
Geçtiğimiz ay PISA ve TIMSS raporları ışığında eğitim sistemimizin uluslararası
arenadaki konumunu detaylıca irdelemiştik. Bugün ise gözümüzü daha yakına,
milyonlarca ailenin mutfağında, salonunda her akşam konuşulan o "büyük meseleye",
Liselere Geçiş Sistemi’ne (LGS) çeviriyoruz. 2022’den 2025’e uzanan veriler, LGS’de
kartların yeniden dağıtıldığını ve yıllardır doğru bildiğimiz bazı "kabullerin" değiştiğini
haykırıyor.
Matematik: Bir Kader Değişimi
Yıllardır "LGS Öğrencisi matematik yapamıyor" cümlesini bir tekerleme gibi tekrarladık.
Ancak son dört yılın verileri, bu öğrenilmiş çaresizliğin yıkılmaya başladığını gösteriyor.
Rakamlar yalan söylemez: 2022 yılında 20 soruda 4,74 olan doğru cevap ortalaması,
2023’te 5,95’e, 2024’te 6,54’e ve nihayet 2025 yılında 7,12 seviyesine tırmandı.
Bu, basit bir istatistik artışı değil, bir "dip dalgası"dır. Bu yükseliş; okulun çabası kadar,
çocuğunun eğitimi için dişinden tırnağından artıran, özel dersle, kaynak kitapla, manevi
destekle seferber olan "Türk ailesinin" zaferidir. Matematik ortalamasının 4 bandından
7 bandına çıkması büyük bir başarıdır; ancak 20 soruluk bir testte hala gidilecek çok
yolumuz olduğunu da unutmamalıyız.
Fen Bilimleri: Güvenli Limanda Fırtına Var
Matematikteki bu umut verici tırmanışın aksine, Fen Bilimleri cephesinde işler yolunda
gitmiyor. Öğrencilerimizin yıllardır "net deposu" olarak gördüğü bu alanda, sessiz ama
endişe verici bir irtifa kaybı yaşanıyor.
Tablo net: 2022 yılında 9,50 olan ortalama, 2023’te 9,01’e, 2024’te 8,63’e gerilemiş,
2025 yılında ise 8,45 bandına inmiştir.
Fen okuryazarlığı, ezberden çıkıp "bilimsel düşünme" pratiğine dönüştüğü an,
öğrencilerimiz zorlanmaya başladı. Bu düşüş, çocuklarımızın neden-sonuç ilişkisi
kurma ve analiz yeteneklerindeki körelmenin en somut kanıtıdır. Matematiği çözerken
Feni kaybetmek, üzerinde düşünülmesi gereken yeni paradoksumuzdur.
Türkçe ve Sosyal Dersler: Yerimizde Sayamayız
Sayısalın gölgesinde kalsa da ana dilimizdeki durum, akademik başarının kilit taşıdır.
Türkçe testinde 2022’de 9,22 olan ortalamamız, 2025 yılında 9,75 seviyesinde istikrar
kazanmıştır. Ancak kendi dilimizde %50 başarı barajının hemen kıyısında dolaşmak (20 soruda yaklaşık 10 net), okuduğunu anlama konusunda hala katetmemiz gereken
bir mesafe olduğunu gösteriyor.
Diğer branşlara baktığımızda ise tablo parçalı bulutlu: 2025 verilerine göre İnkılap
Tarihi ve Din Kültürü derslerinde 6-6,5 bandında seyrederken; Yabancı Dil (İngilizce)
dersinde 10 soruda 5,5 net ortalaması, "dünya vatandaşı" yetiştirme hedefimiz için
daha çok çalışmamız gerektiğini hatırlatıyor.
LGS’nin Doğası: Şampiyonlar ve Gerçekler
Temmuz 2025'te açıklanan sonuçlarda, tüm soruları doğru yanıtlayan 719 şampiyon
çıkması elbette gurur verici. Ancak LGS, doğası gereği bir "seçme ve sıralama"
sınavıdır. Sınavın ayırt ediciliği, bilenle bilmeyeni ayırmak üzerine kurgulanmıştır.
Bizim odaklanmamız gereken asıl nokta şampiyonlar listesi değil; akademik makasın
açılmasıdır. Matematikte yukarı tırmanan grupla, Fende aşağı düşen grubun kesişim
kümesini doğru okumazsak, çocuklarımıza doğru rehberlik yapamayız.
Sonuç: Yol Haritası Değişmeli
LGS verileri bize şunu söylüyor: Matematikte doğru yoldayız, gaza basmaya devam
etmeliyiz. Ancak Fen Bilimlerinde acil bir "durum değerlendirmesi" yapmalı ve öğretim
stratejilerimizi gözden geçirmeliyiz.
Bu sınav, lise kapısından içeri adım atmak için bir araçtır. Ancak asıl büyük maraton,
liseden sonra başlar.
Peki, lise sıralarına yerleşen bu gençlerimizi bekleyen bir sonraki büyük sınavda, yani
üniversiteye giriş sürecinde durum ne? LGS’deki bu tablo, üniversite sınavına (YKS)
nasıl yansıyor? Bir sonraki yazımda, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) verilerini
masaya yatıracak ve "Lisede neyi yanlış yapıyoruz?" sorusuna, yine verilerin ışığında
cesur cevaplar arayacağız.
Görüşmek üzere.
Eğitim Bilimleri22 Ocak 2026 22:16
Eğitim Bilimleri18 Ocak 2026 19:56