Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

BOŞLUK

Rengin YILMAZER

Kategori: Fikir Yazıları - Tarih: 19 Ocak 2026 21:03 - Okunma sayısı: 121

BOŞLUK

BOŞLUK


Boşluk… Tanımı; kapanmamış derinlik…

.
Bazen, bazı anlar, bazı günler hissettiğimiz gibi…

.
Düşen bir dişin boş kalan yeri gibi, kestirilen saçın tarağın yolculuğunu kısalttığındaki eksik his gibi, son bir yudumu kaldığını düşündüğün içeceğinin çoktan bitmiş olduğunu anladığın an gibi ya da hep orada olan birinin/bir şeyin artık olmadığı gerçeğinin zihnine çarptığı farkındalık gibi…

.


“Yaşam boşluk sevmez.” diyorlar. Evet, hayat mükemmel bir disiplinle işliyor ve mutlaka boşlukları dolduruyor. Her zaman her şey olması gerektiği örgü ile yaşanıyor. Mevsimler birbirini izlerken nasıl düzen şaşmıyorsa yaşamlarımızın da bizim öngöremediğimiz bir
senaryosu var ve sırası gelen sahneye çıkıp, rolü bitince ayrılıyor. Yazarı çoğu zaman bizmişiz gibi davransak da çok derinlerden bir yerden bunun öyle olmadığını içimiz biliyor. Yine de fani bilincimiz istiyor ki boşlukları hemen dolduralım, dolduralım ki eksikliği hissedip üzüntü duymayalım. Oysa o hissedilecekler olgunlaştırıp büyütecek bizi. Az sabır… Belki de çok. Ama mutlaka sabır.

.
Tüm boşluklarını eksik hisleriyle dolduruyor insan galiba. Başarı, mevki hırsı, maddi güç, sevgisizlik, değersizlik… Kimde ne varsa olur olmadık yere koyuyor O kişiye ya da olaya yüklediği anlamı. “Bunu başarınca değerli olacağım, zengin olacağım, güçlü olacağım. Onu elde edince seviliyor hissedeceğim ya da kendimi sevilmeye değer göreceğim. Bunu kazanırsam kendimi tamamlanmış bulacağım.” diyen bir zihni var kimi insanın.

.
Boşluk… Adı üstünde kapanmamış… Kapatma boşver, birinin ya da bir şeyin artık olmayışı ile yarattığı boşluğa bir başka şeyi koymaya çalışma, o boşa çabayı harcama. Bırak boşta kalsın. Herkesin/ her şeyin yeri kendinin olsun. Çok acıtıyorsa dilini üstünde gezdirmezsin, unutursun ve o alışkanlık biter. Düşen dişin için ağzındaki eski yeri ya da kesilen saçın için beslendiği kökleri bir anlam ifade etmiyor artık. Gidene biçtiğin bu değer neden?

.
Bir sonraki sayfaya geçişler zor insanoğlu için sanırım. Alışkanlık hızlı kazanılan ama vazgeçmesi travmatik olabilen bir süreç. Oysa bu yaşamımızda kaç defa dolaba kaldırdık botları da yerine sandaletlerimize geçiverdik büyük bir coşkuyla. O yüzden mevsimleri örnek
almalı. Yapraklarını döken ve baharda yeniden çiçeklenen ağaçları örnek almalı. Ve belki de kökünden beslendiği düşüncelere odaklanmalı insan… Bunu yapabilirse boşluk hüzün ya da üzüntü değil de merak ve heyecan yaratabilir.

.
Evet, bir tarih vardır hevesle beklediğin, o zaman gelince kutlarız dediğin ama o tarih geldiğinde o kişi olmaz oralarda ya da sen aynı sen değilsindir. Bazen çok beklediğin bir haber alırsın da paylaşsan seni anlayacak tek kişi artık başka bir yerdedir. Bir konu geçer, sadece “artık” sende olmayan biriyle aranda konuşulsa komik olabilecek; o boşluk, o eksiklik üzücü. Çünkü orada yarım kalan bir duygu var paylaşılsa büyüyecek olan. Elden bir şey gelmiyorsa üzüldüğün bu alanda oyalama kendini.

.
Hayat umut veren bir akışta. Neşeni tak koluna ve her zaman önüne bak. Gülümseyerek yürüdüğün yolda boşlukları doldurarak ilerleyeceksin ve bunun için kendin olmak dışında bir güce ihtiyacın olmadığını göreceksin.

Yorumlar (0)
EN SON EKLENENLER
Fikir Yazıları - 19 Ocak 2026 21:03

BOŞLUK

BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Fikir Yazıları Yazıları
NİYET

Fikir Yazıları 21 Aralık 2025

NİYET