Dr. Ahmet UZUNDERE - Matematik Öğretmeni ve Eğitim Danışmanı
Kategori: Fikir Yazıları - Tarih: 17 Temmuz 2026 20:24 - Okunma sayısı: 162
Ciddi çaba harcamadan elde edilen başarı öykülerine karşı anlaşılması güç bir zaafımız var. "Bir haftalık kampla tüm müfredatı bitirme" vaatleri ya da "30 günde hayatınızı değiştirin" türünden klişe sosyal medya sloganları, her gün karşımıza çıkarılan süslü anlatılardan ibarettir. Oysa yıllardır sınıflarda, okul koridorlarında ve sınav maratonlarında öğrencilerle bire bir çalışan bir eğitimci olarak gerçeğin bu cazip illüzyonlarla hiçbir ilgisinin olmadığını çok iyi biliyorum.
.
Gerçek ve kalıcı başarı; anlık hamlelerin değil, her gün ısrarla tekrarlanan sessiz alışkanlıkların ürünüdür. Bizi ve çocuklarımızı hedeflerimize ulaştıracak olan şey mucizevi formüller değil, sürdürülebilir günlük rutinlerdir.
.
Görünmeyen Birikim: Yoğunlaşan Halkalar
Doğadaki en öğretici süreçlerden biri, aşırı çetin iklim koşullarında ve yüksek rakımlarda binlerce yıl yaşayabilen Bristlecone çamının büyüme hikâyesidir. Bu ağaç, elverişsiz topraklarda hızla uzayıp boy göstermek yerine, enerjisini gövdesinin içinde milimetrik ve aşırı yoğun yıllık halkalar oluşturmaya harcar. Dışarıdan bakan sabırsız bir göz için her yıl neredeyse hiçbir büyüme yaşanmıyor gibidir. Ancak o elverişsiz şartlarda her yıl milimetrenin altında biriken o sıkı halkalar; ağacı çürümeye, haşerelere ve en şiddetli fırtınalara karşı kurşun geçirmez bir zırhla donatır.
.
Hem akademik gelişimde hem de bireysel yaşamda düştüğümüz en büyük tuzak, tam da bu ilk birikim dönemlerini "boşa geçen zaman" olarak nitelendirmektir. Hızlı görünür sonuçlar alamadığımız durumlarda sabırsızlığımıza yenik düşüyor ve tam da zihinsel dayanıklılığımız inşa edilmek üzereyken o kalıcı alışkanlıkları terk ediyoruz. Ustalık; zaman, adanmışlık ve sabır gerektirir. Sonucun yarattığı baskıya odaklanıp kestirme yollar aramak yerine, kendi iç halkalarımızı sağlamlaştıracak sürece odaklanmak zorundayız.
.
Gelişimin Matematiği: Yüzde 1’lik İyileşme
Başarıyı gözümüzde devasa bir dağ gibi büyüttüğümüzde, onun heybeti altında ezilmemiz kaçınılmazdır. Merkezi sınavlara hazırlanan bir öğrenciden tek bir gece çalışma ile soru çözüm verimini ya da netlerini iki katına çıkarmasını beklemek ne kadar gerçeklikten uzaksa, bir yetişkinden bir günde tüm hayatını değiştirmesini beklemek de o kadar akıl dışıdır. Yapmamız gereken şey; süreci en küçük birimlerine bölmek ve her gün sadece yüzde 1’lik bir iyileşmenin peşine düşmektir.
.
Matematiksel gerçeklik son derece nettir: Her gün sadece yüzde 1 gelişen bir birey, bir yılın sonunda başladığı noktanın katbekat ilerisine geçer. Aksine, erteleme hastalığına yenik düşüp durağanlaşan bir anlayış ise zamanla elindeki birikimi de kaybeder. Nitekim Termodinamiğin İkinci Kanunu’nun evren için söylediği şey insan zihni için de geçerlidir: Durağan kalan her sistem, kaçınılmaz olarak düzensizliğe ve bozulmaya mahkûmdur.
.
Kötü Alışkanlıkları Tasfiye Etmeden İyi Alışkanlık İnşa Edilemez
Burada kritik bir dengeyi kaçırmamak gerekir: Yeni ve nitelikli alışkanlıklar inşa etmek ne kadar kıymetliyse, bizi geriye çeken verimsiz alışkanlıkları hayatımızdan çıkarmak da bir o kadar elzemdir. Zira delik bir kovayı ne kadar doldurmaya çalışırsanız çalışın, su tutamazsınız.
.
Ne var ki yerleşik bir kötü alışkanlığı hayatımızdan bir çırpıda söküp atmaya çalışmak çoğu zaman ters teper ve büyük bir zihinsel direnç doğurur. Örneğin, saatlerce sosyal medyada vakit geçirme alışkanlığını bir günde kesip yerine "Her gün 10 saat kesintisiz ders çalışacağım" gibi ütopik bir hedef koymak, zihni dehşete düşürmekten başka bir işe yaramaz. Doğru yaklaşım; olumsuz davranışı tetikleyen çevresel uyaranları azaltmak ve oluşan boşluğu zihni ürkütmeyecek kadar küçük adımlarla doldurmaktır. "Masama oturup ilk 15 dakika sadece tek bir konuya odaklanacağım" diyerek başlamak, zihnin gösterdiği o sert direnci kırar. Unutulmamalıdır ki sürdürülebilir küçük adımlar, anlık ve aşırı yüklenmelerden her zaman daha üstündür.
.
Sonuç: Sürecin Niteliğine Güvenin
Sınavlara hazırlanan öğrencilerimizden, çocuklarının geleceği için kaygılanan velilerimizden ve mesleki tutkusunu korumaya çalışan meslektaşlarımızdan beklentimiz mucizeler olmamalıdır. Başarı; bir gecede yaşanan anlık patlamaların ya da illüzyonel sıçramaların değil, her gün sessizce atılan o küçük yüzde 1'lik adımların birikimidir. Unutmayalım; asırlık çamları fırtınalarda ayakta tutan şey, dışarıdan kimse fark etmezken iç dünyasında sabırla katladığı o sert yaş halkalarıdır. Sürece güvenin, adımlarınızı sadeleştirin ve her gün o yüzde 1’lik iyileşmenin peşinden gidin.

08 Ağustos 2026 01:40

01 Ağustos 2026 20:02

18 Ağustos 2026 16:23

03 Ağustos 2026 08:47

06 Ağustos 2026 01:36

13 Ağustos 2026 01:41

04 Ağustos 2026 23:33

09 Ağustos 2026 13:57

03 Ağustos 2026 22:09

08 Ağustos 2026 01:19