Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
OKULDAKİ ŞAPKA

OKULDAKİ ŞAPKA

Fikir Yazıları 20 Nisan 2026 22:09 - Okunma sayısı: 236

Hasan TURUNÇ

OKULDAKİ ŞAPKA / Hasan TURUNÇ

Sevgili Günlük,

Her köşesi cennet memleketimde yine yas var yine hüzün var bugün. Öğretmenlerin öğrencilerin ve velilerin boğazı kördüğüm olmuş, yutkunamıyorlar. Gülüşlerinde demir prangalar, gözlerinde kırık camlar; gülemseyemiyor, ağlayamıyorlar. Günlerdir yüzlerinde donmuş bir nehrin durgunluğu var, konuşamıyor; susuyor, susuyor, ve yine susuyorlar...

Gece boyunca zerre kadar uyku girmiş olsaydı gözüme, sabah uyandım diye başlayabilirdim söze. Hazırlanıp çıktım. Okul yolunda attığım her adımda gerginliğim biraz daha artıyordu. Günlerce durmak bilmeyen yağmurdan sonra açan güneş, ruhumun hafızasını yitirmiş baharlarına yalancı bir kaysı çiçeği dahi açtıramıyordu.

Erik dallarında kendini yeni yeni göstermeye başlayan can eriğin can erik olduğunu, metrelerce öteden duyulan eşsiz kokunun yeni açan portakal çiçeklerinden yayıldığını hatırlayamayacak kadar körelmişti iç huzurum.

Bir türlü susturamadığım karanlık zihnimin vesveseleri eşliğinde okulun önüne varmıştım. Taşıdığı öğrencileri indirip hareket eden okul servisi benimle aynı hizaya geldiğinde aniden durdu. Servis şoförü benden taraf olan camını indirip, “öğretmen misiniz?” diye sorduktan sonra bakışlarındaki nefreti üzerime kusmak için cevap vermemi bile beklemedi:

“Nasıl insanlarsınız siz, bu çocukların güvenliğini kim sağlayacak, okul müdürü nerede, polis nerede, bu ne sorumsuzluk!"

Sonra mı? Sonra ikimiz de dönüştük. Tıpkı Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı eserinde anlattığı Gregor Samsa’nın bir sabah örümceğe dönüşmesi gibiydi bu dönüşüm. Ben Samsa’ydım, servis şoförü ise servis şoförü değildi artık. Garip bir yaratık vardı karşımda o saatten sonra. Ağzından ateş püskürtüyordu ama ejderha değildi. Ateşin altından bir şelale gibi salya akıyordu fakat ateş sönmüyordu. Yarı at yarı insan mı oluvermişti şimdi de karşımdaki yaratık? Yoksa zihnim beni oradan uzaklaştırıp mitolojik bir tanrının karşısında hesap mı soruyordu?

Samsa da olsam, bir böceğe de dönüşsem okula geç kalmamalıydım. Okul bahçesindeydim artık. Karşımda yüzlerce soru işareti çılgınca dans ediyordu şimdi de. Çocuklarını okula getirip bahçe kapısının önüne bırakan velilerin yüzleri hep aynıydı. Neler oluyordu? Bu kadar yüz nasıl aynı olabilirdi? Olmuştu. Korkunun, öfkenin ve acının öteki yüzüydü bu. Her yerde aynıydı bu bakış ve nerede görsem tanırdım onu. Bu çoktan alıştırıldığımız toplumsal paranoyadan başkası değildi.

Peki ya çocuklar... Gülüşleri solgun, bakışları yorgun minik kuzucuklar. Daha ne görecekti o güzel gözleri? Boncuk gibi dizildiler. Arkalarında giderek yükselen bir duvar ve kapanırken bizim sessizliğimize inat adeta dile gelip isyan eden o demir kapının siyah, simsiyah gıcırtısı.

Çocukların önüne set çekerek dizildi öğretmenler. Düne kadar şefkatle öğrencilerinin yarasını temizleyen, gözünün yaşını silen öğretmenler... Teker teker aradılar çocukların çantalarını. İçlerine baktılar, ters çevirip boşalttılar. Darmadağın oldu koşulsuz sevgi. Etrafa saçıldı çantaların içindeki sonsuz güven. Yere düştü bir kalemlik, acıkınca çocuğu yesin diye anasının çantasına koyduğu bir haşlanmış yumurta ile birlikte. Utandı çocuk, arkadaşları yumurta diye gülüşünce...

Bir kez daha dönüşmüştük hepimiz. Öğrencilerimizle kurduğumuz o güçlü bağları koparıp bir çırpıda muebbete mahkum ettik gülümseyen gözbebeklerini. Öğretmeni değildik artık çantasını aradığımız hiçbir öğrencimizin.

Bizler gibi öğretmen olma hayali kuran birçok küçük mahkum, öğretmeniyle son kez göz göze geldiği o an vazgeçti bir gardiyan olmaktan.

Teneffüste okul bahçesinde devriye gezen polis abilerinin etrafına toplandı çocuklar. Elden ele dolaşan polis şapkasını kapmak için birbirleriyle yarışırken okul çantasından yerlere saçılan umutlarından çoktan vazgeçmişlerdi. Şimdi büyük bir inançla mavi beyaz bir şapkaya sığdırdıkları yeni hayallerinin peşinden koşuyorlardı...

hasanturunc47@gmail.com

Yorumlar (3)

Hasan Turunç - 22 Nisan 2026 10:34

Güzel yorumlarınız için çok teşekkür ediyorum Beyhan Hocam ve Akın Hocam.????

Akın Azazi - 21 Nisan 2026 09:29

Yüreğimizi kanatan yaşananlar mı,alınan önlemler mı yoksa her ikisi de mı? Yüreğine sağlık hocam.

Beyhan Tümer - 20 Nisan 2026 22:50

Gözüm doldu okurken ve galiba gözümüz sık sık dolacak bundan sonra.Bizi yine biz anlar biz anlatır hocam.Anlaşılmak dileğiyle kaleminiz daim olsun????
SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
ZITLIKLARIN ÖZEL BİLEŞİMİ: SAVAŞ MI? BARIŞ MI?

Fikir Yazıları04 Haziran 2026 21:26

ZITLIKLARIN ÖZEL BİLEŞİMİ: SAVAŞ MI? BARIŞ MI?

Görünmek Değil, Olmak

Fikir Yazıları04 Haziran 2026 15:48

Görünmek Değil, Olmak

GÜZEL İNSAN OLMALI

Fikir Yazıları04 Haziran 2026 01:02

GÜZEL İNSAN OLMALI

EMEKLİ ÖĞRETMEN MAĞDUR, EMEKLİ HAKLARI GÜNCELLENMELİ

Fikir Yazıları01 Haziran 2026 23:31

EMEKLİ ÖĞRETMEN MAĞDUR, EMEKLİ HAKLARI GÜNCELLENMELİ

KURBAN Kelimesinin Özündeki Işık (Etimolojik, Numerolojik ve Ezoterik Bir Okuma)

Fikir Yazıları29 Mayıs 2026 11:43

KURBAN Kelimesinin Özündeki Işık (Etimolojik, Numerolojik ve Ezoterik Bir Okuma)

BAYRAMLAR KİMİNLE GÜZEL: O ZAMAN NEDEN GELDİNİZ!

Fikir Yazıları28 Mayıs 2026 15:26

BAYRAMLAR KİMİNLE GÜZEL: O ZAMAN NEDEN GELDİNİZ!

Bayramın Ruhu Samimiyette Saklı

Fikir Yazıları28 Mayıs 2026 10:54

Bayramın Ruhu Samimiyette Saklı

BAYRAMLAR VE BİZE KATTIKLARI

Fikir Yazıları28 Mayıs 2026 01:37

BAYRAMLAR VE BİZE KATTIKLARI

Unutulan Değerlerin Kapısını Çalan Son Gelenek: Bayram

Fikir Yazıları27 Mayıs 2026 19:17

Unutulan Değerlerin Kapısını Çalan Son Gelenek: Bayram

SESSİZ DEVRİM : KİTAP OKUMANIN BİREYSEL VE TOPLUMSAL DÖNÜŞTÜRÜCÜ GÜCÜ (Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü  ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi  21)

Fikir Yazıları25 Mayıs 2026 12:23

SESSİZ DEVRİM : KİTAP OKUMANIN BİREYSEL VE TOPLUMSAL DÖNÜŞTÜRÜCÜ GÜCÜ (Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 21)