
Okul Mezuniyet Törenlerinin Anlamı
Mehmet Şişman (Prof. Dr.)[1]
İlkbahar ayları geldiğinde okullarda ve okul çağında çocuğu olan ailelerde bir telaş başlar. Zira bu aylar, okullarda bazı bayram kutlamalarının, bahar şenliklerinin ve diploma-mezuniyet törenlerinin yapıldığı aylardır. Mayıs ve Haziran aylarında, hemen bütün okul kademelerinde yer alan okullarda mezuniyet günlerinin veya törenlerinin yapılması mutat hale gelmiştir. Çeşitli amaçlarla yapılan “okul törenleri”, okul kültürünün de önemli bir unsuru olup “diploma veya mezuniyet törenleri” de bir statüden başka bir statüye “geçiş törenleri” kapsamında yer alır. Bu törenler, öğrencilerin bir eğitim kademesini bitirmiş olmalarının verdiği heyecan, sevinç, mutluluk ve başarıyı paylaşmalarının yanında yeni bir eğitim kademesine ya da okul sonrası hayata geçişin ilk adımının atılması yönünden önemli bir eşiktir. Çocukların/gençlerin hayatında yeni bir eğitim kademesine ve okula başlamak kadar bunu başarıyla bitirmek de önemli bir dönüm noktası olup onların gelişim ve olgunlaşmaları yönünden anlamlıdır. Lakin bu mezuniyet törenlerini geleneksel kültürümüzde yeri olmayan bazı ritüellerle sadece bir gösteri, şov, şenlik ve eğlence havasında kutlamak, hiç de anlamlı değildir. Bu yönüyle söz konusu törenlerin, eğitimin amaçlarına ve öğrenme kazanımlarına katkısı sorgulanmalıdır.
Mezuniyet, Arapça kökenli olup “mezun” kelimesinden mastar olarak türetilmiştir. TDK sözlüğüne göre mezun, “izinli, izin almış, yetkili kılınmış” anlamlarını taşır. Eğitimle ilgili olarak mezun, herhangi bir eğitim kademesindeki eğitim/öğrenim sürecini tamamlayıp diploma ya da mezuniyet belgesi alan kişiyi ifade eder. Geleneksel kültürümüzde “mezuniyet” yerine, daha çok “icazet” kelimesi kullanılmakta olup bunun göstergesi de “icazetname” adı verilen belgedir. “İcâzet” kelimesi, “geçiş için yol ve izin verme, bir merhaleyi geçme” anlamlarına gelir. Geleneksel eğitimde icazet, bir talebenin tamamlamış olduğu eğitim süreci sonunda iktisap ettiği ehliyetin (yeterliliğin) hocası tarafından onaylanmasını ifade eder. Verilen icazetname de diploma ve sertifika gibi belgelerden farklı bir belgedir. Günümüz eğitim sisteminde icazetnamenin yerini, Batı dillerinden alınan diploma ve sertifika gibi belgeler almış olup icazetname merasimi de diploma veya mezuniyet törenine dönüşmüştür.
Okullarda öğrencilerle ilgili düzenlenen okula başlama ve okulu bitirme törenlerinin yanında öğretim kadrosu için düzenlenen okul kadrosuna katılma, terfi etme, tayin olma ve emekli olma gibi durumlara bağlı olarak düzenlenen birtakım törensel etkinlikler, elbette bazı anlam ve değerlerin yaşatılması ve paylaşılması yönünden önemlidir. Ancak yapılan bu törensel ekinlikler, anlamsız rutinlere dönüştüğünde ortak değerlerin paylaşılması bir yana kimi katılımcılar için bir işkenceye de dönüşebilmekte; tören için yapılan hazırlıklar ve ayrılan zaman, tören alanlarının düzenlenmesi gibi pek çok husus bir külfet hâlini alabilmektedir.
Batılı ülkelerde mezuniyet ya da okul bitirme törenleri, ilkin üniversitelerde yapılmaya başlanmış olup geçmişi, ilk üniversitelerin kurulduğu 12. Yüzyıla kadar dayanır. Söz konusu törenlerde kullanılan bazı kıyafet ve semboller ise dini mahiyette anlam ve özellikler taşır. Ancak pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de mezuniyet törenleriyle ilgili bir takım unsurlar büyük ölçüde ithal edilmiş olup yükseköğretim kurumlarından başlayarak okul öncesi eğitim kademesine, hatta kreşlere kadar yaygınlaşmıştır. Bu durum, söz konusu törenlerin menşei olan Batılı ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de çeşitli yönlerden eleştiri, mizah ve alay konusu olmaktadır. Düzenlenen bazı törenler, “mezuniyet” kavramının anlamıyla bağdaşmayan kutlama biçimlerine ve gösteri alanlarına dönüşmektedir. Her ne kadar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okul törenleriyle ilgili bazı mevzuat düzenlemeleri yapılmakta ise de icrasıyla ilgili ortak standartlara dayalı bir form söz konusu olmayıp farklı eğitim kurumları farklı yorumlar ve unsurlar katarak törenleri gerçekleştirmektedir. Böylece bazen törenler, birtakım ortak değerlerin paylaşılması bir yana adeta kültürün değerler alanındaki parçalanma ve yozlaşmanın bir ifade aracı olmaktadır.
Mezuniyet törenleri; genel olarak katılımcılar (yöneticiler, öğretim kadrosu, öğrenciler, anne babalar ve diğer davetliler), tören mekânı, tören sembolleri ve kıyafetleri, konuşmalar ve şiirler, tören müziği vb. unsurlardan oluşur. Törenlerin icrası ise; sırasıyla saygı duruşu ve milli marşın söylenmesi, yöneticiler, davetliler ve öğrenciler adına konuşmalar, mezunların geçit resmi, dereceye giren mezunların takdimi, sembolik mahiyetteki geçici mezuniyet belgelerinin verilmesi, akademik kadro ile vedalaşma, mezuniyet/meslek yemini gibi ritüeller sonrası müzik eşliğinde sevinç çığlıklarıyla “haydi kepler havaya!” komutuyla birlikte hep birlikte “keplerin havaya atılması” şeklinde gerçekleşir. Stadyum ya da konferans salonu gibi geniş mekânlarda icra edilen törenlerde ise yapılan resmi konuşmalar, çoğu kere mekândaki gürültü ve uğultu arasında kaybolur.
Mezuniyet törenlerinin kapsamı ve icra ediliş biçimi bir yana bunlar okul, öğrenci ve veliler için birtakım maddi külfetler de getirmektedir. Mezuniyetle ilgili tören kıyafetleri, konserler, balolar, partiler, yemekli toplantılar vb. etkinlikler, önemli bir mali yük oluşturmaktadır. Giderek bir gösteriye dönüşmekte olan bu törenler, mezunların başarısının kutlanması bir yana okullar, öğretmenler, aileler arası bir yarış alanına dönüşmektedir. Bu törenler vasıtasıyla okullar ve aileler arasındaki statü farklılıkları da sergilenmektedir. Diğer yandan düzenlenen törenlerin öznesi olması gereken mezunlar, giderek bir tören nesnesine ve sosyal medya ortamlarında yapılan paylaşımlarla da bir reklam unsuruna dönüşmektedir.
Mezuniyet törenlerinin icrasında yer alan birtakım unsurlar yanında mezuniyet için yaptırılan birtakım kıyafetler de başka kültürlerden alınmış olup tören sonunda “haydi kepler havaya!” komutuyla genelde yabancı müzikler eşliğinde hep birlikte havaya fırlatılan “kep atma” ritüelinin geleneksel kültürümüzde hiçbir anlamı yoktur. Zira bu gelenek, ABD kültüründen bütün dünyaya yayılmış olup kültürel yönden homojenleşmeyi öngören modernleşme döneminden kültürel farklılık ve çeşitliliği kutsayan postmodern döneme geçiş sürecinde dünya yeniden Anglo-Sakson kültürlerin ve ritüellerin istilasına maruz kalmaktadır. Okul törenleri de bunun en bariz olarak yaşandığı örneklerdir.
Genelde okul törenlerinin yanında okul mezuniyet törenlerinin de anlamını ve işlevini yeniden düşünmek gerekir. Bu törenler; milli, ahlaki, kültürel değerleri yansıtıcı ve güçlendirici bir mahiyette planlanıp icra edilmelidir. Zira sosyal ve kurumsal yönlerden bir bütünleşme ve paylaşma aracı olarak görülebilecek ulusal ve kurumsal mahiyetteki törenler, bir ayrışma ve parçalanma aracı da olabilmektedir. Bu törenlerin icrasında, okul tarihi ve kültürü içinde bir rol model ve kahraman olarak temayüz etmiş kurucular, yöneticiler, öğretmenler, mezunlar da unutulmamalıdır. Bunların da tören katılımcıları içinde yer alması, gerektiğinde onlara söz hakkı verilmesi, kurumsal aidiyeti ve kültürü güçlendirecektir. Eğitimle ilgili bütün paydaşlar, bu törenlerin icra ediliş biçimini, amaç ve işlevlerini yeniden düşünmelidir. Elbette bu konuda başta eğitim/okul liderleri ve öğretmenler olmak üzere ebeveynlere de önemli görevler düşmektedir. Güçlü okul kültürlerine sahip okulların; aynı zamanda her türlü aşırılıktan uzak olarak eğitimin/okulun amaç, vizyon, misyon ve kültürüne uygun bir biçimde iyi düzenlenmiş etkili okul törenleri de icra etmeleri beklenir.
Kaynaklar
Şişman, M. (2022). Mezun-mezuniyet. Türk Maarif Ansiklopedisi. https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/ mezun-mezuniyet maddesi.
Şişman, M. (2022). Okul törenleri. Türk Maarif Ansiklopedisi. https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/okul-torenleri maddesi.
Şişman, M., & Küçük, M. (2011).Okul törenleri: ritüel yeri olarak okul. Pegem Akademi.
[1] Emekli Öğretim Üyesi. Toplum, Eğitim ve Kültür Araştırmaları (TEKA) Dergisi Baş Editörü
Sosyal Bilimler23 Haziran 2026
Fikir Yazıları22 Haziran 2026