Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Türk Milli Eğitiminin Geldiği Son Nokta

Türk Milli Eğitiminin Geldiği Son Nokta

Fikir Yazıları 09 Mayıs 2024 23:38 - Okunma sayısı: 1.111

Yusuf İpekli

Türk Milli Eğitiminin Geldiği Son Nokta

Hesapsız, kitapsız; ben yaptım oldu mantığı ile yürütülmeye çalışan Türk millî eğitim sisteminin geldiği son nokta gün gibi ortada, içler acısı.

Okullar adeta fokur fokur, kum kazanı gibi kaynıyor.

İlkokullar, ortaokullar hele hele orta öğretim kurumlarında iş tamamen çığırından çıktı.

Basına yansıdığına göre altmışlı yaşlardaki okul yöneticileri özellikle kız öğrencileri tacizden tutuklandı, tutuklanıyor.

İğrenç mi, iğrenç ne kelime ki...

Düşünürken bile insanım diyen herkesin midesi bulanıyor.

Ayrıca son bir haftadır üç ayrı ilde üç ayrı şiddet olayıyla karşı karşıya geldik.

Bu şiddet öğretmenin öğrenciye uyguladığı şiddet değil. Velinin öğretmene uyguladığı şiddetten de farklı, aklın reddettiği bir başka boyut.

Şu ya da bu ancak genellikle disiplinsizlik, devamsızlık gibi nedenlerle okuldan uzaklaştırılıp, okulla ilişiği kesilen öğrenciler; okulda sigara vb içtiği için disiplin cezası alanlar; öğrencinin kural dışı hal ve hareketlerinin velilerle paylaşılması sonucu öğrenciler öğretmenlerine şiddet uygulamakla kalmıyor, silahla okul basıp, öğretmenini yaralıyor, öğretmenini öldürüyor.

Nasıl...

Yirmi iki yılın sonunda eğitimin geldiği nokta iyi mi? Beğendiniz mi?

Oysa mevcut iktidar bir parola ile yola çıkmıştı. "Dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz..." diyerek okulları adeta medreseye çevirenlerin uyguladığı politikalar akademik başarıyı yükseltti mi?

Hayır!

Olumsuz davranışları önledi mi?

Hayır!

Öğrencileri kimlik ve kişilik sahibi yaptı mı?

Hayır!

Gençlere iş bulacağı bir sistem oluşturma konusunda ikna etti?

Hayır!

Peki ne yaptı?

"Dindar ve kindar" nesil yetiştirme planının dindarlıkla ilgili bölümü ateist ve deist yetiştirdi.

Kindarlıkla ilgili bölümü ise hakikaten kindar nesil yetiştirmeyi başardı.

Kime karşı kindar peki?

Yalancılara, üç kağıtçılara, yolsuzluk yapanlara karşı mı?

Hayır!

Ülkeyi soyup soğana çevirerek insanları aç bırakanlara karşı mı?

Hayır!

Uyuşturucu baronlarına, torbacılara karşı mı?

Hayır!

Ya!

Ötesi yok!

Nesil kindar mı? Evet! Kime karşı?

Nesil kendine hizmet eden öğretmenine karşı kindar.

Nesil, anne babasına karşı kindar.

Nesil, karşı cinsine karşı, arkadaşına, komşusuna, akranına karşı kindar.

Nesil; iyiye, doğruya, güzele, barışa, özgürlüğe, demokrasiye, insan haklarına karşı kindar.

Nesil, ara ve namusa, ahlaki ve etik değerlere, aileye ve kurallı yaşam biçimine karşı kindar, hem de dibine kadar kindar.

Nesil; trafikte, sokakta, otobüste, parkta, oturduğu yerde, uykuda, rüyada bile herkese, her kesime, kendine karşı kindar.

İşte bu fiili durum ortada iken, akademik başarı yerlerde sürünürken, davranış problemleri almış başını gitmişken, okul terki tavan yapmışken, öğretmen kalitesi yok olmuşken bizim MEB ne yapıyor?

Öğretmen atamayıp ücretli öğretmen görevlendiriyor.

Rehabilitasyon merkezlerine uzaktan verdiği dört artı iki haftalık eğitimle uzman öğretici yetiştiriyor.

Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerini idareci yapıyor.

Devede kulak bile olmayacak öğretmen ataması için mülakat yapıyor.

Okullardaki şiddet olaylarını görmezden geliyor.

Tarikat ve cemaatlerin dernek ve vakıflarıyla sözleşme imzalıyor.

Desliklere tabut getirip on, on iki yaşındaki çocukların psikolojisini bozuyor.

Ülkeyi çağın gerisine taşıyacağı apaçık belli olan "Türkiye yüzyılı maarif modeli" diye bir metni Türk halkının önüne dayatıyor. Sırf bu yolla katrilyonlarca parayı birilerinin cebinde aktarır.

Varsın, olsun!

Bir milyon öğretmenin bir kısmı tacizden tutuklansın. Bir kısmını öğrencisi veya velisi yaralasın. Üçü beşi öğrenci veya veli tarafından silahla vurularak öldürülsün...

Ne çıkar canım.

Sonuçta kader...

Sonuçta kader...

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
YARATICI BİREY NASIL YETİŞTİRİLİR?

Fikir Yazıları20 Ocak 2026 18:56

YARATICI BİREY NASIL YETİŞTİRİLİR?

BOŞLUK

Fikir Yazıları19 Ocak 2026 21:03

BOŞLUK

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Türk Sineması (5)  - Yılmaz Güney Sineması

Fikir Yazıları18 Ocak 2026 19:36

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Türk Sineması (5) - Yılmaz Güney Sineması

MODERN ÇOCUKLARDA OBLOMOVLUK OLABİLİR

Fikir Yazıları16 Ocak 2026 17:51

MODERN ÇOCUKLARDA OBLOMOVLUK OLABİLİR

Tiktok’laşan Zihinler Çağında Edebiyatın Sağaltıcı Gücü

Fikir Yazıları14 Ocak 2026 08:04

Tiktok’laşan Zihinler Çağında Edebiyatın Sağaltıcı Gücü

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Türk Sineması (4)

Fikir Yazıları13 Ocak 2026 22:08

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Türk Sineması (4)

ANLIK DAVRANIŞ ANINDAKİ İNSAN DURUMU

Fikir Yazıları13 Ocak 2026 21:01

ANLIK DAVRANIŞ ANINDAKİ İNSAN DURUMU

Modern insan neden yeniden mitlere dönüyor?

Fikir Yazıları13 Ocak 2026 18:51

Modern insan neden yeniden mitlere dönüyor?

Ankara mı, en kara mı?

Fikir Yazıları12 Ocak 2026 03:53

Ankara mı, en kara mı?

Narkissos’un Mirası

Fikir Yazıları03 Ocak 2026 21:11

Narkissos’un Mirası