Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
EĞİTİM VE ÜRETİM

EĞİTİM VE ÜRETİM

Fikir Yazıları 12 Ekim 2019 16:57 - Okunma sayısı: 1.884

Eğitim bireyi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda hayata hazırlamak, iş ve meslek kazandırmanın yanında ahlâkî, sosyal açılardan geliştirmektir. Toplumun ahlâkını, anlayışını, kültürünü ise ekonomi belirler. Eğitim iktisadî hayata bağlıdır ve onun ihtiyaçla

EĞİTİM VE ÜRETİM

Eğitim bireyi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda hayata hazırlamak, iş ve meslek kazandırmanın yanında ahlâkî, sosyal açılardan geliştirmektir. Toplumun ahlâkını, anlayışını, kültürünü ise ekonomi belirler. Eğitim iktisadî hayata bağlıdır ve onun ihtiyaçlarına göre şekillenir.

Türkiye’nin dünya sıcak para sistemine bağlı ekonomisi tüketici kitleler yaratılmasını gerektiriyordu. Buna uygun olarak eğitim sisteminin felsefesi, işleyişi, programları ve modeli biçimlendirildi. Tasarrufun yerine savurganlık, üretimin yerine tüketim ikame edildi ve tüketimde özgürlükçü toplumsal aidiyet olarak muhafazakâr kitleler yetiştirildi. Tüketim özgürlükçülüğünün üst yapısı olan muhafazakârlık ve Orta Çağ değerleri eğitimin üst yapısal hedeflerini oluştururken millîlik ve bilimsellik önemli ölçüde dışlandı.

Dünyada ve Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz var olan sistemin sürdürülemeyeceğini göstermekte ve üretime dayanan yeni bir sistemi zorunlu kılmaktadır. Türkiye iktisadî olarak bu dönüşümü sağlamadan eğitimde hiçbir sorununu çözemez.

Öncelikle atılması gereken adım merkezî planlama ile bölgesel kalkınma göz önünde bulundurularak tarım ve sanayinin geliştirilmesi ve büyük kentlere göçün tersine çevrilmesidir. Mevcut hareketlilikte hiçbir planlama yapılamaz. Göç veren bölgelerde bina başına düşen öğrenci sayısı az iken İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde bina yetersizliği bulunmaktadır. Bu planlamalar yapılırken hangi yörede ne tür bir iktisadî hayat varsa ona uygun meslek lisesi açılmalıdır. Eğitim üretim yaşamının ihtiyaçlarına göre şekillenmelidir. Zaten bu yola girildiğinde eğitimin felsefesi de modeli de programları da kendiliğinden değişecek, muhafazakârlığın ve Orta Çağ’ın yerini millîlik ve bilimsellik alacaktır.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
MERHABA KADIN

Fikir Yazıları08 Mart 2026 10:51

MERHABA KADIN

SAKİNLEŞTİM

Fikir Yazıları07 Mart 2026 23:40

SAKİNLEŞTİM

ÖZ TERAPİ’DEN ZAMANSIZ AŞK GÜNLÜKLÜKLERİ’NE VE İÇİMİZDEKİ YUVA’YA-1

Fikir Yazıları02 Mart 2026 06:40

ÖZ TERAPİ’DEN ZAMANSIZ AŞK GÜNLÜKLÜKLERİ’NE VE İÇİMİZDEKİ YUVA’YA-1

ÖZGÜRLÜĞÜN YENİ ZİNCİRLERİ

Fikir Yazıları26 Şubat 2026 18:09

ÖZGÜRLÜĞÜN YENİ ZİNCİRLERİ

Fikir Yazıları25 Şubat 2026 19:17

"Numaralar Çağı": Gerçeklik Duygusunun Yitimi

İyi Asker Sendromu:Görünmez İtaatin Psikolojisi

Fikir Yazıları21 Şubat 2026 20:01

İyi Asker Sendromu:Görünmez İtaatin Psikolojisi

HAYATI KAYDIRMA

Fikir Yazıları19 Şubat 2026 20:01

HAYATI KAYDIRMA

ANLAMLI YAŞAMAK

Fikir Yazıları18 Şubat 2026 22:54

ANLAMLI YAŞAMAK

Bazen de Olmaz

Fikir Yazıları17 Şubat 2026 17:03

Bazen de Olmaz

Sevgili Öykü

Fikir Yazıları15 Şubat 2026 01:31

Sevgili Öykü