Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

PANDEMİ SONRASI DEĞİŞİMİN PİN KODLARI: DEĞİŞİMLER-YENİ BİR OKUL SİSTEMİ-2

CEMİL KURT

Kategori: Eğitim Bilimleri - Tarih: 04 Ağustos 2021 20:19 - Okunma sayısı: 1.843

PANDEMİ SONRASI DEĞİŞİMİN PİN KODLARI: DEĞİŞİMLER-YENİ BİR OKUL SİSTEMİ-2

PANDEMİ SONRASI DEĞİŞİMİN PİN KODLARI: DEĞİŞİMLER-YENİ BİR OKUL SİSTEMİ-2
Eğitimin yirminci yüzyılda kullanmış olduğu yöntemlerden birinin, bilgileri çocukların kafalarına zorla tıkıştırmak olduğu söylenebilir. Böyle bir yöntemin o dönem şartlarında bir mantığı olduğu düşünülebilir. Özellikle ülkemizde ve birçok dünya ülkesinde yirminci yüzyıldan taşıdığımız öğretim yöntem ve tekniklerinde öğrencilerin beyinlerine bilgileri zorla tıkıştırma yaklaşımının devam ettirildiği görülmektedir. Ancak bu yöntemle ortaya çıkan insan kaynağının çağın gerisinde ve çağa yönelik ihtiyaçlara cevap veremediği görülmektedir. Aynı zamanda bu durum sürdürülebilir olmaktan çıktığı söylenebilir. Hele pandemi sürecinde görülüyor ki yaratılan bu insan kaynağı profili gelişmiş ülkelerle veya eğitimi gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında ülkemiz açısından makasın açılmaya devam ettiği yönündedir.
Salgınla birlikte değişen eğitimin paradigmaları, iş dünyasının beklentileri üzerinden yeni insan kaynağı yetiştirmek durumundadır. Eğitim düşünürleri, strateji üretenleri, uygulayıcıları, politika üreticileri ve eğitim siyasileri ile yurttaşlar olarak yeni insan kaynağı üzerine düşünmeli, buna yönelik yol, yöntem, içerik ve organizasyon noktalarında bir karar vermelidir.
Özellikle okula henüz başlamamış veya okullarımızın çeşitli kademelerinde ki öğrencilerimiz şu an iş hayatında tanımlanmış bir sürü mesleği hiç bilemeyecekler. Bizim bile adını telaffuz edemediğimiz veya içeriğini hiç bilmediğimiz iş ve meslekler yapacaklar. Bununla birlikte bugün çocuklarımıza öğrettiğimiz bilgilerin neredeyse tümü 2050 yılında önemsiz ve geçersiz olacaktır. Öyle ki, 2050 yılı ve sonrası dünyasına ayak uydurmak istiyorsak, teknik becerilerimizi kullanarak hem yeni ürünler ve fikirler üretmeliyiz, hem de kendimizi devamlı üretebilmek zorunluluğu içerisinde bulmalıyız. Ancak bunu becerebilen eğitim yapıları çağın gereklerine cevap verebilecekler ve ayakta durabileceklerdir.
Fütüristler şuan doğan çocuklarının %65'inin henüz ortada olmayan meslekleri yapacaklarını ve hayatlarında en az 5 farklı meslek de çalışacaklarını öngörüyorlar. Bu yeni duruma cevap verecek toplumu inşa edecek bir eğitim sisteminin saç ayaklarının oluşturulması zaruri olmaktadır. Bu açıdan aşağıdaki stratejik önerilerin önemli olduğu düşünülmektedir:
1. Alan temelli-akademik eğitim veren liseler açılabilir. Liselerin tamamında haftada 15 saat akademik, 15 saat alan dersi, 10 saat sportif-sanatsal ve seçmeli dersler verilebilir. Liseler her öğrenciye hem akademik düşünmeyi hem de bir alanda uzmanlaşmayı öğretebilir.
2.Her lise öğrencisinin lisede gördüğü derslerdeki puanlarından
a-Alan Puanı,
b-Akademik Puanı hesaplanabilir.
Ayrıca sportif-sanatsal ve seçmeli derslerden bir portfolyo oluşturulabilir. Bu yapı ile üniversite sınavının sıralama yaklaşımı ortadan kaldırılacak ve zaman içerisinde bugünkü anlamıyla yapılmasına gerek kalmayacaktır.
3. Liselerdeki alanlar üniversite bölümleriyle eşleştirilmelidir. Örneğin Sağlık Lisesi Tıp ve benzeri bölümler, Teknoloji Lisesi Bilişim Mühendisliği vb. alanlarla ilişkilendirilebir. Örneğin, sağlık bilimleri lisesi mezunu öğrenci tıp fakültesine girmek isterse alan puanı, başka bölüme girmek isterse akademik puanı dikkate alınır. Her öğrenciye hem lise de hem de üniversiteye girişte yatay ve dikey geçişe izin verilir. Çünkü öğrencilerin tercihinde sıklıkla değişiklikler olabilir.
4. Öğrenciler alanıyla ilgili bölüme alan puanıyla girebilir ve üniversite 1. sınıftan başlayabilir. Alanı dışındaki bölümlere akademik puanla girebilir, ancak 1 yıl alana hazırlık sınıfına devam etmelidir. Örneğin sağlık bilimleri lisesi öğrencisi tıp fakültesine alan puanıyla girebilirken bilgisayar mühendisliğine akademik puanla girebilir. Eğer tıp fakültesini giderse 1. sınıftan, bilgisayar mühendisliğini giderse alana hazırlık sınıftan başlayabilir.
5. Bu sistemde her öğrenciye üniversiteye kadar istediği alanda eğitim görme fırsatı verilebilir. Bu şekilde Meslek Lisesi ve Anadolu Lisesi olmayacağı için lise türleri arasında iyi kötü ayrımı ortadan kalkacaktır. Öğrenci hem yeteneği olan alanda okuyabilecek hem de isterse farklı alanda üniversite okuma fırsatı yakalayacaktır. Örneğin spor lisesine giden çocuğun velisinin çocuğunun üniversiteyi gidemeyeceği kaygısı da oradan kalkacaktır.
6. Liseye geçişte sınavların tamamen kaldırılması esas alınmalıdır. Bu açıdan ortaokullarda ilkokul 1. sınıftan 8. sınıfın sonuna kadar öğrenciyi yeteneklerine göre ayıracak bir eğitim yapılanması ve bunu ölçecek bir ölçme değerlendirme sistemi geliştirilebilir. Ayrıca okul ders ağırlıkları ve içerik müfredatları daha önceki kazanımlar dikkate alınarak güncellenmeli/ yenilenmelidir.
7. LGS giriş sınavı kaldırılmalıdır. Bilim Lisesi (Fen Lisesi) ve özel bazı liselere öğrenci seçimi, öğrencinin belli derslerinin not ağırlığı, anaokulundan başlamak üzere geliştirilen özel alan yeterlilikleri ve belki bazı dersler üzerinde öğrencilere tek bir sınav hakkı tanınarak bu okullara girmesi sağlanabilir. Ancak bu sınav önerisi ilk yıllar için ara geçiş dönemi olarak yapılabilir, sonraki dönemde tamamen kaldırılmalıdır.
Bu sistemi besleyecek olan okul türleri ve türlerin içerikler, okullar arası geçiş ve sınıf geçişleri geliştirilmelidir. Bu kapsamda aşağıdaki okul türleri geliştirilebilir:
1. Bilim Okulu: Bu okul, dört alt kurumdan oluşmaktadır. Bilim Okulu kademeli olarak, “Bilim Anaokulu”, “Bilim İlkokulu”, “Bilim Ortaokulu” ve “Bilim Lisesi” okullarından oluşturulur.
2. Sosyal Bilimler Lisesi: Bu lise, ortaokuldan sonra ilk yılı yabancı dil hazırlık sınıfı olmak üzere, beş yıllık bir eğitim süresi ile tasarlanır. Sosyal Bilimler Lisesi kendi içerisinde, “Ekonomi Alanı”, “Hukuk Alanı” ve “Eğitim Alanı” gibi bölümlere ayrılır.
3. Teknoloji Lisesi: Meslek liseleri yeniden gözden geçirilerek, ivedilikle kaldırılmalıdır. Ülke vizyonu ve işgücü ihtiyacı doğrultusunda, “Bilişim Alanı”, “Elektronik Alanı”, “Havacılık Alanı” ve “Otomotiv Alanı” gibi bölümlere ayrılır.
4. Sağlık Bilimleri Lisesi: Tıp, sağlık ve benzeri bölümlere öğrenci yetiştiren, son yılı hastane uygulamalı, ortaokuldan sonra girilebilen bir lise türü olmalıdır.
5. Turizm Lisesi: Bu lisemiz, Türkiye’nin turizm geleceğine yönelik ve nitelikli insan kaynağı ihtiyacına temel olacak bir yapıda tasarlanır. Turizm alanına yönelik “Gastronomi Alanı” ve “Konaklama Alanı” gibi bölümlere ayrılır.
6. Tarım Okulu: Anadolu coğrafyasının en değerli kaynaklarından biri, topraktır. Geleceği yazacak olan alanların başında, tarım gelmektedir. Tarım okullarına, ilkokuldan sonra girilebilir. Bu anlamda, Tarım Okulu kademeli olarak, “Tarım Ortaokulu” ve “Tarım Lisesi” okullarından oluşturulur.
7. Sanat Okulu: Bu okulumuz da dört alt kurumdan oluşmaktadır. Bu okula beş yaşından başlayarak, birinci, beşinci ve dokuzuncu sınıflara sanat-tasarım yeteneklerini ölçen bir sınavla öğrenci alınır. Bu okulda, geleceğin sanatcı ve tasarımcıları yetiştirilir. Sanat Okulu kademeli olarak, “Sanat Anaokulu”, “Sanat İlkokulu”, “Sanat Ortaokulu” ve “Sanat Lisesi” okullarından oluşturulur
8. İlahiyat Okulu: Bu okul, iki alt kurumdan oluşur. Bu okulun beşinci ve dokuzuncu sınıflarına analiz-sentez becerisini ölçen bir yetenek sınavıyla öğrenci alınır. Bu okulda, geleceğin ilahiyatçıları yetiştirilir. Lise bölümünde, bir yıllık İngilizce veya Arapça hazırlık sınıfı zorunlu olarak okutulur. Bu anlamda İlahiyat Okulu, “İlahiyat Ortaokulu” ve “İlahiyat Lisesi” okullarından oluşturulur.
9. Spor Okulu: Bu okulumuz da dört alt kurumdan oluşur. Bu okula dört ila beş yaşından başlayarak, birinci, beşinci ve dokuzuncu sınıflara spor yetenek sınavıyla öğrenci alınır. Bu okulda, geleceğin sporcuları yetiştirilir. Spor Okulları, “Spor Anaokulu”, “Spor İlkokulu”, “Spor Ortaokulu” ve “Spor Lisesi” okullarından oluşturulur.
10. Müzik Okulu: Müzik okulları, dört alt kurumdan oluşur. Bu okullara beş yaşından başlayarak, birinci, beşinci ve dokuzuncu sınıflara müzik yetenek sınavıyla öğrenci alınır. Bu okulda, geleceğin müzisyenleri ve sanatçıları yetiştirilir. Bu anlamda Müzik Okulu, “Müzik Anaokulu”, “Müzik İlkokulu”, “Müzik Ortaokulu” ve “Müzik Lisesi” okullarından oluşturulur.
Okul sistemi önerisi Türkiye ölçeğinde gelecek projeksiyonunda insan kaynağının gelişimi, dünya sistemine entegre olması, gelişmiş ülkelerle olan farkın kapanması noktalarında önemli bir atılım sağlayacağı düşünülmektedir. Okul sistemi içinde müfredat, personelin niteliği, paydaş ilişkileri yönetimi, yatay-dikey geçişler ve eğitim-öğretim etkinlikleri gibi pek çok konu, süreçte göre yeni politikalarla eşgüdümlenmelidir.
Anahtar Kelimeler: Pandemi, Değişim, Okul Sistemi
Kurt, Cemil., Tetik, Vedat. ve Töre, Pervin. (2017). “Yeni Sınav Sistemi, Yeni Okul Sistemi: TEOG Üzerine Bakış”, Milli Eğitim Bakanlığı Raporu: Sakarya. Sayfa 1-6.
Kurt, Cemil. (2020). “Yeni Bir Okul Sistemi”. İskefiye Gazetesi: Trabzon. Sayı, Eylül. Sayfa, 9.
Kurt, Cemil. (2020). “Yeni Bir Okul Sistemi”. İskefiye Gazetesi: Trabzon. Sayı, Ekim. Sayfa, 9.
Kurt, Cemil. (2020). “Yeni Bir Okul Sistemi”. İskefiye Gazetesi: Trabzon. Sayı, Kasım. Sayfa, 11.
Kurt, Cemil. (2021). “Pandemi Sonrası Eğitimin Yeni PİN Kodları-2”. İskefiye Gazetesi: Trabzon. Sayı, Şubat. Sayfa, 6.

Yorumlar (2)
Emrah Genç - 06 Ağustos 2021 03:07
Japonyada ve bazı batı ülkeleri zaten bu sistemle okulu yönetiyor. Ama malesef Türkiyede çoğu kişi okumak zorunda kaldığı yada öğretilen işi yapmak zorunda kalıyor. Sevdiği işi eğitim sisteminin eksikliği ve keşfedilemediği için yapamıyor. Hocam asıl konu bence ilkokul 4 deki sınıf sistemi. Bence sıra olayı tamamen KALKMALI onun yerine daha rahat oturma sistemi gelmeli yer minderi bile olabilir. Birde ders notları ve karne tamamen KALKMALI ilkokul 4 de sadece yıl sonu ahlak ve davranış değerlendirme olmalı. Zaten resim beden eğitimi ve müzik dersi diye bir kavram tamamen yanlış bunlar daha rahat ve notsuz geçmeli öğrenci yeteneği varsa yapmalı. Yurt dışında bir öğrenci okul bittiğinde illa bir enstrüman çalıyor bizde okul boyunca sadece marş ve şarkı söylüyoruz bu zaten müzik dersi değil. Zaten bu tip derslere not vermek çok saçma çünkü bu kişisel bir yetenek. Saygılarımla
İlhan Kibaroğlu - 05 Ağustos 2021 16:30
Merhaba Cemil Öğretmenim, Öncelikle görüş ve önerilerine katılıyorum. Eğitimde sınav sistemi kaldırılmalı. 40 yıl önce göreve başladığımda ben de bu yönde düşünüyordum , hatta bu yönde çalışmalar başlatılmıştı. Eğitim şuraları, mesleki toplantılar vs. Ancak daha sonra devamı gelmedi. Bunun nedenleri sık sık hükümet değişiklikleri, bakan değişiklikleridir. Yönlendirme Anaokulu ve İlkokuldan başlamalı. Buradaki en büyük sorun ; yönetim kademelerinde mantalite değişimidir , öğretmendir. Bir kere öğretmen yetiştirmeden başlanmalı. Öğrenciyi yeteneklerine göre ayıracak olan onlardır. Velileri bilinçlendirmek gerekir . İkna edilemeyen veli engeldir. En önemlisi de Türkiyedeki adam kayırma işinin ortadan kalkması gerekir. Benim adamımın çocuğunu en iyi okula yönlendireyim mantığının yıkılması gerekir ki çok zor. Gelecek çocuklarındır, iyi eğitilmelidirler. Ülkenin kurtuluşu eğitimdedir. Başarılar diliyorum.
EN SON EKLENENLER
Fikir Yazıları - 21 Ekim 2021 19:22

AY IŞIĞI

Sinema - 18 Ekim 2021 18:41

SOUL

BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Eğitim Bilimleri Yazıları