve kullanan, satan, alıcı bulan, şirketlere para ve servet kazandıran, sermayenin servetini artıran; öğretmene ve onun istediğine ezberlenmiş cevaplar veren, soru temelli değil, cevap temelli bilgi depolayan, ‘babamın becerilerini…’ tekrarlayan birilerini eğitimli olarak algılıyoruz… Veya devletvari oluşumların bekası için çalışan, piri-i bakilere saygıda kusur etmeyen, silah sanayinde ölüme makineler hazırlayan, açgözlüleri doyuran becerikli elemanları eğitimli olarak kabul ediyoruz. Üç ve daha fazla dil bilen ama bunları işverene hizmet veya casusluk için kullanan birini eğitimli sayıyoruz. Herhangi bir otoriteye kutsiyet atfedip onu yüceltmek eğitimli olmanın şartı görülüyor…

Kısacası eğitimli olmak, son dört yüzyıldan beri –belki daha fazla- kapitalizmin kendi varlığını her defasında yeniden inşa etme ve sürdürme döngüsü üzerinde anlam bulmaktadır. Kapitalizmin ahlaki yasasıdır bu ve bu yasayı gösteriş, güç, süs, yıkım ve tahribat ve kabarık banka hesapları olarak hemen her yerde görebilmekteyiz. İyi savaş, iyi mermi, zayıfları ezmek, zaafları kullanmak, rekabet, bataklıklarla dostluk kurmak olarak görebiliyoruz. Sömürge ve zorbalık yaratma merkezli bazı kültürlerde ise daha çok haydutluk, daha çok hırsızlık, daha çok yalan olarak karşımıza çıkmaktadır.

*******

Yukarıdaki açıklamalara daha vahim açıklamalar eklenebilir, ama şimdilik bu kadarıyla yetinelim ve soralım: Eğitimli olmaktan esas olarak neyi anlamamız gerekiyor? Veya eğitim, esas olarak hangi amaca yönelik olmalıdır?

- İnsanı, insanlığı yücelten, onun kötü yönlerini, kibrini, açgözlülüğünü, düzmece düşünce ve eylemlerini aşağı çeken, sadelik, olgunluk, kararlılık ve karakteri yükselten nitelik olarak ele almak gerekiyor. Kuşkusuz teknoloji ve bilim üretmek ileri bir hayatın maddi öğeleri için önemlidir, ama insanın kendini bilmesi birinci sırada önemlidir.

-Eşduyum, kavrama, hak ve eşitlik, adalet ve estetik, gerçeği görme, “Sana yapılmasını istemediğin şeyi, başkasına yapma –Konfüçyüs-“ yetisi vermelidir.

-Komşusuna baş ağrısı veren birine eğitimli diyemem… Yargılarını önce kendine çeviren, önce kendini yargılayan, komşusunun kapısına bakmadan önce kendi kapısına, kendi içine bakabilmek, yaşamın inceliğini ve çeşitliliğini kavramak, bilgeliği ve olgunluğu keşfe çıkmaktır eğitimli olmak.

-Eğitimli olmak sorgulamayı üstlenmektir.. Herhangi bir konuda ezberlenmiş bilgiyi “şıp” diye söylemeyi, eğitimli olmak olarak görmüyorum. Bilgi kolayca edinilebilir –ki bu günümüzde çok kolay-… Bir çocuk bile bir yetişkinden daha fazla bilgiye ulaşabiliyor, ama bizler şimdi söz konusu çocuğa eğitimli diyebilir miyiz?.. “Bilgi bombardımanına tutarak öğretme… -John Dewey-” kimseyi eğitimli yapmadı. Şarabın sağlığa yaradığı henüz görülmedi. Eğitilmek çaba gerektiren bir uğraştır. “Ben kimseye bir şey öğretemem, ancak onların düşünmesini sağlayabilirim. –Sokrates-“

-Yaşama ve kendine sağduyulu anlam katan biri, mutlak şekilde yol almıştır. Otoriteye, boş değerlere, soğuk canavarların ayrıştırıcılığına ve kışkırtıcılığına karşı duran biri, eğitimli olmanın koşullarından birine sahip olmuştur.

-Ne kadar çok şey bildiğim değil, yanımdakini veya karşımdakini kendim gibi görebilmeyi anlamaktır eğitimli olmak.

-İnsanı olgulaştırmayan eğitim eksiktir. Bana kendi çürümüşlüğünü ve kısırlığını tekrarlatan ve onu taşıma yükümlülüğü yükleyen sistemi tuhaf bulurum. Bu tarz işe yaramıyor artık… (Bir teselli ki bu tür eğitim sistemleri ve türevi okullar, gelecekte olmayacaktır. Çünkü bunlar her yüzyıl daha da işlevsiz hale geliyorlar ve hemen hemen hepsinin eğitimli olmanın ne anlama geldiğinden haberleri bile yok. En azından ortalama bir insanın sahip olabileceği

bilinç, özgür ifade ve benzeri kavramları dahi kazandıramıyorlar. Bir ömür hep aynı top peşinde koşup duruyorlar ve bu durumu her yerde görmek mümkün.

**********

Bizler, insanlık olarak hayatımızı, zekamızın ve aklımızın gücüyle sürdürüyoruz. Bir fikre, bir düşünceye, bakış açısına sahibiz. Akıl gibi bir ayrıcalığımız var. Bundan dolayı hem doğruyu görebilir hem de kolayca eğitilebiliriz.

Konuyu Yunus EMRE’nin sözüyle noktalayalım:

“İlim ilim bilmektir/ İlim kendin bilmektir/ Sen kendin bilmezsen/ Ya nice okumaktır.”

Yorumlar (0)
EN SON EKLENENLER
BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Sosyoloji Yazıları
Hamit Ölçer

Sosyoloji 03 Ağustos 2026

Hamit Ölçer