Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

ZAMANIN RUHUNU NASIL YAKALAYABİLİRİZ? ÜZERİNE SÖYLEŞİ

UĞUR ÖZEREN

Kategori: Yaşam Bilimleri - Tarih: 06 Şubat 2021 16:17 - Okunma sayısı: 1.123

ZAMANIN RUHUNU NASIL YAKALAYABİLİRİZ? ÜZERİNE SÖYLEŞİ

ZAMANIN RUHUNU NASIL YAKALAYABİLİRİZ? ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Uğur Özeren: Sayın Prof. Dr Fügen Berkay hocam , kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz ?
1945 yılında dünyaya geldim, ilk öğrenimini İzmir, orta ve yüksek öğrenimimi İstanbul’da tamamladım. 1967 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü bitirip, aynı yıl girdiğim sınav sonucunda Sosyoloji Bölümüne asistan olarak atandım.
Doktora ve Doçentlik çalışmalarını İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğretim kadrosunda tamamladım. 1976-77 ve 78 yıllarında İsviçre Hükümeti’nden kazandığım bir bursla ve Üniversiteden izin alarak Lausanne’da Prof. Dr. M. Bassand ile birlikte çalıştım.
1984 yılında kendi isteğim ile ve Sosyoloji Bölümünü kurmak üzere aldığım davet nedeni ile İstanbul Üniversitesi’nden İnönü Üniversitesi’ne naklen atandım. 1989 yılında da Profesörlüğe yükseldim.
1984-1996 yıllarında on iki yıl İnönü Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi ve Bölüm Başkanı olarak görev yaptım.
İnönü Üniversitesi’nde görevde bulunduğu yıllar içinde çeşitli Merkez Müdürlükleri kuruluşunda ve yönetiminde yer aldım, farklı yıllarda Dekan Yardımcılığı, çeşitli akademik kurul üyelikleri, Merkezi Müdürlükleri, Üniversite Senato üyeliği, Yurt-Kur temsilciliği ve Rektör Yardımcılığı görevlerini yaptım, 1992–93 ders yılında A.B.D’ de bulundum.
1996 yılında yine davet aldığı Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’ndeki görevine başladım.
Akademik çalışmalarım; Bölüm, Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Rektörlük çalışma planlamaları çerçevesindeki projeler bağlamında sürdü, 2007 – 2008 yıllarında Güzel Sanatlar Fakültesi Kurucu Dekanlığı görevine atandım. Halen, İnönü Üniversitesi Vakfı Mütevelli kurul üyesiyim.
Yurt içi ve yurt dışında bilimsel kuruluş üyeliklerim ve akademik katılımlarım bulunmakta, Fransızca, Latince ve İngilizce bilmekteyim.
Uğur Özeren : Şu an tüm dünyanın tüm gündemi pandemi üzerine yoğunlaştı. Yaşadığımız bu dönem nasıl sosyolojik etkiler içerebilir?
Prof. Dr Fügen Berkay :Bilinen bir gerçektir. Yerküremiz üzerinde yaşayan canlılar arasında sadece insan, tabiat karşısında ya da içinde kendisi beden donanımını, kendi çabasıyla artırmak zorunda kalmıştır.
Bu dezavantaj, aklın gelişimini sağlaması ve alet yapabilme, bir dil geliştirme, kavramlar üretme ve deneyimlerini gelecek kuşaklara bırakabilme şansını birlikte getirmiştir. Doğa karşısında kanatsız, tırnaksız, pençesiz, postsuz, insan hem dünya üzerinde tutunabilmiş, hem de gözünü uzaya dikebilmiş, bir teknolojik serüveni başlatarak bu günlere kadar gelebilmiştir.
Yerküremizin bütün zenginliklerine ve sunabildiklerine karşılık insanın isteklerinin sınırsızlığı ve insanın doyumsuzluğu mantiki açıdan bir çelişki, sanatın diliyle söylersek sonuçları bakımından neredeyse bir trajedidir.
Örneği dışarda aramaya gerek yok. Bu pandemi de yaşadığımız süreç ortadadır. Kendi doğaları gereği bir yayılma hızları olan, çoğunlukla lokal kalan virüsleri, bakterileri coğrafyalar arası uçak yolcuları haline getiren bir uygarlığa sahibiz. Virüslere, deyim yerindeyse kanat takmış uçuran bir uygarlığın da sorumlusuyuz. Tek tek sorumlu değiliz, ama tek tek sorumluymuş gibi davranmaya ihtiyacımız var. Artık bu gerçeklik, zamanın ruhunun edilgen değil de etkin sorumluları olduğumuz bilincini içselleştirmemiz gerekiyor. İnsanlığın geçmişi boyunca yaşadıklarını anlatan tarihe de kulak vermeliyiz.
Uğur Özeren : Dijital okur-yazarlık zamanın ruhunu nasıl etkileyebilir? Sonuçları neler olabilir?
Prof. Dr Fügen Berkay:Endüstri devriminin 19. yy’daki hızının şaşkınlığı ardından, hızlı teknolojik değişme ve bunların getirdiği davranış biçimleri, değerler ve yarattığı muhayyile ile kendinden geçen insanlık iki dünya savaşından sonra biraz akıllanır gibi olsa da ‘'Küreşelleşme’'nin büyüsüne kendini iyice kaptırıp yine kendinden geçince ve elinden çıkan siber halüsinasyonun heyecanına kapılınca, buna farklı güç ülkelerinin egemenlik hırsı, güdülü davranışları eklenmedi mi?
İşte karşımızdaki siber dünya ‘’Zamanının ruhu’’ ve başımıza gelenler!! Kendi adıma bugünkü zamanın ruhundan anladığım bu. Zamanın ruhunu yakalamaktan çok, insanlığın zamanın ruhuna fena yakalandığını ve yataklara düştüğünü düşünüyorum sık sık. O halde diyorum, bizi maddi başarılar açısından bu günlere getiren teknik ve teknoloji, adlarına kafiyeli bir etik duruş ve çeki düzen olmadan toparlanabilir gibi değil.
Uğur Özeren : Sosyal bilimlerdeki en önemli tartışma konularından biri birey ile toplum arasındaki ilişkinin niteliğidir. Bu ilişki, zamanın ruhu ile nasıl bir süreç ortaya çıkarabilir?
Prof. Dr. Fügen Berkay:Dünya üzerinde nice göçler yaşadık ama civarımızda gidecek uygun şartlarda bir başka gezegen yok. Olsa da en yakındakilere bile gidecek ışık hızına sahip bir teknolojimiz ve organik yapımız bulunmuyor. O halde artık evimize çeki düzen vermek durumundayız. Bu anlamda sosyal bilimlere, giderek sosyolojiye çok iş düşüyor. Tıpkı 19. yy’ın reel sarsıntılarını çözebilmek amacıyla oluştuğu gibi…
21. yy ve sonrası içinde ise kendinisini yenileyip yeşertmesi gerekiyor. Ama bu defa sosyoloji daha multi disipliner olmak zorundadır. Tıpkı bütün temel bilimleri arkasına alan ‘’Tıp’’ gibi. Bütün sosyal bilimleri ve çalışmaları arkasına, yanına alan bir sosyal ve sağaltıcı enstrümental alan haline evrilmeli ve daha işlevselleşmeli kanısındayım.

Uğur Özeren : Dijital etkileşim ile ortaya çıkan bu dönem etkilerini düşünürsek, Dijital Bağlılık ve Dijital bağımlılık kavramları nasıl değerlendirilmelidir?
Prof. Dr. Fügen Berkay:Dijital okur yazarlık, bu konuda mantalite açısından eğitilemeden yakalanan insan elinde, yararlıdan çok zararlı olmaya başladı bile. Bunun da bir adabını geliştirmek zorunda dünyamız…
Rastgele ve sorumsuz bir dijital okur yazarlık hali, baskıcı olmayan ama eğitici bir noktadan hareketle oto-kontrollü ve sağduyulu bir birey modeline yönelik düşünülmüş eğitim-öğretimle mümkün olabilirdi. Bu düşünülmüş olsa bile teknolojinin gücüne yetişilemedi.
Uğur Özeren : Zamanın ruhu ile ortaya çıkan yeni normlar, bireylerin yaşam değerini nasıl etkiler?
Prof. Dr. Fügen Berkay:Birey ile içinde bulunduğu toplumun denge ve ilişkisi hemen hemen bütün dünyada bozulmuş gibi bir hal var. Üzerinde çok düşünmek gerekiyor ve hali hazırda sihirli bir formülü de yok.
Sonuçları bakımından, sakıncalarını görmeye başladığımız böyle bir bağımlılığın sosyal bünyelere zararı madde bağımlılığı gibi yıkıcı olmaya başladı sanki. Bu kullanım teknolojiye ve insanlığa yararlı bir araç gibi algılanıp, kabullenilip, içselleştirilemeden bireysel alanda ‘’ego tatmin aracı’’ haline geliverdi. Bu konuda çok ciddi araştırmalar yapmak ve fikirler, kavramlar, eğitim modelleri geliştirmek gerekiyor. Yoksa iyi hazmedilemediğinde, insanlığın paranoyak kitleler haline dönüşme riski büyük...
Uğur Özeren : Bu pandemi dönemini sosyojik bir dönem olarak değerlendirirsek, nasıl bir toplumsal dönüşüm yaşamaktayız?
Prof. Dr. Fügen Berkay:Bunun, bugünkü deneyler ışığında biraz da deneye yanıla bulunabilecek formüller geliştirilerek, sağıltılabilir bir durum diye düşünüyorum.
Her şeyin bir yana bırakılıp, en temel güdülerden olan yaşama içgüdüsünün ve yok olma korkusunun ağır bastığı bir ruh halinin oluşmaya başladığı bir süreç ve dönüşüm yaşıyoruz. Bu gözlem konusunda yanılmış olmayı çok istiyorum. Öte yandan, nice toplu felaketleri ve aymazlıkları aşarak düşe kalka da olsa çok uzun bir geçmişten bu günlere gelebilmiş insanlıktan, sosyolog olarak tamamen ümidimi kesmiş değilim. Malum denizler dalgalanmadan durulmuyor, İnsanlık halleri de böyle!
Bu da geçecek ve farkına varmadan iyi dersler aldı isek belki gelecek kuşaklar için bu dönem, yani tam anlamında bir küresel felaket yaşanmış olunması durumu, tam bir kırılma noktası olarak gelecekte daha sorumlu ve her alanda her meseleden önce ve öncelikli bir dünya toplumu dinamiği ve ruhu yaratılabilecek. Öyle olursa acı da olsa bütün bu çekilenlere değer, diye düşünüyorum.
Uğur Özeren: Sayın Prof. Dr. Fügen Berkay, değerli görüşlerinizi bizimle paylaştığınız için hem Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi ailesi adına hem de okuyucularımız adına çok teşekkür ederiz.

Yorumlar (0)
EN SON EKLENENLER
BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Yaşam Bilimleri Yazıları