Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Mobbing: Sorunun Anlamı ve Çerçevesi

Mobbing: Sorunun Anlamı ve Çerçevesi

Fikir Yazıları 21 Ekim 2020 18:29 - Okunma sayısı: 1.300

Doğan Göçmen

Mobbing: Sorunun Anlamı ve Çerçevesi


Doğan Göçmen

Memurlar.net’te 12 Nisan 2005 tarihinde Mehmet Çakırcalı'nın kaleme aldığı konuya dair bir yazısı "Üniversitelerde Psikolojik Terör" başlığı altında yayınlanmıştır. Yazıda mobbingin "Son yıllarda, özellikle gelişmiş ülkelerde ve ülkemizde çok" yaygınlaşan bir olgu olduğuna dikkat çekilmiştir. Sadece 11 yıl sonra "Adım Üniversiteleri Konsorsiyumu"nda yer alan 10 devlet üniversitesinde yapılan bir araştırmada akademisyenlerin %70’e yakınının sistematik olarak mobbinge maruz kaldığı ortaya çıkmıştır. “Erzincan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi”nde Mehmed Zahid Çögenli ve Tuncer Asunakutlu imzasıyla yayınlanan araştırmada "akademisyenlerin karşılaştıkları mobbing" davranışları incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, araştırmaya katılan akademisyenlerin %66,8’i, yani 267 kişi akademik kariyerlerinde mobbing’e maruz kaldığını belirtmiştir. Gerçek oranın çok daha yüksek olduğunu tahmin etmek zor değildir. Dolayısıyla mobbing artık "normalleşmiştir" demek yanlış olmayacaktır.
Fakat mobbingin yaygınlık kazanması nedeniyle normalleşmesi, onun "sıradanlaşması" anlamına gelmemektedir. Hannah Arendt, yaygınlaşmayı "sıradanlaşma" olarak tanımlamıştır. Sıradanlaşma kavramı "basitlik" kavramını içerir. Normalleşme ise yalnızca yaygın olanın "norm" yani pratik hayatta genel geçer olduğunu dile getirir, basitleştiğini değil. Immanuel Kant her türlü kötülüğü yaygınlığına bakmadan "radikal" olarak tanımlamıştır haklı olarak. Bir kötülük türü olarak mobbing ne kadar yaygın, hatta alışılmış olursa olsun, bir cinayet planlaması ve uygulaması olduğu için "radikal kötü"dür ilkesel olarak kalacaktır. Zira kimin nerede ve ne zaman kimin mobbingine maruz kaldığı genellikle tüm idareciler tarafından çok iyi bir şekilde bilinmektedir, fakat göz yumulmaktadır, engellenmemektedir. Zira çoğunlukla idareciler, mobbingi engellemek şöyle dursun, uygulanan mobbingin genellikle aktif bir parçası, planlayıcısı ve aktif uygulayıcısı durumundadırlar.
Sadece kendi kişisel kariyer, mevki, ün ve unvan kaygısıyla uyguladıkları mobbingi, eş deyişle psikolojik terörü haklı göstermek için sıkça uydurma gerekçelerle soruşturmalar açılmaktadır, suç uydurulmaktadır ve dolaplar kurulup, iftiralar çalınmaktadır. İdarecisi oldukları personeli oyuna getirip, provoke ederek, gerekirse tuzak kurarak yasaya ve yönetmeliğe karşı suça teşvik etmektedirler. Sistem sistematik olarak mobbing üretmektedir. Sistemin idarecileri sistemin içinde "büyüdükleri" için "yakalanmadan" mobbing uygulama yani eş deyişle "temiz cinayet" planlama ve gerçekleştirme konusunda ustalaşmışlardır. Sistemin kendisi bir bütün olarak sürekli mobbing ürettiği için gerekli hukuki yardımı sunacak danışman hukukçularını da beraber üretmektedir. Mobbing, yani "temiz cinayet" uygulaması bugün artık her bakımdan kurumlaşmıştır, sistematik olarak uygulanan bir hal almıştır. Bu nedenle insan yaşamı, hiyerarşinin değişik kademelerinde bulunan idareciler arasında çıkar ve pazarlık konusu yapılmaktadır. Söz konusu işbirliği kurumlar arasında, hatta ülke çapında organize bir şekilde gerçekleşmektedir. Elbette daha nadir olarak görünmekle birlikte mobbing bazı idarecileri yerinden etmek için astların üstlerine karşı örgütlü uygulaması şeklinde aşağıdan yukarı da mümkündür ve uygulandığına tanık olunmaktadır. Bugün gelinen durumda mobbing kurumsallaşmıştır ve sistematik bir uygulamaya dönüşmüştür.

& quot;

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
YARATICI BİREY NASIL YETİŞTİRİLİR?

Fikir Yazıları20 Ocak 2026 18:56

YARATICI BİREY NASIL YETİŞTİRİLİR?

BOŞLUK

Fikir Yazıları19 Ocak 2026 21:03

BOŞLUK

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Türk Sineması (5)  - Yılmaz Güney Sineması

Fikir Yazıları18 Ocak 2026 19:36

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Türk Sineması (5) - Yılmaz Güney Sineması

MODERN ÇOCUKLARDA OBLOMOVLUK OLABİLİR

Fikir Yazıları16 Ocak 2026 17:51

MODERN ÇOCUKLARDA OBLOMOVLUK OLABİLİR

Tiktok’laşan Zihinler Çağında Edebiyatın Sağaltıcı Gücü

Fikir Yazıları14 Ocak 2026 08:04

Tiktok’laşan Zihinler Çağında Edebiyatın Sağaltıcı Gücü

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Türk Sineması (4)

Fikir Yazıları13 Ocak 2026 22:08

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Türk Sineması (4)

ANLIK DAVRANIŞ ANINDAKİ İNSAN DURUMU

Fikir Yazıları13 Ocak 2026 21:01

ANLIK DAVRANIŞ ANINDAKİ İNSAN DURUMU

Modern insan neden yeniden mitlere dönüyor?

Fikir Yazıları13 Ocak 2026 18:51

Modern insan neden yeniden mitlere dönüyor?

Ankara mı, en kara mı?

Fikir Yazıları12 Ocak 2026 03:53

Ankara mı, en kara mı?

Narkissos’un Mirası

Fikir Yazıları03 Ocak 2026 21:11

Narkissos’un Mirası