Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

Ergenlik ile Yetişkinlik Arasında Kalmış Bir Dönem: Beliren Yetişkinlik

Uzm. Klinik Psk. İlayda ÇAVUŞ-Prof. Dr. Gülbahar BAŞTUĞ

Kategori: Klinik Psikoloji - Tarih: 05 Mayıs 2026 22:37 - Okunma sayısı: 23

Ergenlik ile Yetişkinlik Arasında Kalmış Bir Dönem: Beliren Yetişkinlik

Ergenlik ile Yetişkinlik Arasında Kalmış Bir Dönem: Beliren Yetişkinlik

.

Uzm. Klinik Psk. İlayda ÇAVUŞa, Prof. Dr. Gülbahar BAŞTUĞb

.

a Araştırma Görevlisi, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fak. Psikoloji Bölümü

bKlinik Psikolog, Ankara Üniversitesi Sağlık Hizmetleri MYO

.

Yirmilerin ortasını çoktan geçtiniz, ondalık yuvarlama yapıyorsunuz ve hop! Otuzlara gelmişsiniz! Şöyle düşünüyorsunuz içinizden: “Ben çocukken yirmilerindeki ablalar, ağabeyler çok büyük gibi geliyordu bana, kocaman, yetişkin insanlardı. Ben neden o ‘kocaman yetişkin’ gibi hissetmiyorum.”

.

Çocukluğunuzda bu yaşlarınıza geldiğinizde olmayı beklediğiniz insan olmaktan çok uzaksınız: “Daha ciddi olurum sanıyordum.” “Hayatım artık düzene girmiş olurdu.” Ama öyle olmadı… Hala hayallerinizi kovalıyorsunuz, belki hala düzenli bir işiniz yok ya da olan işinizden şüphelisiniz. Belki de “Her şeyi bırakıp Ege’ye yerleşmeliyim.” diye düşünüyorsunuz. Bir ilişkiniz yeni bitti ya da sürdürdüğünüz ilişkiden şüphelisiniz. Peki neden böyle oldu? Bunlar ergenliğin sorunları değil miydi? Kim olduğumuzu, ne istediğimizi orada çözmüş olmamız gerekmiyor muydu? Uzaklardan bir fısıltı duyuyorsunuz, oldukça tanıdık bir ses. İçinizdeki eleştirel ebeveyn kulağınıza fısıldıyor sessizce: “Senin şu ergenliğin de bir bitmedi!” Bazılarınız için ise bu ses içeriden değil, doğrudan dışarıdan geliyor, kendi çevrenizden. Ve tekrar aynı soruyu soralım: Peki neden böyle oldu? Gerçekten de ergenlik dönemi uzamış olabilir mi? Gelin birlikte konunun derinliklerine doğru inelim.

.

Erikson bundan yaklaşık yetmiş sene önce insan yaşamını dönemlere ayırmış, her bir dönemin kendine özgü özelliklerini tanımlamıştı. Erikson Psikososyal Gelişim Basamaklarını oluştururken “Ergenlik”ten sonra “Genç Yetişkinlik” evresinin geldiğine işaret etmişti. Ergenlik döneminin ‘kimlik kazanmaya karşı rol karmaşası’ ile karakterize bir dönem olduğunu belirtmişti. Birey söz konusu dönemde kim olduğunu araştırır, farklı kimlikleri dener, kendine en uygun kimliği bulana kadar süreç devam eder. Ergenlik dönemini genç yetişkinlik evresi takip eder. Genç yetişkinlik evresi ‘yakınlığa karşı yalıtılmışlık’ dönemidir. İlgili dönemde birey yakın ilişkilere odaklanır. Hem romantik hem arkadaşlık bağlamında yakınlıklar kurar. Yakınlıklar sağlıklı bir şekilde kurulamadığında ise yalıtılmışlık gelişir.

.

Tüm bu tanımlamalar aslında sanayi devrimi öncesine aittir, başka bir deyişle henüz sanayileşmemiş toplumlar içindir. Hızlıca iş hayatına karışan gençler çoktan kim olduklarını çözmüş, bir aile kurma aşamasına geçmişti. Fakat sanayileşmeyle birlikte insan gücüne eskisi kadar ihtiyaç kalmamıştır. Üniversiteye gitmek, kendine uygun olan işi bulmak için tekrar tekrar denemek, mutlu olacağı ilişkiyi, aşkı kovalamak, bunların hepsi zamanla ilişkilidir. Sanayileşmeyle birlikte yüksek öğrenim gören bireylere ihtiyaç artmış, fiziksel işgücüne olan ihtiyaç azalmış ve bizim de zamanımız artmıştır. Düşünmek için bolca zaman. Kendimiz için en iyiyi kovalayabileceğimiz sonsuz fırsatlar.

.

Arnett tam da bu sebeplerle artık yeni bir gelişim döneminden bahsetmek gerektiğine dikkat çekiyor: Ne ergenlik ne de yetişkinlik. İkisi arasında bir dönem: Beliren yetişkinlik. Bazı toplumlar için 18-25 yaş olarak tanımlanan dönem, bazı ülkelerde ise 18-29 yaş aralığına kadar tanımlanıyor. Beliren yetişkinlik dönemi Erikson’un ‘kimlik kazanımına karşı rol karmaşası’ ve ‘yakınlığa karşı yalıtılmışlık’ evreleri arasında bir köprü gibi düşünülebilir.

.

Modern toplumlarda bu yeni gelişim evresinin giderek belirginleşmesinin nedeni formel eğitim süresinin uzaması, evlilik ve kariyer başlangıcının gecikmesi ve bireysel seçimlerin artmasıdır.

.

Beliren Yetişkinliğin Özellikleri

Arnett beliren yetişkinliğin beş özellikle karakterize bir dönem olduğunu aktarmaktadır. Bunlar kimlik arayışı, istikrarsızlık, bireyin kendine odaklanması, çeşitli fırsatlara sahip olma hissi ve arada kalmış hissetmedir.

.

Kimlik arayışı ergenlik dönemi ile başlar, beliren yetişkinlik dönemi boyunca devam eder. Üç farklı alanda kimlik arayışını görürüz: romantik ilişkiler, meslek, dünya görüşü. Birey bir partner olarak kim olduğunu, onun için hangi mesleğin uygun olacağını, siyasi ya da dini kimliğini belirlemeye çalışır. Farklı kimlikleri dener. Ergenlikte kimliğe dair düşünceler başlamış olsa da günümüz yaşamında bu kimlikleri gerçekten deneyebileceği alan 18 yaş ve sonrasına kalmıştır. Üniversite ve lise yıllarınızı karşılaştırın. Hangisinde bunları yapmaya daha fazla zaman ayırabilmiştiniz?

.

İstikrarsızlık konusuna gelirsek, beliren yetişkinlik döneminde hayatın birçok önemli alanında değişiklik yaşanır. Bireyin yaşadığı şehir değişir. Arkadaşlarıyla yaşarken kendi evine çıkabilir ya da ailesinin yanına dönmeye karar verebilir. Bir meslek edinmişken bambaşka bir alanda eğitim alabilir ve meslek değiştirebilir. Belki bazı romantik ilişkiler biter ve yenileri başlar. Bu dönem tam anlamıyla bir istikrarsızlık dönemidir.

.

Birey kendine odaklıdır, henüz hayatına çocuklar, eş gibi büyük sorumluluklar girmemiştir. Kendi kararlarını kendisi verir, ebeveyninin düşünceleri artık ikinci planda kalmıştır.

.

Çeşitli fırsatlara sahip olma hissi ile alakalı olarak, beliren yetişkinlik döneminde birey çok fazla seçeneğinin olduğunu, her şeyin mümkün olduğunu düşünür. Geleceğe yönelik beklentisi yüksektir. Daha yüksek maaşlı işlere girmeyi, daha iyi yaşamayı hayal eder.

.

Arada kalmış hissetme beliren yetişkinlik döneminin belki de en belirleyici özelliğidir. Bu dönemde bireye ergen mi, yoksa yetişkin mi olduğu sorulduğunda net bir yanıt veremez. Kendisinin ikisinden de parçalara sahip olduğunu fakat ne ergen ne de yetişkin gibi hissedebildiğini ifade eder.

.

Beliren Yetişkinlik ve Beyin

Tüm bu psikolojik ve sosyal belirtilerin yanında ergenliğin uzadığına ilişkin biyolojik göstergelerin olduğuna dair çalışmalar da son zamanlarda yayınlanmaya başladı. Sadece hayatımızın akışında ergenliğimiz uzamadı, beynimizde de ergenlik dönemi uzamış görünmekte.

.

İnsan beyni için iki kritik dönem vardır. İlki 0-3 yaş aralığında, ikincisi ergenlik dönemindedir. 0-3 yaş arasında beynimiz çok çalışır, sinapslar arasında yoğun bir şekilde bağlantılar kurulur. Beyindeki bağlantıların gelişimi için bir “patlama” dönemi yaşanır. Ergenlikte ise beyin yeniden düzenlenir. Kurulan bağlantılardan kullanmadıklarımız budanmaya başlar. Bütün yollar karışır ve düzenlenmek için tekrar zamana ihtiyaç vardır. Prefrontal korteks yani beynimizin yöneticisi olan karar verme, dikkat, dürtü, empati ve kişilik gibi birçok önemli alandan sorumlu olan bölge ergenlik döneminde olgunlaşır. Bahsedilen değişimler ergenliğin sonlanmasına kadar devam eder. Geçmiş yıllarda bu karışıklığın düzenlenmesi yirmili yaşlarla tamamlanıyordu belki de. Peki ya bugün? Prefrontal korteksin olgunlaşması yirmilerin ortasına kadar sürüyor. Bugün bu karmaşıklığın toparlanması otuzlarımıza kadar devam ediyor.

.

Diğer yandan beliren yetişkinlik kavramı çeşitli açılardan eleştirilmektedir de. Her toplum için aynı ölçüde geçerli olmadığı, özellikle ekonomik bağımsızlığın erken kazanıldığı toplumlarda bu dönemin daha kısa ya da belirsiz olabildiği söylenmektedir. Kolektivist doğu kültürlerinde de bireysel keşif, kimlik arayışı yerine aile beklentileri daha belirleyici olabilmektedir. “Beliren yetişkinlik modern dünyada gençlerin yaşadığı uzamış gelişimsel geçiş sürecini anlamak için güçlü bir çerçeve sunar. Ancak evrensel bir aşama olmaktan çok belirli sosyoekonomik ve kültürel koşullara bağlı bir dönem olarak görülmesi daha gerçekçidir.” diyenler de vardır.

.

Günümüzde sanayileşmiş toplumun da ötesinde, yapay zekanın yaygın olduğu bir dönemdeyiz. Gelişim basamakları insanlığın değişimlerine uyum sağlıyor ve buna göre şekilleniyorsa gelecekte daha farklı kavramları da tartışmamız gerekecektir. Belki de ergenliğin hiç sonlanmadığı, genç yetişkinliğin uzadığı ve beliremeyen orta yaşları konuşacağımız bir dünya bizi bekliyordur… Kim bilebilir ki…

.

Kaynakça

Arnett, J. J. (2000). Emerging adulthood: A theory of development from the late teens through the twenties. American Psychologist, 55(5), 469–480.

Arnett, J. J. (2004). Emerging adulthood: The winding road from the late teens through the twenties (2nd ed.). Oxford University Press.

Arnett, J. J. (2007b). Emerging adulthood: What is it, and what is it good for? Child Development Perspectives, 1(2), 68–73.

Arnett, J. J., & Mitra, D. (2018). Are the features of emerging adulthood developmentally distinctive? A comparison of ages 18–60 in the United States. Emerging Adulthood, 8(5), 412–419.

Erikson, E. H. (1963). Childhood and society (2nd ed.). Norton.

Erikson, E. H. (1968). Identity: Youth and crisis. Norton.

Erikson, E. H. (1984). Reflections on the last stage and the first. The Psychoanalytic Study of the Child, 39(1), 155–165.

Taber-Thomas, B., & Pérez-Edgar, K. (2014). Emerging Adulthood brain development. In Oxford University Press eBooks. https://doi.org/10.1093/oxfordhb/9780199795574.013.15

Davey, C. G., Fornito, A., Pujol, J., Breakspear, M., Schmaal, L., & Harrison, B. J. (2019). Neurodevelopmental correlates of the emerging adult self. Developmental Cognitive Neuroscience, 36, 100626. https://doi.org/10.1016/j.dcn.2019.100626

Yorumlar (0)
EN SON EKLENENLER
BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Klinik Psikoloji Yazıları