Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

AŞK ÖYKÜMÜZ: Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak ile ZAMANSIZ Aşk Günlükleri kitabı üzerine söyleşi

Songül Yıldız

Kategori: Sosyal Bilimler - Tarih: 01 Ağustos 2026 22:26 - Okunma sayısı: 154

AŞK ÖYKÜMÜZ: Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak ile ZAMANSIZ Aşk Günlükleri kitabı üzerine söyleşi

AŞK ÖYKÜMÜZ:

Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak ile ZAMANSIZ Aşk Günlükleri kitabı üzerine söyleşi

.

Daha önce Öz Terapi adlı kitabını konuşmak üzere bir araya geldiğimiz Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak ile bugün gerçekleştireceğimiz söyleşiye “Belki de en çok kendimize yabancıyız bu yaşamda!” cümlesiyle başlamak istedim.

.

Son kitabı “Zamansız Aşk Günlükleri”nde yer alan bu cümle başka bir sürü soruyu aklıma getirse de öncelikle şunu ifade etmek isterim;

.

Ben, bu kitabınız Zamansız’ı sorduğu sorular ile çok kıymetli buldum. Her zaman geçerli ve her zaman farklı cevaplar verilebilecek kıymetli sorular:

.

Bu öyküyü kim kurgulamış?

.

Oynadığım bu oyunun yönetmeni kim? gibi…

.

Hemen cevaplar bulmak yerine çok yönlü doğru sorular sorabilmek aslında ‘ne yaşadığımızı’ anlamak için daha elzem gibi geliyor bana.

.

Bu söyleşimizde Heisedos’un deyişiyle ölümsüz tanrıların ilki, var olmaya devam edeni ve en güzeli olan Eros’un hiç de rastgele saplamadığı okla başlattığı aşk olgusunu, kadın erkek ilişkisini konuşacağız. Aşk, hem insanların hem de tanrıların elini ayağını çözen; yüreklerini, akıllarını ve iradelerini ellerinden alan; maşuk karşısında aşığı iradesiz ve çaresiz bırakan metropolleşen dünyanın armağanlarından biri.

.

Söyleşi öncesi okuduğum kitaplar kafamı iyice karıştırsa da Binnur hocamla işin içinden çıkacağımızı düşünüyorum.

.

  • Hoş geldiniz Binnur hocam. Kendini, kadın erkek ilişkisini, kime neden çekildiğimizi, nasıl karar aldığımızı, ihtiyaçlarımızı, başka birçok konuyu anlamak isteyenler için cesur, samimi bir kitap Zamansız Aşk Günlükleri. Emeğinize sağlık. İnsanın Eros karşısındaki çaresizliğini bu kitabınızın çok iyi aktardığını düşünüyorum.

.

Aşkın tarifi var mıdır?

.

İbn Hazm “Güvercin Gerdanlığı” kitabında; akrabalıktan, samimiyetten, aynı hedefleri paylaşmaktan, dostluk ve tanışıklıktan kaynaklanan sevgi türlerini sıralayıp bunların da çoğaltılabileceğini ifade ettikten sonra aşkı, hiçbir sebebe dayanmaksızın yalnızca ruhların birleşmesinden doğan bir tür olarak tarif eder. Doğuda aşk din çerçevesinde yaşanmış ve değerlendirilmişken, batılı aşk, dine karşı gelişmiştir. Sizin aşk tarifinizi alarak söyleşimize başlayalım isterim. Ya da aşkı tarif edebilir miyiz?

.

“Eski Yunan Felsefesinde Aşk” kitabında Hasan Aydın, Platon’un Symposin diyaloğunda, Sokrates’in ilk konuşmasında aşkı olumsuzladığını, daha sonra konuşmasını budalaca olarak yorumladığını bildirir. Paradokslu doğasından dolayı aşk olumlu ögelerin yanında olumsuz ögeler de içermektedir:

.

Kıskançlık, pişmanlık, gözün kör olması, aşk uğruna yapılan israflar, aşk için güzel şeylerden yapılan fedakarlıklar, bir ölçüsüzlük ve delilik hali olması gibi. Aşkın olumlu öğelerini de sizden dinlemek isterim.

.

  • Aşk ve yasak aşk iradi bir seçim ve etkinlik midir?

.

  • Tutkulara karşı Sokrates gibi mücadele edebilir miyiz?

.

Aşk kategorize edilir mi?

.

Eski Yunan felsefesinde genellikle aşk, tensel aşk ve tinsel aşk olarak kategorize edilmiş; tensel aşk yani hazza dayalı aşk kötülüklerin nedeni olarak gösterilirken tinsel aşk yüceltilmiştir. Modern, post modern, gerçeklik sonrası dünya nasıl kategorize edersek edelim günümüz dünyasında aşkın yeri ve varlığı ne durumdadır? Aşk ve cinsellik fenomenleri yaşamın en doğal parçaları olmasına rağmen yine paradoksal olarak neden hem insanlığın en büyük arzusu hem de en büyük korkusu olmuştur?

.

  • Platon Devlet diyaloğunda şair Sophokles ile birlikteyken şahit olduğu bir konuşmayı aktarır. Sophokles’in yanına biri gelir ve şu soruyu sorar;

.

Aşkla aran nasıl? Hala kadınlarla düşüp kalkıyor musun?”

.

Sophokles: “Bırak canım sen de” der, “bu işten kurtulduğuma bilsen ne kadar seviniyorum. Deli ve belalı bir efendinin elinden kurtulmuş gibiyim.”

.

Bu cevabı Platon beğenir ve ‘olgunluk bu bakımdan kurtuluş sayılır; istekler, hırslar gevşeyince insan rahatlar’ diye açıklama getirir.

.

Aşkın nasıl yaşandığı yaş ile değişir mi?

.

  • Binnur hocam ilerleyen yaşınızda Zamansız kitabınızla sizin ilk âşık olma tecrübenize tanıklık ediyoruz. Gençken âşık olacak biri istenirken, olgun yaşta sevilecek biridir aranan ve ileri yaşta ise hayatı paylaşmak üzere bir hayat arkadaşı arzulanır. İnsan psikolojisi alanında yıllarını vermiş biri olarak yaşla aşkın ilişkisini siz nasıl yorumlarsınız?

.

Deylemi’nin Aristo’dan aktardığı pasajda Aristo aşkı şöyle tarif eder:

.

“Aşk kalplerde doğan bir arzu olup, zamanla gelişip artmakta, birtakım ihtiraslarla birleşmektedir. Bu duygu güçlendikçe, kişide heyecan, tedirginlik ve bağlandığı şeye yönelik eğilim ve ihtiras coşmaktadır. İş bu mertebeye vardığında, artık onu üzüntü ve huzursuzluk kaplar, sürekli uykusuz kalır, umutsuz tutku ve hüzün ortaya çıkar ve bu durum aklını fesada uğratır.”

.

“Zamansız” kitabınızda da bu şekilde gelişen bir aşka tanıklık ettiğimizi düşünüyorum. Üzerinden yaklaşık 2400 sene geçmiş bir pasajdaki tespitlerin bugün geçerli olmasını nasıl yorumlarsınız?

.

  • Aşkın temelinde ne vardır? Aristo’ya göre aşkın temelinde türsel ölümsüzlüğü arama arzusunun neden olduğu cinsel dürtüler yer almaktadır.

.

  • Epikurosculara göre aşk, psikolojik olarak duyum ve heyecanla ilişkilidir, bedensel olarak ise göğüs ve yüreğe bağlıdır. Aşkı bir ‘mani’ hali olarak tarifliyorsak neden beyinle değil de kalple sembolize ediyoruz?

.

  • Mutlu ve kendi kendine yeten birisi aşka düşer mi?

.

Aşkı yaşamanın bir yöntemi var mıdır?

.

Uykuda âşık olanlar…

.

Kişinin imajına âşık olanlar…

.

İlk bakışta âşık olanlar…

.

Flört ettikten sonra âşık olanlar…

.

Kişinin belli bir niteliğine gönül kaptıranlar vb olarak âşık olma şekillerini gruplandırıyor İbn Hazm ve flört ederek zamanla gelişen aşkın ömrünün uzun ve kaliteli olduğuna dikkat çekiyor. Bana zaman içinde gelişen ve mantığın dahil olduğu bir sevi aşkmış gibi gelmiyor; bilinçdışının bir oyunu olarak aşk bir çekilme ve karşı koyamama hali sanki.

.

Sizin bu konudaki düşüncelerinizi merak ediyorum.

.

Aşıkların mektuplaştığı, mektupların defalarca kuytu köşelerde okunduğu ve saklandığı çok eski zamanlardan, değil e-posta kısacık mesajlarla hatta emojilerle duyguların ifade edildiği ve haberleşildiği dijital çağda aşkın ömrünün de kısa olması kaçınılmaz olacaktır. Bu anlamda aşkın biçimi, ne’liği ve nasıl yaşanacağı iki kişinin tasarrufundan daha çok çağın, kültürün ve teknolojinin belirlemeleri ile şekilleniyor diyebilir miyiz?

.

  • Aşkı yaşamanın yolu yordamı var mıdır? Yol ve yordamı bilmeyenlerin sonu mahcubiyet, aşkından olma, utanç, kayıp mıdır?

.

  • Aşktan daha büyük dert var mıdır?

.

Octavio Paz ‘Çifte Alev’ kitabında;

.

“Bugünkü anlamına yakın ‘aşk’ın ilk ipuçlarını İskenderiye ve Roma’da buluruz” der ve aşkın metropollerde doğduğunu ifade eder. Kendi içine kapalı yaşayan “polis” birden dışarı açılır, kozmopolitleşir ve daha özgür bir kadın ortaya çıkar. Cinsellik kök, erotizm sap, aşk ise çiçektir.

.

Öz Terapi süreci sonrası özgürleşen Binnur’un deneyimlediği aşk sürecine şahitlik ediyoruz Zamansız kitabınızda bence. Katılır mısınız bu tespitime? Aşkın olmazsa olmazı özgür iki insan mıdır?

.

  • Benzerler arasında mı, zıt kutuplar arasında mı çekim olur? Âşık olacağımız kişinin kim olacağı nasıl belirlenir?

.

  • Bertrand Russel’ın “Aşktan korkmak yaşamdan korkmaktır ve yaşamdan korkan herkes dörtte üç ölmüş demektir.” tespitine katılır mısınız?

.

Aşk üzerine sorular bitmez, aşk zamansız bir konu olarak hep yaşamın merkezinde konumlanır. Hepimize kendimizle karşılaşma ve karşılaştıranla ve kendimizle barışma cesareti dileyerek söyleşimizi bitiriyorum. Katılımınız ve katkılarınız için teşekkür ediyorum.

.

Songül Yıldız

www.youtube.com/@songulyldz2619

NOT: Bu soruların yanıtları için yapılan söyleşiyi ilgili Youtube kanalından (Söyleşelim mi Her Konuda) izlemek için aşağıdaki linki tıklayınız.

https://www.youtube.com/watch?v=y2qnp4dI_XQ&t=328s

Yorumlar (0)
EN SON EKLENENLER
BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Sosyal Bilimler Yazıları