Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
MUTLU DÜŞLER SATICISI

MUTLU DÜŞLER SATICISI

Fikir Yazıları 27 Temmuz 2020 11:50 - Okunma sayısı: 1.151

ALİ GENÇLİ

MUTLU DÜŞLER SATICISI……………………ALİ GENÇLİ
Yaşam kendimize yolculuktur bir bakıma. Dünyaya geldiğimiz andan itibaren, doğanın bize yüklediği mükemmelliği keşfetme serüvenimiz başlar. İlk nefesi almakla başlar her şey. İlk soluk aynı zamanda dışımızdaki dünya ile ilk temasımızdır. En çok kendimiz olduğumuz süreç, dünyayı tanımaya başladığımız ve benliğimizdeki çatışmaları fark ettiğimiz yaşa kadar sürer.
Bir bilge; ‘Yaşam bir yollar yumağıdır’ der. Uzanır gider yollar. Dışımızdaki yolculuk; çevreyi oluşturan tüm nesneler ve kişisel alanımız içinde oluşan olaylarla devam eder. Bu yolculuğumuzda bazen irademiz içinde, bazen de istem dışı çaresizliğimiz bize eşlik eder.
Kendimizi tanıdığımız yaşlardan itibaren olgular bizi kendi dışımıza taşımaya başlar. Artık bizi sarmalayan çevrenin bir parçası oluruz. İç varlığımız hızla yabancılaşmaya, başkalaşmaya başlar. Yaşadığımız toplumun parçası haline geliriz. Ait olduğumuz toplum kendini hapsettiği sınırlar içinde bizi de öz duyularımızdan, isteklerimizden uzaklaştırır.
Artık davranışlarımız kendi arzu ve düşüncelerimizden çok toplumun isteğine gör şekillendirir. Ailemiz bizim bu günümüzü ve yarınımızı belirlemeye başlar. Onlar da toplumun kendine özgü yasaklarla örgüleşmiş kurallarının dışına çıkmamak adına bir çok istek ve düşlerinden vazgeçerek yaşarlar.
Sonunda mutsuz insanlar topluluğu, kısacık hayatlarını mutluluğu aramakla ve iç dünyalarına yolculukla geçirirler. Her dönemi ertelenmiş insanlar yolun sonuna geldiklerinde boş bir hayatın içinde geçtiklerini fark ettiklerinde artık iş işten geçmiştir.
“El alem ne der düşüncesiyle kendimize ördüğümüz duvarlar kadar yükseği yoktur.”
Farklılıklarımızın farkına varıp, kendimize ördüğümüz duvarları yıkmalıyız. Ne kadar yaşadığımız toplumun parçası olsak da kendi duygu ve düşüncelerimizin peşinden gitmeliyiz. Kendi gerçeğimizi keşfetmeli kendi koşullarımıza uygun bir yaşam seçmeliyiz. Beynimizin içinde kaygı ve korkuların sarıp sarmaladığı bir hayat tarzı yerine kendi hayatımızın uygulayıcısı olmalıyız. Öz güvenimizi yitirmeden içimizdeki cevheri keşfetmeli, başka hayatları taklit etmek yerine kendimiz olara yaşamayı başarmalıyız. İşte o zaman mutluluktan bize düşen pay daha da büyüyecektir. Ama geç kalmadan. Yaşamın ‘şimdi’lerden ibaret olduğunu unutmayalım. Dünün olumsuzluklarına ve yarının kaygılarına bu günü feda etmeyelim. Çünkü bir gün çok geç olabilir. “Jorge Luis BORGES” ustanın dediği gibi…
“Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya, İkincisinde, daha çok hata yapardım. Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım. Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar, Çok az şeyi Ciddiyetle yapardım. Temizlik sorun bile olmazdı asla. Daha çok riske girerdim. Seyahat ederdim daha fazla. Daha çok güneş doğuşu izler, Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim bir çok yere giderdim. Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye. Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben. Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu. Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten. Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın. Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan, Gitmeyen insanlardandım ben. Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım. Eğer yeniden başlayabilseydim, İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım. Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla. Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer. Ama işte 85'indeyim ve biliyorum...

& quot;

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
“Hayallerden Özgürlüğe Çocukların Birey Olma Yolculuğu”

Fikir Yazıları26 Ağustos 2025 23:58

“Hayallerden Özgürlüğe Çocukların Birey Olma Yolculuğu”

Organize Suçlulukla Mücadelede Falcone Metodu:

Fikir Yazıları26 Ağustos 2025 15:49

Organize Suçlulukla Mücadelede Falcone Metodu: "Parayı Takip et, Mafyayı Bulursun"

Pop Çağından Lolipop Çağına: Sanatın Çöküşü

Fikir Yazıları02 Ağustos 2025 16:27

Pop Çağından Lolipop Çağına: Sanatın Çöküşü

YAPAY ZEKA MAZİYE KARŞI

Fikir Yazıları29 Temmuz 2025 14:35

YAPAY ZEKA MAZİYE KARŞI

Vatanımız...

Fikir Yazıları28 Temmuz 2025 17:08

Vatanımız...

Feministler ve Aile: Feminist Söyleme Eleştirel Bir Giriş

Fikir Yazıları19 Temmuz 2025 19:03

Feministler ve Aile: Feminist Söyleme Eleştirel Bir Giriş

PİŞMANLIKLARIMIZ

Fikir Yazıları15 Temmuz 2025 16:58

PİŞMANLIKLARIMIZ

Patates Uygarlığı Üzerine Aforizmalar

Fikir Yazıları12 Temmuz 2025 20:22

Patates Uygarlığı Üzerine Aforizmalar

YANAN YEŞİLİN AĞITI

Fikir Yazıları02 Temmuz 2025 21:37

YANAN YEŞİLİN AĞITI

Çocuklarda Okuma Motivasyonu Nedir, Nasıl Geliştirilir?

Fikir Yazıları30 Haziran 2025 22:52

Çocuklarda Okuma Motivasyonu Nedir, Nasıl Geliştirilir?