Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
ANLIK DAVRANIŞ ANINDAKİ İNSAN DURUMU

ANLIK DAVRANIŞ ANINDAKİ İNSAN DURUMU

Sosyoloji 16 Mayıs 2026 09:50 - Okunma sayısı: 316

Prof. Dr. Yaşar Bilge Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı

AMAÇ: Şimdi burada yaşarken “keşke” li cümleler sık kullanırız. Bunun gerekçelerini şimdi burada ’ya göre açıklamak için yazmaktayım.

1.Anlık deneyimin niteliği: Ortak üretilen, geleneksel olarak nesiller arası aktarılan ortak anlam süreklilik oluşturmamızı sağlar. Bu durum anın gerektirdiği koşullardan değildir. İkincil özelliği nedeniyle sonradan eklentidir. İnsanlar artık ortak bir gerçekliği sıklıkla paylaşmaz. Bireysel ve izole deneyimler hakim olur. Deneyim parçalanır, artık bütünlükten yoksundur. Bu durumun yararı yeniden doğuşluluk kavramı olan umut veren özgün bir değerlendirmedir. Yeni Bir Başlangıç yapma yeteneğinde etkilidir.

Amaç biyolojik döngüye emekle bağlanır. İş kalıcı nesneler üretmeyle geliştirilir. Anlık olayın kolaylaştırdığı önyargıları yenmede düşünerek süreç geliştirmek yararlı olabilir.

2. Yönelim tepkisi: İnsan anın verdiği otomatik, reaktif ve hızlı düşünceli tepkileri vardır. Bu bazen kişilerde refleksifveya dürtüseldir. Dünyanın krizlerine karşı yabancılaşma yönelimin zayıflanması zamanın düzleşmesi dikkatin dağılması tarzında yönelim tepkileri gözlenir.

3.Dikkat dağılır manasında düşünce: Yargılama ve eylem yoğun ve sürekli dikkatle elde edilir. İnsan sürekli olarak uyarılır. Tüketim malları ve eğlence bombardımanına maruz kalır. Bu yüzden dikkati sürekli yeni nesnelere kayar, odaklanamaz, tatmin olma özelliği azalır, dikkat yoğunlaşması azalır. Yargılama krizine girebilir. İnsan kötülüğün sıradan bir faili olur. Linç oluşturmada etkilidir. Eylem kaybolmuş anlam yitikliği söz konusudur. Düşünme kavramı basamaksız anın getirdiği konfor ve koşullara tabi olup adaptifdir.

4.Düşünmenin sonuçsuzluğu pratik bir amaç sağlamaz. Performans gereği hızlı kararda anlık durumsal değerler öne çıkar. Araç amacın önündedir. Bazı kişilerin durumunda şaşkınlık, durakalma, savaşma veya kaçmaya yol açar. Somut bir ürün vermeyen düşünce eğilimi karar ve üretimle doğrudan sonuçlanmayacağı anlamındadır. Rasyonalite anın getirdiği koşullar veya anlık kurallar değildir. Aksine planlanmış davranış kuralları olmalıdır. Düşünme pratik dünyanın araçsal aklına teslim olmamalıdır.

5. Insan var oluşunun en temel koşullardan biri de insan düşüncesinde çoğulluk kavramıdır. Çoğunluk birçok insan olması anlamında olan sayısal çeşitlilik değildir. Ontolojik bir varlık olanın çoğunluğudur. Buna göre eşitlik farklılık temelinde değerlendirilir. Çoğulluk insanların aynı değil ama hak ve uygulamada eşit oldukları her birinden her birinin benzersiz bir varlık olarak ortaya çıktığı özgürlük koşuludur. Politik temellidir. İnsanlığın korunması gereken en değerli özelliğidir.

6.Kamusal alan insanın görünür ve duyulur olduğu yerdir söz ve eylemle bir araya geldiği alanda fiziksel olarak varlığını sürdürür çoğunluk sayesinde kamusal alan mümkündür özgürlüğüngerçekleştiği yerdir ortak Dünya insanları birleştiren bir alandır Böylelikle dünya nesne kurum yasa anı hikaye ile dolar ve nesiller arasında süreklilik sağlanır kamusal alan olmadan ortak dünya çöker insanlar birbirinden kopar.

SONUÇ: Şimdi burada davranma sezgisel, hızlı karar verme ile ilgili haller kazadan korunmayla veya önlemeyle alakalı olabilir. Diğer durumlarda toplumsal ve kurumsal değer sistemlerine ait ilkeli ve amaçlı davranış için yavaş düşünme yapılabilir. Ne dersiniz?

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Sosyoloji
TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 16 ( Sanat Tarihinde Cinsiyet, İktidar ve Görünmezlik Üzerine )

Sosyoloji08 Mayıs 2026 13:46

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 16 ( Sanat Tarihinde Cinsiyet, İktidar ve Görünmezlik Üzerine )

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 15 ( Boyun Eğme Kültürü )

Sosyoloji05 Nisan 2026 17:17

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 15 ( Boyun Eğme Kültürü )

8 Mart Gece Yürüyüşü Pankartları ve Eleştirel Söylem Analizi

Sosyoloji15 Mart 2026 19:05

8 Mart Gece Yürüyüşü Pankartları ve Eleştirel Söylem Analizi

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği 14 ( KANUNUN GÖLGESİNDE Evlilik, Kadın ve Hakkın Tarihi)

Sosyoloji05 Mart 2026 08:19

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği 14 ( KANUNUN GÖLGESİNDE Evlilik, Kadın ve Hakkın Tarihi)

Fakirliğin Makyajlı Yüzü : Ekonomide Ruj Etkisi

Sosyoloji28 Şubat 2026 08:57

Fakirliğin Makyajlı Yüzü : Ekonomide Ruj Etkisi

Biyolojik Determinizmin Ötesinde Bir Ortaklık: “Ich bin dein Mensch” ve Yapaylığın Sosyolojik Sınırları

Sosyoloji15 Şubat 2026 16:46

Biyolojik Determinizmin Ötesinde Bir Ortaklık: “Ich bin dein Mensch” ve Yapaylığın Sosyolojik Sınırları

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği 13 ( Ekofeminizm: Toprak Ana’nın Kutsal Yoldaşı Kadınlar )

Sosyoloji05 Şubat 2026 17:51

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği 13 ( Ekofeminizm: Toprak Ana’nın Kutsal Yoldaşı Kadınlar )

Ayıp, Günah ve Hukuk: Türkiye’de Skandalların Siyasal İşlevi

Sosyoloji15 Ocak 2026 23:02

Ayıp, Günah ve Hukuk: Türkiye’de Skandalların Siyasal İşlevi

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 12

Sosyoloji08 Ocak 2026 07:06

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 12

Sessizliğin Kırıldığı Yer: Epistemik Bir Direniş Olarak Dijital İfşa

Sosyoloji15 Aralık 2025 20:46

Sessizliğin Kırıldığı Yer: Epistemik Bir Direniş Olarak Dijital İfşa