
Bir eğitimci olarak geçtiğimiz günlerde yaşanan üzücü hadiseler hepimize şunu bir kez daha göstermiştir: Okul güvenliği uzun süredir biriken sorunların görünür hale gelmesidir. Mesele çok derindir ve eğitimsel boyutu göz ardı edilemez.
Güvenlik, kapıya konulan görevliyle ya da koridora yerleştirilen kameralarla tek başına sağlanamaz. Elbette gereklidir fakat güvenlik çocuğun kendisini okulda ‘’güvende hissetmesiyle’’ başlar.
Öğrenciyle kurulan iletişim zayıfladığında, aidiyet duygusu kırıldığında ve empati yerini mesafeye bıraktığında okullarda risk artar. Güvenlik politikaları sadece ’’ kontrol’’ üzerine değil ‘’bağ kurma’’ üzerine inşa edilmelidir. Okul yönetiminin dili ve eğitim ortamının niteliği süreç için çok önemlidir.
Okullarda yaşanan şiddet olaylarına eleştirel pedagojik yaklaşımla baktığımızda öğrencinin davranışlarını içinde bulunduğu aile yapısı, medya etkisi, okul iklimi, sosyoekonomik koşullar doğrudan etkilemektedir.
Okul güvenliğinde dikkat edilmesi gereken asıl husus şiddeti üreten şartları değiştirerek ve uygun iklim ile sağlıklı bir zeminde değerlendirerek dönüştürücü niteliğe çevirmeliyiz. Kalıcı ve uzun vadede etkili çözüm için öğrenciyi merkeze alan, onunla bağ kurabilen ve daha fazla temasta bulunarak rehberlik ve psikolojik desteğin en üst düzeyde katılımıyla sonuçlanması gerekmektedir.
Güvenliği tehdit eden zeminleri iyi kavrayabilmemiz gerekir. Ben bir eğitimci olarak öncelikle öğrencinin kendini değerli hissetmesi, yeterli hissetmesi ve dışlanmaması gerektiğini ve bu bağlamda öğretmenlerin çok dikkatli olmasının zaruri bir durum olduğunu düşünmekteyim. Daha fazla ceza değil, daha fazla rehberlik ve yönlendirme yapılmalıdır. Biz öğrenciyi anlamayı, dinlemeyi ve sürece katmayı başaramazsak eğer bu tür sonuçlarla sürekli karşılaşırız. Korku üzerine kurulu hiçbir sistem güvenli değildir.
Devletin sağladığı imkânları doğru pedagojik yaklaşımla destekleyemezsek sorunu sadece ertelemiş oluruz. Sorumluluk yalnızca sistemde değil; biz eğitimcilerdedir. Daha fazla önlem almak, daha doğru ilişki kurmak zorundayız. Okul güvenliği tüm paydaşların en iyi oluş durumlarını kapsayarak bütüncül bir anlayışla ele alınmalıdır.
Eğitim sadece bilgi vermek değildir, insanileşme sürecidir. Bu süreçte insanı koruyacak bir bilinç inşa edilmelidir. Bu bilinç olmadan hiçbir okul güvenli değildir. Öğrenci her anlamda kendisine sunulan bir iklimin ürünüdür. Güvenlik olay anında değil, olaydan önce şekillenir.
Eğitim Bilimleri20 Nisan 2026
Eğitim Bilimleri19 Nisan 2026
Sosyal Bilimler04 Nisan 2026
Kitap Tanıtımı07 Nisan 2026