
PROF. DR. KÜRŞAD YILMAZ İLE EĞİTİM YÖNETİMİNDE DEĞERLER KİTABI ÜZERİNE – 5
.
1- Çalışanının kendi özel değerlerini okul örgütüne getirirse yöneticiler ne yapmalıdır?
.
Kişiler sadece sahip oldukları değerleri değil, kültürel sermaye sonucu edindikleri her şeyi çalıştıkları kurumlara taşırlar. Bu bağlamda kişiler aile, çevre, eğitim ya da diğer yollarla edindikleri bilgileri, becerileri, alışkanlıkları, dil kullanma biçimlerini, zevkleri, ilgileri ve diğer eğilimleri kurumlarına taşıtlar. Kişilerin ve örgütlerin sahip oldukları değerlerin örtüşmesi ya da en azından yakın olması istenen bir durumdur. Böyle bir uyumun yüksek olması, daha yüksek iş doyumu, artan iş performansı, artan örgütsel vatandaşlık davranışı, yüksek örgütsel bağlılık ve daha düşük işten ayrılma niyeti ile sonuçlanabilir. Uyumsuzluk ise düşük iş doyumu, azalan performans, artan tükenmişlik, stres ve yabancılaşma gibi olumsuz örgütsel davranışlarla sonuçlanabilir. Kişi-örgüt değer uyumsuzluğu olduğunda, bu uyumsuzluk çalışanın performansını ya da iletişimini olumsuz yönde etkilemiyorsa yöneticilerin müdahale etmesine gerek olmayabilir. Ancak her durumda yönetici öncelikle uyumsuzluğun kaynağını tespit etmek için açık bir iletişimi tercih etmelidir. Durumun tespiti, sorun oluşturabilme potansiyeli, diğer çalışanları etkileme ihtimali değerlendirilmelidir. Okullar açısından değerlendirildiğinde ise okul müdürü yasal gücünü kullanmalı ve gerekli adımları atmalıdır.
.
2- Bilindiği gibi okulların informal boyutu, formal boyuttan daha ağır basmaktadır. Bu anlamda yöneticiler ne yapmalıdır?
.
Okullar, değer merkezli ve informal boyutu ağır basan örgütlerdir ve birer sosyal sistemdir. Sosyal sistemlerin en önemli özelliği ise insan ilişkilerinden oluşmasıdır. Bu bağlamda okulları birer bürokratik örgüt olarak görüp, yasal gücü kullanarak yönetmek mümkün değildir. Bursalıoğlu hocamızın da dediği gibi okullarda yasal gücün ve ceza gücünün sıklıkla kullanılması pek tavsiye edilmez. Yöneticiler informal ilişkilerin farkında olmalı ve bunları okulun amaçlarını gerçekleştirecek şekilde kullanmasını bilmelidir. Bir yöneticinin informal ilişkileri ya da grupları yok etmeye çalışması olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Bu gruplar okula zarar vermediği sürece, okula katkı yapacak şekilde kullanılmalıdır.
.
3- Uzun zamandan beri yönetim ve eğitim yönetimi çalışmalarının göz ardı edilmesinin maliyeti ne olmuştur?
.
Genelde eğitim bilimleri, özelde ise eğitim yönetimi çalışmalarının göz ardı edilmesi, olaylara ve olgulara bilimsel, rasyonel ve veriye dayalı bakılmasını engellemiştir. Bilimsel bir temele dayanmayan, günü kurtarmaya dönük ya da devamlılığı olmayan düzenlemeler eğitim sistemine büyük zararlar vermiştir. Eğitim kurumlarının yapısı, koordinasyonu ve geliştirilmesi ayrı bir özen gerektirirken, kısa vadeli düşünce ve hazırlıklar ile yapılan değişiklikler beklenen etkiyi hiçbir zaman oluşturmamıştır. Ayrıca bir konu ile ilgili birden çok çalışma yapılmasına, zaman kaybına ve maddi zararlara sebep olmuştur. Türkiye’de eğitim yönetimi alanındaki bilgi birikimi, araştırma ve uygulama tecrübesi diğer ülkelerden geri kalır nitelikte değildir. Alanda çok nitelikli araştırmalar, projeler ve tezler üretilmektedir. Sistem bu bilgi birikiminden yararlanmayı tercih etmelidir.
Eğitim Bilimleri20 Haziran 2026 15:53
Eğitim Bilimleri14 Haziran 2026 20:56
Eğitim Bilimleri07 Haziran 2026 20:34
Eğitim Bilimleri07 Haziran 2026 17:37