Matematik üzerine ikinci defa yazmamın nedeni, bu alandaki başarı notumuzun pek iç açıcı olmamasıdır. 2003 yılından beri aralarında Türkiye’nin de değerlendirildiği 37 OECD ülkesi arasındaki PİSA yarışmalarında 32. sırada yer almaktayız. Ve bu sıralama hiç değişmiyor. Hatta birkaç dönemdir -özellikle son 10 yıl- kararlı bir düşüş eğrisi izlemekteyiz. Aynı şekilde Fen Bilimleri ve okuma becerileri alanında da ortalamanın altındayız. Genel sıralamada ise 100 ülke arasında 79-80 bandında seyrediyoruz. (Okuduğunu anlayamama kronik bir kusur halini almıştır bu ülkede ve bu konuda taşralı politikacılar başı çekmektedir. Onları sırayla güvenlikçiler, bürokratlar ve bir ömür boyunca ancak yüzde 20 civarında kitap okuyabilen öğretmenler ve köylüler izlemektedir.
*******
Matematik uzun bir tarihe sahiptir. Hemen hemen bütün bilim dallarının en eskisidir ve antik çağdan günümüze ayları, günleri saymayı, takvim tutmayı; geçmişte sultana, bugün de devlete ödenecek vergileri hesaplamayı, bir tarlanın alanını veya bir binanın statik ölçümlerini, üç kilo domatesi bir kilo tereyağıyla takas etmeyi onun gücüyle gerçekleştiriyoruz. 2x2=4 antik çağda da kullanılıyordu, şimdi de aynı minval üzere devam ediyoruz. Finans sektöründe, bilimde, haritacılıkta, kültür ve sanatta, DNA dizilimlerinde, bilgisayar işlemlerinde, istatistik ve benzeri birçok alanda ona muhtacız.
Ama bir sorun var:
Dünyada her gün yeni gelişmeler yaşanırken, her gün bir teorem çözülürken, hipotez ileri sürülürken, insanlık ışık yolculuklarına hazırlanırken, bu topraklarda matematikten yana ele avuca gelebilecek bir yeniliğe, bir icada tanık olamıyoruz..
Niye?...
Çünkü matematiksel düşünme eksik. Çünkü Türkiye ve benzeri ülkelerde, matematik ve fen bilimlerini algılama kapasitesi her dönem ikinci sırada olmuştur. Matematik eğitimimiz hala, genel olarak onun kilit basamağı
konumundaki dört işlemle veya aritmetik bölümüyle ilgilidir. Bir türlü buradan çıkıp ileri gidemiyor. İthal formüllerle ya da değişimi ve yeniliği uzaktan izleyerek idare ediyoruz. Sözgelimi siz, bir parçacık hızlandırıcısının enerjisini, yörüngesini, çarpışma olasılığını hesaplayabilen bir girişim duydunuz mu bu topraklarda?. Bir hipotezin, teoremin, yeni bir matematiksel formülün üretimine yönelik hayal gücüne, yaratıcılığa tanık odunuz mu?... (Çok az istisnalar dışında)
*******
Kuşkusuz matematik tarih ve coğrafya öğrenmek kadar kolay değildir. Kolay olsaydı eğer, bir ideoloji olurdu; bir tapınak, bir mabet olurdu. Onu öğrenmek disiplin gerektirir… Disiplin ise doğası gereği sıkıcıdır ve bundan dolayı çok kişiye itici gelir. Çok kişi için tatsız-tutsuz, soğuk bir şeydir. Söz sanatlarındaki yalanlar kadar ilgi çekmez. Zihinleri yorar, sabır ve heyecanlarını tüketir ve bütün bunların nedeni onun kolayca anlaşılmamasından ileri gelir. Soyutlamalar üzerine kurulu bir dili anlamak kolay değildir kuşkusuz. Ama her şeye rağmen takdir edilecek temel bir bilimdir. Bütün bilim dalları için bir araçtır ve her zaman, her şeye, herkese bir şeyler söyler.
Önümüzdeki yıllarda ortaya çıkabilecek birçok bilim dalı matematiğe zorunlu olacaktır. Kültür sanat dahil, finans, politika, ormanlar, bozkırlar, ovalar ve dağlarda yaşamın nasıl ayakta kalabileceği ile ilgili hesaplamalar, nüfus, ihtiyaçlar, beslenme ve gıda oranları, haritalar, teknolojiler, bilgisayarlar, yapay zeka ve daha başka şeyler bugünkünden daha fazla ihtiyaç duyacaklardır ona. Kısacası hayat giderek matematiğe daha çok ihtiyaç duyar hale gelecektir. Bundan dolayı matematik eğitimimizi yükseltmek zorundayız. Dört işlem üzerinden geleceği yakalayamazsınız… (Dört işlem için de son yıllarda hesap makineleri kullanılıyor zaten.)
Gelecekte bugünkü hantal, ağır birer yüke dönüşen üniversitelerin, okulların yerini sanal dijital kurumlar alabilir. Hayatımız ve ilişkilerimiz başka yöne evrilebilir. Bu şu anlama gelir: Matematik ile hayat arasında ileri bir ilişki başlayacaktır ve bu gerçek bize matematik eğitiminin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Belki şimdi, “Matematik çok önemlidir ya da günün birinde birçok çıkış yolu matematik üzerinden sağlanır…” sözü abartılı gelebilir ama matematik uzaklara geçme yeteneğinin koşuludur.
Çağı kaçırmak istemiyorsak, eğitimdeki yatırım alanlarımızı matematikten yana genişletmeliyiz…
Dünya değişiyor; matematik de değişiyor, gelişiyor. Bir ülkenin eğitim sistemi, sayılarla oynamayı ne kadar önemserse, geleceğe ulaşma hedefi de aynı ölçüde hızlanır…
Fikir Yazıları07 Mayıs 2026
Fikir Yazıları07 Mayıs 2026
Fikir Yazıları07 Mayıs 2026