Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
ATAM İZİNDEYİZ!

ATAM İZİNDEYİZ!

Fikir Yazıları 05 Nisan 2026 22:34 - Okunma sayısı: 426

Mehtap ŞİMŞEK GÜRKAN

ATAM İZİNDEYİZ!
Toplumsal düzen içinde bizleri doğrudan veya dolaylı yollardan ilgilendiren olay, olgu ve
durumlara karşı bizim dışımızda gerçekleşiyormuş niyetiyle hareket etmek; belli bir süre sonra
ahlaki olarak ortaya koyduğumuz tüm gerçeğin ve toparlanmaya doğru yürüyüşümüzün önünde
‘’meşru’’ engeller olarak ortaya çıkmaya başlayacaktır. Nitekim insanın düşünce ve
görüşlerinin elde edilişi otorite, inanç ve sağduyu, sezgi ve bilim gibi yöntemler ekseninde
oluştuğundan her kişi kendisinin veya bağlı bulunduğu grubun gerçeğini toparlanmak olarak
aksettirecek bir hareketin ‘meşru öncüleri’ rolüne bürünecektir.
İnsanların yaşamlarına ve tecrübelerine dayalı olarak elde ettikleri tüm edinimler sağduyu
hakimiyetine sahip olduğundan bilimsel ilkelerden uzakta seyretmektedir. Benzer durum
doğuştan sahip olduğumuz sezgiye dayalı öngörülerimiz için de geçerlidir. Görüş çerçevemizi
çizen inançlar ise bildiğinden şaşmamak veya salt beklentiler adına sadece bir şeye inanma
güdüsüyle ‘sarılıp sarmalanan’ duygular olarak ortaya çıkmaktadır.
Bireyleri şekillendiren bir diğer unsur ise bireyin sağduyu ve inançları dışında neyin doğru
neyin yanlış olduğunu sorgulama çabasından vazgeçerek, aile, yasa, kurumlar, toplumsal
yapılar, gazeteler gibi görüş yaymayı ödev haline getirenlerin ortaya koydukları cevapları
benimsemesi olarak anlamlandırılır. Nedensellikleriyle birlikte tüm bu yöntemler herkese açık
bir özellik taşımayacağından öznel olarak kalmaktadır. Bu öznel oluşum keyifliliğe, dar
görüşlülüğe neden olmakta, bu süreç gerçekçi kanıtların nesnel bir zemin üzerine
oturtulmasının önünde engeller olarak karşımıza çıkmaktadır.
Engeller olarak nitelendirdiğimiz bizi bireysel veya grup düşünüş olarak bir kaba sığdıran
anlayış zihinsel yetilerin gerçekçi, tam, akla uygun ve bilimin ışığında kullanılmasına izin
vermeyeceği için fiziki veya düşünsel bir saldırı mekanizması halini alacaktır. Bu mekanizma
zaman içinde işlerlik kazanması deprem öncesi stres birikimi gibi toplum yapısında birikerek
insan merkezli sarsıntıların öncülüğünde, bazen doğrudan bazen dolaylı olarak etki alanını
düzenleyen ve artçılarıyla genişleyen toplumsal çatlaklar olarak kendini gösterecektir.
Toplumsal çatlaklar en dar ölçekte bireysel bir oluşum olarak karşımıza çıkabileceği
gibi geniş ölçekte gruplaşmalar olarak da tehlikeli bir birlikteliğin sonucu olabilmektedir.
Nitekim grubun birey üzerindeki normatif etkileri, grubun ortak karar alma durumlarında, grup
üyelerinin birbirlerinden bağımsız bir biçimde düşünme istekleri ve kabiliyetlerini
baskılayabilmekte, alternatif düşünceler fikir birliğine dayalı bir karar verme süreci için
reddedilebilmekte ve doğru kararı vermenin önüne geçecek şekilde grup düşünüşe yol
açabilmektedir.
Bireysel boyuttan grup boyutuna tüm oluşumlar; toplumsal düzensizliğin dışavurumu
olarak meşru bir kurala bağlı kalmaksızın herkesin istediği her şeyi yapmasına imkan ve fırsat
sunacak bir yöntem olarak zuhur edecektir. İlkin pek de bilinçli ve kasıtlı olarak görülmeyen
bu sessiz ve bulanık oluşumların illüzyon hareketleri gün geçtikçe zihinleri ve bedenleri
etkileyecek bir istilaya dönüşecektir. Kendilerini ‘çoğunluk’ olarak görmeyi makul ve makbul
gören gerek bireysel gerekse grupsal oluşumlar düşünce ve eyleme geçme boyutunda tüm
etkilerini sözde ‘teorik’ bir zemine oturtmak isteyecektir.
En görünür tehlike ise kendini bu ‘teorik çerçevede’ hissettirecek, bu oluşumların sözde
gerçek olarak ortaya koydukları ölçütlere uymayan her şey ‘mesru’ olarak görünen ve dayatılan
bir rıza gösterme durumuna evrilecektir. Bu evrilme bizi biz yapan her şeyden vazgeçme
durumuna getirilmeden bu oluşumların en basit manada saf ve salt cehaletten olduğuna yönelik
kendimizi bir ikna etme durumundan kurtarma yolunu bize Mustafa Kemal ATATÜRK şu
ifadeleri ile anlatmıştır: ‘ Ben, manevi miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir
sonmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım, bilim ve akıldır. Benden
sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul
ederlerse manevi mirasçılarım olurlar.’
Manevi mirasçıların olarak sana söz ATAM İZİNDEYİZ!
Hazırlayan: Mehtap ŞİMŞEK GÜRKAN

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
TOPLUMSAL YOZLAŞMADA NİRVANA

Fikir Yazıları15 Mayıs 2026 22:56

TOPLUMSAL YOZLAŞMADA NİRVANA

TÜRKİYE'DE KİTAP OKUMA KÜLTÜRÜ ÜZERİNE SOSYOLOJİK KISA NOTLAR(Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 15)

Fikir Yazıları15 Mayıs 2026 10:30

TÜRKİYE'DE KİTAP OKUMA KÜLTÜRÜ ÜZERİNE SOSYOLOJİK KISA NOTLAR(Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 15)

Neden Oku(ya)muyoruz? (Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 14)

Fikir Yazıları11 Mayıs 2026 21:26

Neden Oku(ya)muyoruz? (Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 14)

TÜRKİYE NEDEN DÜŞÜNMEYİ BIRAKIYOR? ((Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 13)

Fikir Yazıları10 Mayıs 2026 23:06

TÜRKİYE NEDEN DÜŞÜNMEYİ BIRAKIYOR? ((Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 13)

KİTAPLARLA DOST OLMAK İYİLEŞTİRİR ((Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 12)

Fikir Yazıları10 Mayıs 2026 22:54

KİTAPLARLA DOST OLMAK İYİLEŞTİRİR ((Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 12)

Parçalanan Dikkat, Yüzeyselleşen Öğrenme: Türkiye’de Okuma Kültürü Üzerine(Türkiye'de  Kitap Okuma Oranlarının  Düşüşü ve Bu Düşüşün  Çözüm Yolları  Yazı Dizisi  11)

Fikir Yazıları10 Mayıs 2026 21:03

Parçalanan Dikkat, Yüzeyselleşen Öğrenme: Türkiye’de Okuma Kültürü Üzerine(Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 11)

Oku-yorum...  (Türkiye'de  Kitap Okuma Oranlarının  Düşüşü ve Bu Düşüşün  Çözüm Yolları  Yazı Dizisi  10)

Fikir Yazıları10 Mayıs 2026 20:17

Oku-yorum... (Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 10)

Profesyonel Okuryazarlığın  İnsan Kaynakları Niteliğine Etkisi (Türkiye'de  Kitap Okuma Oranlarının  Düşüşü ve Bu Düşüşün  Çözüm Yolları  Yazı Dizisi  9)

Fikir Yazıları10 Mayıs 2026 20:05

Profesyonel Okuryazarlığın İnsan Kaynakları Niteliğine Etkisi (Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 9)

Türkiye Neden Okumuyor?

Fikir Yazıları09 Mayıs 2026 22:44

Türkiye Neden Okumuyor?

KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞININ  AZALMASI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ (Türkiye'de  Kitap Okuma Oranlarının  Düşüşü ve Bu Düşüşün  Çözüm Yolları  Yazı Dizisi  8)

Fikir Yazıları09 Mayıs 2026 22:01

KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞININ AZALMASI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ (Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 8)