Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
BEKLEMENİN FELSEFESİ

BEKLEMENİN FELSEFESİ

Fikir Yazıları 02 Eylül 2020 22:33 - Okunma sayısı: 4.624

KADİR BAYŞU

BEKLEMENİN FELSEFESİ

Ahhhh, Sevgili Okur! Ahhhh,
Beklemekle geçti günler, bekledikçe düşüncelere daldık. Hayaller kurduk, planlar yaptık.
Biliyor musunuz? Cesare Pavese ne güzel söylemiş,
“Yine de bir iştir beklemek. Bekleyecek bir şeyi olmamaktır korkunç olan.”
Sanırım beklemek sabretmektir. Sabredenler de genellikle kazanırlar. Öğrenci sabreder, öğretmen sabreder, veli sabreder, yönetici sabreder…
Neyi beklerler de sabrederler derseniz?
Sınavda başarılı olmayı, ödevlerini bitirmeyi, öğrencilerinin başarılı olmasını, ulusal sınavlarda başarılı olmalarını, para kazanmayı…
Peki, gerçek beklenti ne olmalı? Neyi beklemeli insanoğlu?
Hiç beklemeyin bunun cevabını benden. Herkese, yaşayış şekline, dünyaya bakışına, nerede doğduğuna ve beklentiye göre değişen şeyler bunlar.
Voltaire bir şeyler söylüyor eski zamanlardan,
” İnsan beklemeyi, umumiyetle, artık bekleyecek birşeyi kalmadığı zaman öğrenir. ”
Sizi bilmem ama benim beklentilerim var. Masamda bitirmem gereken işlerim, okumam gereken kitaplarım, geçmem gereken derslerim, sorumluluğumda olan öğretmenlerim, liderlik edeceğim öğrencilerim… O kadar çok ki! Hepsi birlikte yürümek zorunda. Ertelenme lüksü olmayan sorumluluklar bunlar. Kitaplar bekler ancak geleceğin nesilleri beklemez.
Ben kendimce bir yöntem geliştirdim. Her sabah yürürken düşünüyor, düşündükçe düşüncelerimi yakıyorum. Beklentilerime yönelik planlar hazırlıyor, planları uygulamak için kendime zaman yaratıyorum. Hedeflerimi karşılamak için uğraşıyorum. Kararlıyım, gerçekleştirmek istiyorum. Azimliyim, ulaşmak istiyorum. Sabırlıyım, sonuçlanmasını istiyorum.
Bu süreçte geçen zamana mı yanalım yoksa geride kalan zamanın azlığına mı? Her nefes, sona bir adım daha yaklaşım değil mi? “Ne gerek var bu kadar beklemeye” diyor bazen insan, bazen de sabırsızlanıyor. Her şey vaktinde Sevgili Okur! Her şey vaktinde. Acele etmeyin lütfen.
12 yıl görev yaptığım bir köy okulunda, gelen her yeni öğretmen oradan kaçmanın yolunu bulur ve tayin olur giderdi. Her geleni güler yüzle karşılar, gidenin arkasından hüzünle bakardım. Ve içimden “ben ne zaman gideceğim” derdim. Hep bir beklenti oldu bende. Bir gün o okuldan tayinim çıktı. Okulun dış kapısından çıktım, arabadan indim, arkama dönüp baktım ve 12 yıl bir film şeridi gibi geçti gözümün önünden. Uzun zamandan sonra gözyaşları aktı gözlerimden. Sabrın sonu muydu? Selametin sevinç gözyaşları mıydı? Bilinmez elbette. Bildiğim bir şey varsa yeni bir sayfa açılacaktı hayatımda. Bekledim ve sonunda yeni sayfa açıldı.
Hep anlatırım etrafımdaki eğitimcilere. Ne varsa köylerde var diye. Gördüğünde selam veren, evine davet edip önüne yemek koyan, pür dikkat seni dinleyen, sana saygı duyan insanları görürsün etrafta.
Bir de köylerde görev yaptığım için küçük gören zihniyetler gelir aklıma. Kendini Kaf Dağında gören zihniyetler. Empati yoksunu, beklemeyi bilmeyen, sabretmeyi bilmeyen, başarı isteyen ama başarının nasıl sağlandığını bilmeyen… Eğitim uzun soluklu bir süreç. Domates yetiştirmiyoruz derim her zaman. Balkonda biber, bostan da salatalık asla değil. Öyle itinalı olmalıyız ki, geleceği şekillendirmeliyiz. Kandırmaca içinde olanları uyandırmalı, tarihin bilinmediklerini öğretmeli, geleceği şekillendirmeliyiz. Çin atasözünü hatırlatırım o an.
“Bugünü düşünüyorsan balık tut,
Bir yıl sonrasını düşünüyorsan buğday ek,
On yıl sonrasını düşünüyorsan fidan dik,
Yüzyıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir.”
Sevgili okur, insan yetiştiriyoruz, hemen olmuyor, öyle pat diye yetişmiyor. Sadece tek beceriye de odaklanmak asla olmaz. Zamana ihtiyaç var, bir de sabretmeye, ilgiye ve motivasyona ihtiyacımız var.
Sevgili okur, eğitim camiası destek istiyor sizden. Bekledikçe sabır taşları kırıldı tüm eğitimcilerin. Eğitimle uğraşmak isterken, kişisel beklentilerle uğraşmanın zorluğundayız. Herkes kendi penceresinden bakarsa bu iş yürümez ki. Motivasyona ihtiyacı var eğitimcilerin. Onların tek beklentisi bu! Güzel ülkemin seksenüçmiyonu hadi hep birlikte eğitime destek zamanı. Eğitimin beklemeye takati kalmadı. Var olun!
Saygılarımla.
Kadir BAYŞU

Yorumlar (2)

Kadir Bayşu - 13 Eylül 2020 20:29

Çok teşekkür ederim Zuhal hanım.

Zuhal AŞCI - 03 Eylül 2020 20:43

Çok Değerli Hocam, tespitleriniz ve bunları okurlarınıza yansıtmadaki başarınız takdir edilesi. Her yazınızı okurken ayrı bir keyif alıyorum. Her şey bekler, ama eğitim ve sağlık beklemez. Sağlıklı günlerde çocuklarımızın sizin gibi değerli eğitimcilerle buluşmasını dört gözle bekliyoruz. Saygılarımla
SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
OBLOMOVLUKTAN UYANMAK

Fikir Yazıları24 Ocak 2026 04:42

OBLOMOVLUKTAN UYANMAK

YARATICI BİREY NASIL YETİŞTİRİLİR?

Fikir Yazıları20 Ocak 2026 18:56

YARATICI BİREY NASIL YETİŞTİRİLİR?

BOŞLUK

Fikir Yazıları19 Ocak 2026 21:03

BOŞLUK

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Türk Sineması (5)  - Yılmaz Güney Sineması

Fikir Yazıları18 Ocak 2026 19:36

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Türk Sineması (5) - Yılmaz Güney Sineması

MODERN ÇOCUKLARDA OBLOMOVLUK OLABİLİR

Fikir Yazıları16 Ocak 2026 17:51

MODERN ÇOCUKLARDA OBLOMOVLUK OLABİLİR

Tiktok’laşan Zihinler Çağında Edebiyatın Sağaltıcı Gücü

Fikir Yazıları14 Ocak 2026 08:04

Tiktok’laşan Zihinler Çağında Edebiyatın Sağaltıcı Gücü

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Türk Sineması (4)

Fikir Yazıları13 Ocak 2026 22:08

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Türk Sineması (4)

ANLIK DAVRANIŞ ANINDAKİ İNSAN DURUMU

Fikir Yazıları13 Ocak 2026 21:01

ANLIK DAVRANIŞ ANINDAKİ İNSAN DURUMU

Modern insan neden yeniden mitlere dönüyor?

Fikir Yazıları13 Ocak 2026 18:51

Modern insan neden yeniden mitlere dönüyor?

Ankara mı, en kara mı?

Fikir Yazıları12 Ocak 2026 03:53

Ankara mı, en kara mı?