Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Öznesi Olmak Yaşamın

Öznesi Olmak Yaşamın

Sosyoloji 14 Mayıs 2020 22:32 - Okunma sayısı: 2.935

Sinan Abuzer AKDAĞ

Sanatçının en mutlu olduğu anlar, yıllarca verdiği emeğin karşılığı olarak alkışlara boğulmanın yanı sıra, başarısının ödüllendirildiği anlardır. İçsel bir mutluluk yaşarken, üstüne düşeni yapmış olmanın getirdiği dinginliği, çokluk, olgunlukla yaşamaktadır. Bu olgunluk ve dinginlik sanatçı olmanın getirdiği doğal bir sonuçtur. Sanatçının yaşadığı emek ve üretim sürecinin kazandırdıklarıdır.

Yerine getirdiği sorumlulukların bir şekilde farkına varılmış olması ve emeğinin değerlenmesi onu mutlu ederken, o yine, yeni sorumluluklara ve yüklendiği sorumlulukları yerine getirmeye başlamıştır bile. Durmak bilmez bir yolculuğa çıkmıştır çoktan.& quot; Üretmeye, değiştirmeye, dönüştürmeye ve aydınlık yüzü yaşamın olmaya devam etmektedir.

Yaşamın öznesi olmayı gerektirir tüm bunlar. Yani her an, her yaklaşımda, kullanılan her sözcükte, olaylara ve onlara ilişkin olgulara bakışta ve yaklaşımda, yorumda etken olmayı ve yaşamın kendisine yüklediği sorumlulukların bilincinde olmayı gerektirir. Kısacası zor zamanların insanı olabilme erdemini gerektirir. Edilgen bir tercih ve duruş, suskunluk ya da nesnesi olmak yaşamın, alır götürür uzaklara üretmenin hazzından ve sıradanlığın çemberine sokar sanatçıyı. Sanatı ve üretilenleri gündelik başarılarla avunmaya ve popüler kültürün amaçlarına hizmet etmeye götürür. & quot;Yok oluşun sürecidir bu. Geleceğin tozlu raflarında daha çok ihanetin küçücük bir örneği olarak yer almaktır.

Sanatın tarihsel gelişimine ve sürecine baktığımızda her iki davranış biçimini de görmek olasıdır. Ancak, günümüz sanat dünyası ve üretimin muhatapları, yani halk, zor zamanların insanı-sanatçısı olmayı başarabilen ve o erdemi ve duruşu gösterebilenleri anımsamakta ve hala yaşıyorlarmışçasına sahiplenip ürettikleri ile onurlu bir yaşamın gerçekleştirilmesinin özneleri olmalarını sağlamaktadırlar. Pir Sultan'dan Nazım Hikmet'e, Dadaloğlu'ndan Hasret Gültekin ve son zamanlarda aramızdan ayrılan Vedat Türkali'ye kadar tümü, sanatsal üretimlerinde gerek teknik gerek içerik anlamda gösterdikleri başarı kadar, yaşama ve onun getirdiklerini karşısında gösterdikleri erdemli duruşlarla yaşamımızda yer almaktadırlar.

Suların alabildiğine bulanıklaştığı ve sanatın ve sanatçının sorumluluklarını üstlenmesine ve zorluklar karşısında erdemli duruşlar sergilenmesine gereksinimin en fazla olduğu bu günlerde, popüler kültürün nesnesi olmayan ve sanatçı kimliklerinin ve ürettiklerinin öznesi olup yaşamın güzelleştirilmesi umudunu ayakta tutanlara her zamankinden daha çok gereksinim olduğu açıktır.

Bu gereksinim çoklukla yanılgı içinde olan ve, özellikle sanat ve ona dair tanımlarda çelişki içinde olanlarda daha çok görülmektedir. Bu anlamda, açıktır ki, bir bilinçlenme sürecinin yaşanması gerekliliği vardır. Sanatçı olmanın sorumluluğunu salt üretmek olarak görmenin yetmezliğini ve değiştiren,& quot; geliştiren,& quot; yönlendiren, umutlandıran ama en önemlisi farkına varmayı ve bilinçlendirmeyi, eyleme geçme itkisini sağlayan işlevini yani kısacası "devrimci" oluşunu bilmek gerekliliği vardır.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Sosyoloji
Biyolojik Determinizmin Ötesinde Bir Ortaklık: “Ich bin dein Mensch” ve Yapaylığın Sosyolojik Sınırları

Sosyoloji15 Şubat 2026 16:46

Biyolojik Determinizmin Ötesinde Bir Ortaklık: “Ich bin dein Mensch” ve Yapaylığın Sosyolojik Sınırları

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği 13 ( Ekofeminizm: Toprak Ana’nın Kutsal Yoldaşı Kadınlar )

Sosyoloji05 Şubat 2026 17:51

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği 13 ( Ekofeminizm: Toprak Ana’nın Kutsal Yoldaşı Kadınlar )

Ayıp, Günah ve Hukuk: Türkiye’de Skandalların Siyasal İşlevi

Sosyoloji15 Ocak 2026 23:02

Ayıp, Günah ve Hukuk: Türkiye’de Skandalların Siyasal İşlevi

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 12

Sosyoloji08 Ocak 2026 07:06

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 12

Sessizliğin Kırıldığı Yer: Epistemik Bir Direniş Olarak Dijital İfşa

Sosyoloji15 Aralık 2025 20:46

Sessizliğin Kırıldığı Yer: Epistemik Bir Direniş Olarak Dijital İfşa

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 11

Sosyoloji05 Aralık 2025 06:37

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 11

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 10

Sosyoloji05 Kasım 2025 11:21

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 10

İltifat ve Eleştirinin Psikolojik Dinamikleri İnsanın Savunmasız Gücü

Sosyoloji24 Ekim 2025 02:37

İltifat ve Eleştirinin Psikolojik Dinamikleri İnsanın Savunmasız Gücü

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 9

Sosyoloji09 Ekim 2025 21:35

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 9

Gılgamış Destanı’nda Toplumsal Cinsiyetin İnşası: Dostluk, Ölüm ve Öte Dünya Üzerine Feminist Bir Okuma - II

Sosyoloji07 Ekim 2025 18:22

Gılgamış Destanı’nda Toplumsal Cinsiyetin İnşası: Dostluk, Ölüm ve Öte Dünya Üzerine Feminist Bir Okuma - II