Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
NASIL BİR TEMEL EĞİTİM?

NASIL BİR TEMEL EĞİTİM?

Fikir Yazıları 20 Ekim 2019 11:54 - Okunma sayısı: 1.896

Türkiye’de temel eğitim Millî Eğitim Temel Kanunu ile 7-14 yaş arası çocuklara uygulanan iki kademeli eğitimi kapsamaktaydı. Daha önce VII. Millî Eğitim Şûrası’nda temel eğitim sadece ilkokuldan ibaret kabul edilmiş, ortaokullar ortaöğretimin I. kademesi

 

NASIL BİR TEMEL EĞİTİM?

Türkiye’de temel eğitim Millî Eğitim Temel Kanunu ile 7-14 yaş arası çocuklara uygulanan iki kademeli eğitimi kapsamaktaydı. Daha önce VII. Millî Eğitim Şûrası’nda temel eğitim sadece ilkokuldan ibaret kabul edilmiş, ortaokullar ortaöğretimin I. kademesi olarak ele alınmıştı. X. Millî Eğitim Şûrası’nda zorunlu temel eğitimin sekiz yıla çıkarılması kararı alınmıştı.[1] 1998 yılında 8 yıllık zorunlu eğitim ile ilköğretim adıyla 8 yıllık okullar kurulmuştu. XV. Millî Eğitim Şûrası’nda şu karar alınmıştı: “Yakın bir gelecekte 5-6 yaş okul öncesi eğitim, ilköğretim bünyesine alınmalı, ilköğretim kesintisiz 8 yıllık zorunlu eğitim olarak uygulanmalı, 8 yılın sonunda tek tip diploma verilmeli, 9. sınıf liseye ya da mesleki eğitime yönlendirme yılı olmalı, böylece ilköğretimde zorunlu 2+8+1 sistemi oluşturulmalıdır. Çocukluğun tam yaşandığı, çocukların kendilerini, ailelerin de çocuklarını tanıdığı bu dönemde bulunanlar çırak yapılmamalıdır. Uzun vadede zorunlu eğitim 18 yaşını kapsayacak şekilde düzenlenmelidir.”[2]1998 yılında X ve XV. Şûralarda alınan kararlar gereği temel eğitim ilköğretim adı altında kesintisiz sekiz yıla çıkarıldı ve tek bir diploma verilmeye başlandı. XVII. Millî Eğitim Şûrası’nda alınan karar gereği ilköğretimin I. kademesinde 4. sınıftan itibaren Beden Eğitimi, Görsel Sanatlar, İngilizce gibi derslere alan öğretmenleri girmeye başladı.

2012 yılında kamuoyunca 4+4+4 olarak bilinen Millî Eğitim Şûralarında konusu geçmeyen kesintili eğitim modeline geçildi. Buna göre; temel eğitim dört yıllık ilkokul ve dört yıllık ortaokuldan oluşmakta; ortaöğretim de temel eğitime bağlı dört yıllık eğitimi kapsamaktadır. Ortaokullar İmam Hatip Ortaokulu ve Ortaokullar olarak ikiye ayrıldı. Öğrencilerin ilkokuldan sonra ortaokul veya İmam Hatip Ortaokulu’ndan hangisine gideceğine aileleri karar vermektedir. Bu modelde ilkokuldan sonra açık ortaokul ve açık lise yoluyla örgün eğitim dışında eğitim-öğretime devam edilebilmektedir. DİB’e bağlı hafızlık eğitimine giden öğrenciler açık ortaokul yoluyla öğrenimlerine devam edebilmektedirler. 4+4+4 zorunlu 12 yıllık eğitimi öngörmekte fakat örgün eğitim zorunluluğunu ortadan kaldırmaktadır. Türkiye, eğitim sorunlarını çözmeye 4+4+4 modelini revize ederek başlamalıdır. Açık ortaokul ve açık liselere sadece zorunlu eğitim çağının dışına çıkmış yani, 18 yaşını tamamlamış olanlar kaydolabilmelidir.

 

 

Türkiye üretim temelli bir ekonomik yapıda üretim hayatının ihtiyaçlarını karşılamayı ve bireyleri psikolojik, sosyal, zihinsel ve bedensel açıdan geliştirmeyi hedefleyen bir eğitim modeli kurmak zorundadır. Bunun birinci basamağı temel eğitimdir. Temel eğitim okul öncesi ve ilkokul olmak üzere beş yıllık bir süreyi kapsamalıdır. 60 aylık her çocuk zorunlu olarak bir yıl ana sınıfı eğitimi görmeli, sonra ilkokula devam etmelidir. İlkokul, okuma-yazma ve temel becerilerin kazandırıldığı, öğrencilerin sosyalleştiği dönemdir. Eğitim programlarında yoğun bilgi yükü yerine oyunlar ve etkinliklerle beceri kazandırılması esas olmalıdır. Öğrencilere toplumun görgü kuralları uygulamalı olarak kazandırılmalıdır. Öğrencilerin ilgi ve yeteneklerinin ortaya çıkarılacağı uygun eğitim-öğretim ortamları olmalıdır.

 

[1] X. Millî Eğitim Şûrası, 1981.

[2] XV. Mil Eğitim Şûrası, 1996

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
ÖRGÜTSEL SİNİZM: GÜVENİN ÇÜRÜDÜĞÜ YERDE BAŞLAYAN SESSİZ ÇÖKÜŞ

Fikir Yazıları09 Nisan 2026 19:48

ÖRGÜTSEL SİNİZM: GÜVENİN ÇÜRÜDÜĞÜ YERDE BAŞLAYAN SESSİZ ÇÖKÜŞ

İçimizdeki Ebeveyn, Yetişkin ve Çocuk

Fikir Yazıları06 Nisan 2026 22:14

İçimizdeki Ebeveyn, Yetişkin ve Çocuk

ATAM İZİNDEYİZ!

Fikir Yazıları05 Nisan 2026 22:34

ATAM İZİNDEYİZ!

Ahlaki Sömürgecilik

Fikir Yazıları01 Nisan 2026 16:04

Ahlaki Sömürgecilik

 ALİ YAZAR VELİ BOZAR

Fikir Yazıları31 Mart 2026 09:33

 ALİ YAZAR VELİ BOZAR

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ  Yapay Zeka ve Sinemanın Geleceği  (7)

Fikir Yazıları24 Mart 2026 20:02

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Yapay Zeka ve Sinemanın Geleceği (7)

Arefe Çiçeği

Fikir Yazıları20 Mart 2026 05:02

Arefe Çiçeği

ATEŞİN ETRAFINDA BAŞLAYAN HİKÂYE: İNSAN NEDEN ANLATIR?

Fikir Yazıları15 Mart 2026 22:11

ATEŞİN ETRAFINDA BAŞLAYAN HİKÂYE: İNSAN NEDEN ANLATIR?

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ

Fikir Yazıları12 Mart 2026 18:43

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ

ÖĞRETMENLİK BAKIM ROLÜNE İNDİRGENEMEZ

Fikir Yazıları12 Mart 2026 15:35

ÖĞRETMENLİK BAKIM ROLÜNE İNDİRGENEMEZ