
Değer/kıymet (value) kavramı; felsefe yönünden ahlak felsefesi, etik, estetik gibi başlıklar altında ele alınan; antropoloji, sosyoloji, psikoloji gibi insani bilimler başta olmak üzere sosyal, beşeri, iktisadi, politik, dini vb. farklı açılardan ele alınan başat kavramlardan biridir. Değerler, insanların hayatta önem verdiklerini, ulaşmak ve sahip olmak istediklerini ifade eder. İnsanlar, hayatını ve eylemlerini, tercih ettikleri ve önem verdikleri değerlere göre tanzim eder. Değerlerin öğrenilmesi ve yaşanması erken çocukluk döneminden itibaren söz konusu olup okul öncesi eğitim de temelde bir değer eğitimi sürecidir.
Değerler, kültürün de temel öğelerinden olup diğer kültürel öğelere şekil verir. Kültür konusuyla ilgili yapılan araştırma ve çalışmaların önemli bir kısmı, değerler üzerine olup insani, sosyal, dini, ahlaki, mesleki, kurumsal vd. değerleri belirlemeye dönük çeşitli ölçekler de geliştirilmektedir. Antropolojik açıdan insan, kültür ve değer üreten, hayatını da bunlara göre düzenleyen bir varlık olarak tanımlanır. Eğitim de öteden beri temelde bir değer üretme ve aktarma süreci olarak görülür. Bu çerçevede eğitimin gerçekleştiği “okul” denilen kurumsal yapılar da değerlerin üretildiği ve aktarıldığı mekânlardan biridir. Bu bağlamda geçen yüzyılda özellikle 1990’lı yıllardan itibaren modern toplumlarda bu kavram, değer eğitimi (value education), karakter eğitimi (character education), ahlaki eğitim (moral education), etik eğitimi (ethical education) gibi başlıklar altında yapılan çalışmaların merkezinde yer alır.
Değerler konusunun dünyada giderek artan bir biçimde gündeme gelmesi, bu konudaki araştırmaların artması, bir tesadüf olmayıp esasen modern toplumlarda yaşanan kriz alanlarından birinin de değerlerle ilgili olduğu söylenebilir. Modernleşme sürecinde ortaya çıkan bir takım ideoloji ve akımların savunduğu değerlere bağlı olarak insanlığa vadettiği “daha mutlu bir dünya” projesi gerçekleşmemiştir. Bu süreçte modern toplumlar, ekonomik ve teknik alanlarda kalkınma ve ilerlemeler gerçekleştirmiş; ancak insani, sosyal, kültürel, ahlaki alanlarda aynı gelişmeler sağlanamamıştır. Bilakis zaman içinde bu alanlarda yaşanan problemler giderek artmıştır. Her ne kadar bazıları değerler eğitimi söz konusu olduğunda bunun daha çok dini, ahlaki, manevi değerleri çağrıştırdığını düşünmekte ise de yukarıda ifade edildiği gibi değer kavramının, sosyal, kültürel, ahlaki, politik, ekonomik; yerel, bölgesel, ulusal, evrensel vb. çok çeşitli boyutlarda düşünülmesi gerekir.
Modern toplumlarla eşzamanlı olarak Türkiye’de 2000’li yılların başından itibaren Mili Eğitim Bakanlığı bünyesinde gerçekleştirilen müfredat çalışmalarında, yapılan Milli Eğitim Şuralarında, üniversitelerdeki akademik çalışmalarda, giderek artan bir biçimde “değerler eğitimi” konusu yer almaya başlamıştır. Bu konuda resmi kurumlar ve sivil toplum örgütleri tarafından çeşitli projeler geliştirilmiş olup çeşitli yayınlar yanında okullarda da konuyla ilgili çalışmalar yapılmaya başlanmıştır.
Dünyada toplumsal ve kurumsal yaşamda gözlemlenen bazı kültürel sorun ve krizlere bağlı olarak eğitim/okul yönetimi ve liderliği alanında da değerler konusunu merkeze alan etik, ahlaki, kültürel, ruhi liderlik vd. kavramlaştırmalar gündeme gelmektedir. Eğitimde politika belirleyici ve karar verici konumunda olanların vereceği kararlar ve gerçekleştireceği eylemler, eğitim paydaşlarının hayatında önemli bir belirleyici olup okul yöneticilerinin de okul toplumunun diğer üyeleri için eylem ve davranışlarıyla rol model olmaları, onların söylemlerinden daha etkili olur. Zira insanlar, başkalarının davranışlarında görmek ve gözlemlemek istedikleri değerleri öncelikle kendileri göstermelidir ki inandırıcı ve güvenilir olabilsinler.
Dünyada ve ülkemizde kültürün değerler alanında giderek artan bir aşınma ve yozlaşmadan söz edilmekle birlikte okullarımızda güzel örneklerin de yaşandığını görmekteyiz. Basına yansıyan bazı haberlere bakıldığında kimi okul kantinlerinde, para karşılığında hizmet veren makinalar dışında, bir görevli olmaksızın öğrencilerin bedelini kasaya bırakarak ihtiyaçları olan malları aldıkları kantinlerde, gün sonunda kasanın açık vermek bir yana fazlalık bile verdiği ifade edilmektedir. Bu tür uygulamalar; hırsızlık, gasp, yolsuzluk, akran zorbalığı gibi pek çok olumsuz eylemin haberlerde sıklıkla yer aldığı günümüzde doğruluk ve dürüstlük gibi insani değerlerin öğrencilere yaşayarak kazandırıldığı güzel örneklerdir.
Geçtiğimiz günlerde eğitim enstitüsünden öğrencilerimin yöneticisi olduğu bir eğitim kurumunu ziyaret ettim. Yaklaşık 2000 dolayında öğrencilerinin olduğunu ifade ettiler. Kurumun duvarlarında, bazı insani ve kurumsal değerleri vurgulayan ifadeler dikkatimi çekti. Bu kurumda da kantinde herhangi bir görevli olmadığını ifade ettiler. Her hafta kantin için gerekli olan ihtiyaç maddelerini temin ederek oraya koyduklarını, öğrencilerin bedelini kasaya bırakarak ihtiyaçlarını karşıladıklarını, hafta sonunda da hiçbir zaman kasanın açık vermediğini ifade ettiler. Bu durum, beni ziyadesiyle mutlu etti ve kendi kendime eğer “çocuklarımıza güvenir ve kendi davranışlarını düzenleme yeterliliği kazandırırsak dışardan birilerinin onları kontrol etmesine gerek olmaksızın kendi kendilerini kontrol etmeyi ve yönetmeyi öğrenebilirler” diye düşündüm.
İnsan davranışının kontrolüyle ilgili olarak rahmetli babaannemin bir sözü aklıma geldi. O, bu konuda dışsal kontrole dayalı tedbirlerin yeterli olamayacağını düşünerek “hangi bir insanın başına bir zabit dikesin ki?” derdi. Toplumda her insanın başına onu dışarıdan kontrol edecek bir görevli tayin etmek imkânsız olduğuna göre, herkesin kendi kendini kontrol edecek iç kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekir. Bu da çok bilen değil; insani, ahlaki, kültürel değerler sistemini içselleştirmiş nesiller yetiştirmekle mümkün olabilir. Her çocuk, bazı inanç sistemleri ve kültürlerde ileri sürüldüğü gibi dünyaya günahkâr bir varlık olarak değil, tertemiz ve saf bir fıtrata sahip olarak gelmekte olup eğitim sürecinin temel hedefi de onu değiştirmek ve dönüştürmekten öte ifsat etmeden geliştirmeye çalışmak olmalıdır.
Eğitim Bilimleri25 Ocak 2026 23:27
Eğitim Bilimleri22 Ocak 2026 22:16