Ali GENÇLİ
Kategori: Eğitim Bilimleri - Tarih: 22 Mart 2026 04:12 - Okunma sayısı: 17
Türk siyasi tarihine "I. Milliyetçi Cephe Hükümeti" olarak geçen Üçüncü Süleyman Demirel Hükümeti, 31 Mart 1975 ile 21 Haziran 1977 tarihleri arasında görev yapmıştır. Bu dönem, ideolojik kutuplaşmanın sadece sokakta değil, eğitim sisteminin kılcal damarlarında da en yoğun şekilde hissedildiği bir süreç olarak kayıtlara geçmiştir.
Hükümetin Yapısı ve Eğitim Vizyonu
Dönemin Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda Adalet Partisi (AP) Milletvekili Ali Naili Erdem oturmaktaydı. Hükümeti oluşturan AP, MSP, MHP ve CGP koalisyonu; muhafazakâr ve milliyetçi çizgilerin harmanlandığı bir eğitim politikası benimsemiştir. Bu politikanın temel taşlarını şu başlıklar oluşturmaktaydı:
• Milli ve Manevi Değerler: Eğitimin temel amacı; gençliği "milli ve manevi değerlere bağlı" bireyler olarak yetiştirmek şeklinde tanımlanmış, bu doğrultuda müfredatta din bilgisi derslerinin ağırlığı artırılmaya çalışılmıştır.
• İmam Hatip Liselerinin Yaygınlaşması: Koalisyon ortağı Milli Selamet Partisi’nin (MSP) etkisiyle, İmam Hatip Liselerinin sayısı hızla artmış ve bu okullar ortaöğretim sisteminde kalıcı bir yer edinmiştir.
• Yaygın Eğitim Projeleri: Okuma-yazma oranını artırmak ve mesleki eğitimi güçlendirmek amacıyla halk eğitim faaliyetleri ve çeşitli mesleki kurslar desteklenmiştir.
Eğitimde Kutuplaşma ve "Sürgünler Dönemi"
1975-1977 yılları arası, eğitimin sadece bir öğretim süreci değil, aynı zamanda siyasi bir "kale" olarak görüldüğü bir kesittir. Bu durum, eğitim sisteminde derin yaralar açan şu gelişmeleri beraberinde getirmiştir:
1. Kadrolaşma Tartışmaları: Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki tayin ve atamalarda, koalisyon ortaklarının kendi dünya görüşlerine yakın isimleri tercih etmesi "eğitimde siyasallaşma" eleştirilerini zirveye taşımıştır. Bakan Ali Naili Erdem ve hükümet ortağı MHP’nin etkisiyle, binlerce öğretmenin görev yerinin "siyasi görüş" gerekçesiyle değiştirilmesi, eğitim camiasında bu dönemin "Sürgünler Dönemi" olarak anılmasına neden olmuştur.
2. Yükseköğretimde Çatışmalar: Üniversiteler, sağ ve sol görüşlü öğrenciler arasındaki ideolojik savaşın merkezi haline gelmiştir. Hükümetin "anarşi ile mücadele" adı altında yürüttüğü politikalar, ne yazık ki eğitim kurumlarındaki şiddeti dindirmeye yetmemiş, aksine eğitimde ciddi aksamalara ve can kayıplarına yol açmıştır.
(Devam Edecek)

09 Mart 2026 13:49

05 Mart 2026 08:19

05 Mart 2026 18:01

12 Mart 2026 04:52

14 Mart 2026 20:10

18 Mart 2026 20:52

02 Mart 2026 06:40

12 Mart 2026 15:35

12 Mart 2026 08:02

10 Mart 2026 20:27