Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
AŞK ve ÖTESİ...

AŞK ve ÖTESİ...

Fikir Yazıları 21 Ekim 2021 19:27 - Okunma sayısı: 2.467

MURAT IŞIK

AŞK ve ÖTESİ...

Dün gece seni gönlümün limanından uğurlarken yüreğimdeki anılar sessiz film oynuyorlardı. Aşkımız; kısa bir ana sığdırılmış uzun metrajlı bir film gibiydi. İçimde; bir şeyler söyleme telaşıyla hiçbir şey söyleyememenin burukluğunu yaşıyordum. Âşıkların ağzı gözleridir, öyle ki kelimeler anlamsız kalır onların bakışlarının uğultusunda... O ayrılık anlarında gözlerinizden yaşadıklarınız bir film şeridi gibi akıp geçer. İşte o an ilişkimize dair bir film şeridi geçiyordu gözlerimden. Senin elinde bir oyuncak olduğumu ancak o an anladım çünkü alaysı bakışların benimle aynı şeyi söylemiyordu. Rahatsızlığı geç teşhis edilen bir hasta gibi derdime şifa aramaya koyuldum. Mantığım dışında bütün duygularım beni terketmişti. Dudaklarım bir dua gibi ismini yineliyordu. Gözlerim bir damla suya hasret kalmış bir bedevi gibi aşkı gözlerinden içmek istiyordu. Sen bütün topraklarımı fethedip orada keyfince hüküm sürüyordun. Bense bataklığa düşen biri gibi her kımıldayışımda daha derinlere batıyordum.

Üzerimde kurduğun egemenliğe daha fazla müsaade etmek ölüm fermanımı kendi ellerimle imzalamak olurdu. Bu yüzden savaşmaya karar verdim. Çünkü ‘senin için her şeyden vazgeçerim ama özgürlüğüm için senden de vazgeçerim’ sözü benim felsefemdir. Artık fethettiğin topraklarımdan seni söküp atmak boynumun borcuydu. Bu durumu fark ettiğinde üzerime hasreti salıp geceler boyu uykusuz bıraktın. Sonra kaybetme korkusuyla yüreğime onulmaz yaralar açtın. Hiçbirinin tesiri öldürücü darbeyi vurmayınca bir komutan edasıyla planlar yaptın. Fethettiğin duygularımdan kurduğun aşk ordusuyla kıyasıya saldırdın. Mantığım seninle tek başına savaşıyordu. Kaç kez sokaklarda meçhule giden bir mecnun gibi dolaştım. Gün birdenbire doğmaz. Karanlıklardan aydınlık süzülür diye umut ediyordum. Âşık Mahzuni Şerif bir türküsünde ‘Bazı acılardan al ilacını’ diyordu. Bu yüzden, acılarımdan kaçmayıp korkularımın üzerine gittim. Adının yüreğimdeki anlamını boşaltmak için hiç aralık vermeden bu konu üzerine herkesle konuştum. Şiirler beni duygusal kılıyordu. Bu yüzden, onların yerine kısa öyküler veya denemeler yazmaya başladım.

Seni anmak; yüreğimde onulmaz yaralar açsa da en ince ayrıntılarına kadar anılarımızı düşündüm. Bedenen yanımda olmadığın için ruhumun derinliklerinde izini sürmem kolay oldu. Derinliğe indikçe sana o aşk elbisesini giydirenin ben olduğumu tuhaf bir hüzünle fark ettim. Sana o elbiseyi nasıl giydirdiysem öyle çıkarmam gerekiyordu. Sana duyduğum aşkı kökünden söküp atmak için kendimi öldürüp yeniden diriltmeyi göze aldım. Mantığım ibret olsun diye seni belleğimin vitrininde cansız mankenler gibi sergiliyordu. Seni seyredenler güzelliğinin altındaki hiçliği görebiliyorlardı. Çirkini güzel kılan aşk her zaman olduğu gibi kendi özünden hiçbir şey yitirmiyordu. Onu kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalışan kişilerin nihai sonu elbette hüsrandı. Artık özgürlüğüne karar verilmesini dileyen bir mahkûm gibi sabahı beklemekten başka yapılacak bir şey kalmamıştı. Güneşin ilk ışınları karanlık dünyamı mucizevî bir şekilde aydınlatırken içimdeki ses bana yeni bir hayatı müjdeliyordu...

Şu an içimde her şey aşkla coşan bir nehir gibi sonsuzluğa akmakta... Çünkü artık aşkı bir kişi veya bir nesneyle özdeşleştirmeden herkesle paylaşıyorum. Böylece soyut olan aşk herkesin gözünde somut bir sevgiye dönüşüyor...

Murat IŞIK

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
Ankara mı, en kara mı?

Fikir Yazıları12 Ocak 2026 03:53

Ankara mı, en kara mı?

Narkissos’un Mirası

Fikir Yazıları03 Ocak 2026 21:11

Narkissos’un Mirası

KADIN LİDERLER VE CAM TAVAN SENDROMU

Fikir Yazıları31 Aralık 2025 09:35

KADIN LİDERLER VE CAM TAVAN SENDROMU

TAC MAHAL’İ YENİDEN İNŞA EDEBİLİR MİSİN?

Fikir Yazıları29 Aralık 2025 22:44

TAC MAHAL’İ YENİDEN İNŞA EDEBİLİR MİSİN?

Bir Toplumun Geleceği: Çocuk ve Kitap

Fikir Yazıları29 Aralık 2025 14:27

Bir Toplumun Geleceği: Çocuk ve Kitap

Aşırılıklar Çağı:  Sınırsız Açgözlülük, Sınırsız Görgüsüzlük, Sınırsız Özgürlük, Sınırsız Mutluluk

Fikir Yazıları26 Aralık 2025 15:40

Aşırılıklar Çağı: Sınırsız Açgözlülük, Sınırsız Görgüsüzlük, Sınırsız Özgürlük, Sınırsız Mutluluk

1 KG PAMUK MU, 1 KG DEMİR Mİ DAHA AĞIR?

Fikir Yazıları24 Aralık 2025 20:08

1 KG PAMUK MU, 1 KG DEMİR Mİ DAHA AĞIR?

NİYET

Fikir Yazıları21 Aralık 2025 21:46

NİYET

GÜNEŞİ SELAMLAMA

Fikir Yazıları21 Aralık 2025 08:41

GÜNEŞİ SELAMLAMA

LODOS ESİNCE

Fikir Yazıları20 Aralık 2025 01:02

LODOS ESİNCE