Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Cinsiyet Eşitsizliği üzerine 2

Cinsiyet Eşitsizliği üzerine 2

Eğitim Bilimleri 28 Eylül 2025 20:01 - Okunma sayısı: 392

Cansel Güven

Hasan Güneş: Ataerkil ön kabuller ve varsayımları bakımından ülkemizi değerlendirir misiniz?

Cansel Güven: Antropologlar insanlık tarihinin anaerkil düzenden ataerkile doğru evrimleştiğini iddia eder. Anadolu’da bulunan, ilkel çağlardan kalan tanrıça heykelleri de bize bu topraklarda kadın egemen dönemlerin kanıtlarını sunar. Bugün iş hayatından temsil görevlerine, medeni hayattan kanunlara, siyasetten sanata… aklınıza gelebilecek her kriterde erkek>kadın ise bu tersine evrim dayatma değil ön kabulün tezahürü olabilir. Nüfusun yarısı iken kadınlar “bu anomaliyi içselleştirmiş ise” toplumsal kabulleniş yerleşir. Bu normalleşme hali birkaç yılda ve/veya birkaç nesilde peydahlanmaz. Bu noktada Türkiye’de kadın hakları başlığında devrim sayılabilecek kazanımların nasıl elde edildiğinden başlarsak bugünü analiz edebiliriz. Mustafa Kemal Atatürk, çağdaşımız kadınlardan çok önce Anadolu kadınına seçme ve seçilme hakkı “tanıdığında” bu hak kadınlarımızca yüksek sesle talep edilen, örgütlenmiş ve eyleme dökülerek koparılmış bir hak değildi. Bahşedilmiş hediyelere çok kıymet verilmemesi gibi, kadının hakları da haklılığı da toplumumuzda “yeterince” değer bulmadı diye düşünüyorum. On yıllar boyunca da, istisna kadınları, kahramanlarımızı hariç tutarak, bir güzellik, hoşluk nesnesi gibi, bir mucize ve medeniyet nişanı gibi makamlara, sahnelere, sanata, siyasete, yönetici makamlara ilişiverdi kadınlar. Kadın kotasını, istisnasını gördüğümüz her yerde kadın değersizleşti. Maçlara indirimli biletle giren kadınlar, kadın kotasıyla milletvekili olanlar ve kadınlı aileli bakanlıkların kadın kabine üyeleri vs vs.

Erkek egemen toplumun içinde “erkek gibi” mücadele eden, efeleşen kadınları da ayrı tutamayarak şunu söylüyorum; kadının eşitliği hala göreceli bir konudur belki ama en çok da kadının sorunudur.

Hasan Günaş: Ataerkil düzene son vermek için ne yapmak gerekir?

Cansel Güven: Toplumların bir cinsiyetin hakimiyetinde olması gerekir mi? Erkeklerin avlandığı, kadınların bebek büyütüp yemek yaptığı çağlardan bugüne beden gücü önemini yitirdi. Daha doğrusu cinsiyetten kaynaklı avantaj ve dezavantajların önemi azaldı. Teknoloji geliştikçe kadın erkek hepimiz hımbıllaşmadık mı? Çünkü makineler var ve onları isterse kadın isterse erkek kullanabiliyor.

Ben her erkekle veya her hangi bir erkekle eşit değilim, hepsinden farklı birçoğundan üstün de olabilirim. Eşitsizlik sorununu kızlı erkekli çözmemiz gerekse de, kayıpların ve ayıpların telafisi için ön alması gereken bizzat kadındır. Bunu kadın kollarına ve kotalarına sıkışarak yapamayız. Yıkarak yapacağız.

Hasan Güneş: Ülkemizde ders kitaplarının toplumsal cinsiyet eşitsizliğindeki rolüne değinir misiniz?

Cansel Güven: Bir araç olarak yalnızca ders kitapları değil, tüm eğitim sistemi ataerkil. Çünkü siyasi rejim öyle. “Afedersiniz kadın mı kız mı” diye başlayan söylemde en naif yaklaşım öldükten sonra ayağımızın altına cennet serilme ihtimali ile doğurabilme yetimizin yüceltilmesi. O ders kitaplarında on yıllar önce de anne sofrayı kurarken kızı yardım ederdi, oğlan çocuğu yerde arabasını sürerken baba gazetesini okurdu vesaire. Subliminal algı ders kitapları dahil her alanda ve her an saldırıyor bize. Çocuklarımız açısından televizyon ve sosyal medyanın en az ders kitapları kadar etkili olduğunu kabul etmeliyiz. Hepsi ders niteliğinde ve tam zamanlı zehirliyor. Ne kadar kaçınabiliriz veya ne yapabiliriz sorusuna bireysel önlemlerle yanıt verebilirim. Öğretmen ve veliler ders materyallerinin muhtemel zehrine karşı çocuk lehine defansta olmalı. Özellikle öğretmenler resim ve metin içeriklerine eleştirel yaklaşmakta geri durmasınlar, bazen ders tersten öğretilir. “Şu resimde anne gazete okurken baba sofrayı hazırlasa nasıl olurdu?” diyebilmeliyiz. Çağdaş Dünyada doğum sonrası ücretli uzun izini anne veya baba kullanabiliyor mesela. Erkeğin mutfakta daha mahir olduğu, evden çalıştığı, kadının iş hayatında daha aktif olduğu nice aileler yok mu? Norm nedir? Normal nedir? Sık rastlanan şey en sağlıklı olandır diyemeyiz. Eğitimin yalnızca okulda, yalnız ders kitapları aracılığıyla yapılan bir etkinlik olmadığını bilerek çocuklarımızı kendi normlarını gerçekleştirmeye cesaretlendirmek olası. Bu konuda söyleyeceğim son şey, her yıl yeniden türetilip güya ücretsiz dağıtılan ders kitapları çocuk zihinlerinde kanserleşecek toksik şeylerle dolu emin olun. Çocuklarınıza öncelikle iyi örnek olun, onları bu kitaplardan ve bu kitaplardan medet uman mucitlerinden koruyun.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Eğitim Bilimleri
VERİYE DAYALI OKUL YÖNETİMİ VE ÖĞRENME ANALİTİĞİ

Eğitim Bilimleri09 Şubat 2026 23:11

VERİYE DAYALI OKUL YÖNETİMİ VE ÖĞRENME ANALİTİĞİ

Eğitimde Sosyal Arabuluculuk

Eğitim Bilimleri08 Şubat 2026 21:54

Eğitimde Sosyal Arabuluculuk

Milli Eğitim Akademisi İktidarın Öğretmenini Yetiştirecek

Eğitim Bilimleri08 Şubat 2026 12:16

Milli Eğitim Akademisi İktidarın Öğretmenini Yetiştirecek

Milli Eğitim Akademisinde Başarı Değerlendirmesi Nasıl Olacak?

Eğitim Bilimleri01 Şubat 2026 16:12

Milli Eğitim Akademisinde Başarı Değerlendirmesi Nasıl Olacak?

Okulda Değer Eğitimi

Eğitim Bilimleri01 Şubat 2026 15:57

Okulda Değer Eğitimi

İlkokullarda Özel Bilgi, Beceri ve Yetenek Derslerine Branş Öğretmenleri Girmelidir

Eğitim Bilimleri25 Ocak 2026 23:27

İlkokullarda Özel Bilgi, Beceri ve Yetenek Derslerine Branş Öğretmenleri Girmelidir

LGS’DE ARTAN MATEMATİK NETLERİ VE BAŞARI KARNEMİZ

Eğitim Bilimleri25 Ocak 2026 18:07

LGS’DE ARTAN MATEMATİK NETLERİ VE BAŞARI KARNEMİZ

PROF. DR. KÜRŞAD  YILMAZ İLE EĞİTİM YÖNETİMİNDE DEĞERLER KİTABI ÜZERİNE - 4

Eğitim Bilimleri22 Ocak 2026 22:16

PROF. DR. KÜRŞAD YILMAZ İLE EĞİTİM YÖNETİMİNDE DEĞERLER KİTABI ÜZERİNE - 4

Üniversitelerde “İsme İlan” Düzeni: Liyakat mı Keyfiyet mi?

Eğitim Bilimleri21 Ocak 2026 06:43

Üniversitelerde “İsme İlan” Düzeni: Liyakat mı Keyfiyet mi?

Bir Çocuğun Düşünmesine Alan Açmak: P4C Üzerine

Eğitim Bilimleri18 Ocak 2026 20:44

Bir Çocuğun Düşünmesine Alan Açmak: P4C Üzerine