Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Eğitim Bilimleri Ekonomi Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular İletişim
Düşünme Becerileri ve Yöntemleri Söyleşisi

Düşünme Becerileri ve Yöntemleri Söyleşisi

Psikoloji-Sosyal Psikoloji 20 Mart 2023 17:01 - Okunma sayısı: 416

Prof. Dr. Metin Becermen ile Düşünme Becerileri ve Yöntemleri söyleşisi. Hasan GÜNEŞ hazırladı

H.G. DÜŞÜNME BECERİSİ VE YÖNTEMİ NEDİR?
M.B. Sorunuza iki şekilde cevap verebilirim. İlkin düşünme becerisinin öğrenilen ve geliştirilen yanıyla bir yeti olduğunu söylemek gerekiyor, ki buradan baktığımızda eğitimin önemi açık bir şekilde görülecektir. Ancak düşünme derken bir şeyi konu/nesne edinme, onun üzerine düşünme ile bağlantılı olarak ele almak gerekmektedir. İkinci olarak düşünme becerisini insanda var olan bir imkânın ifadesi olarak görebiliriz. Bu açıdan baktığımızda da eğitimin önemi yine görülecektir. Çünkü bizde var olan imkânların hangisinin gerçekleştirilmesinin ne tür süreçleri izleyeceği ve hangi sonuçları ortaya çıkaracağı ancak eğitimle görülebilir.
Öte yandan düşünmenin kendisini bir yöntem ile birlikte ele almanın sorunu anlamak için yeterli olmadığını görüyorum. Eğer yöntemi, üzerinde yürünecek, gidilecek bir yol olarak düşüneceksek bir anlamda düşünme yönteminden söz edebiliriz -ancak dikkatli olmak koşuluyla. Çünkü bu yolun düz bir şekilde ilerleyen değil, zaman zaman genişleyen, daralan, bir patika olarak katedilen bir yol olduğunu görmek gerekiyor. Bunun yanında yöntemi düşünerek, tartarak, anlayarak, yorumlayarak ve bunlarla birlikte bir eylem biçimi geliştirerek yol almak olarak değerlendirdiğimizde düşünme yöntemi anlamlı bir dile getiriş olmaktadır.


H. G. DÜŞÜNME YÖNTEMLERİ TOPLUMLARA GÖRE DEĞİŞMEKTE MİDİR? İNSAN DOĞASINI NASIL ETKİLEMEKTEDİR?
M.B. Düşünmeyi yöntemle birlikte düşündüğümüzde bunun tek, biricik bir yöntem olmadığını hatırlayarak başlayalım sorunuzu yanıtlamaya, ki ilk sorunuzu yanıtlarken bunu ifade etmiştik. Bu anlamda, insan doğasını insanın olanakları olarak düşündüğümüzde, bu olanaklardan biri olan -tartarak, değerlendirerek/yorumlayarak- düşünmenin önemi açık bir şekilde görülür. Burada olan-bitene, hayata, gerçekliğe bakma ile düşünmenin doğrudan bir ilişkisi vardır. Bu nedenle buna eleştirel düşünme, eleştirel bakış demek daha doğru olacaktır. Eleştirel düşünme insana, insan doğasına ait bir olanaktır. Bunun yanında toplumsal yaşamın "daha iyi", "daha güzel", daha doğru/adaletli" olması için kullanılacak bir yöntemdir. Bu bağlamda insan doğasını, yani insanın olanaklarını gerçekleştirmesini olumlu bir şekilde etkiler.


H.G. KAPİTALİST TOPLUMLARDA HANGİ DÜŞÜNME YÖNTEMLERİ KULLANILMAKTADIR? İNSAN DOĞASINI NASIL ETKİLEMEKTEDİR?
M.B. Şu anda kapitalizmin insan dünyasına egemen olmadığı bir toplumu düşünmek pek mümkün görünmüyor. Kendini sosyalist, komünist veya Müslüman, Hıristiyan, Yahudi olarak niteleyen her yaşam biçimi veya yönetim şekli kapitalizmin işleyiş mantığına göre hareket etmekte veya kendini bu mantığa göre biçimlendirmektedir. Bu nedenle kapitalizmde, daha çok bireysel çıkarların, "piyasa koşullarına uygun olarak" popülizmin, araçsallığın, nesneleşmenin, geçiciliğin belirlediği bir yaşam hüküm sürmektedir. İnsanları hem kölece bu yapının bir parçası haline getirme hem de buradan çıkmanın koşullarını yine sistemin kendinde göstermekte çabası hakimdir. Kitle iletişim araçlarından kurumlara, sosyal medyadan politikaya her alan buna göre düzenlenmektedir. İnsanlara bu yaşama biçiminden başka bir yaşama biçiminin olamayacağı sürekli olarak "aşılanır". Bu da eleştirmeyen, sorgulamayan, değerlendirme yapmayan, tartarak düşünemeyen insanların yetişmesini beraberinde getirir. Zamanla insanlar sistemin bir parçası haline gelirler, tabir caizse birer "zombi" olarak yaşarlar.

H.G. HANGİ TOPLUM BİÇİMLERİNDE GERÇEK ANLAMDA DÜŞÜNME YÖNTEMLERİ GELİŞTİRİLEBİLİR VE İNSAN DOĞASI OLUMLU ETKİLENEBİLİR?
M.B. Eleştirel düşünmenin olduğu toplum biçimlerinde veya toplumsal yaşamın eleştirel düşünmeye uygun bir biçimde inşa edildiği toplumlarda düşünmenin gerçekleşebildiğini görebiliriz. Neyi düşünüp neyi düşünmeyeceğimizin belirlendiği bir toplusal yaşam içinde, yani kendine kapalı, suni sorunlarla şekillenen, insanların gerçeklikle bağının yoğun bir propaganda ile koparıldığı yerlerde eleştirel düşünme yeşerip gelişemez. Bu tür toplumlarda kamuoyu istenildiği gibi yönlendirilir. Medya, sosyal medya ve diğer kitle iletişim araçları buna hizmet eder. Yaşadığımız deprem felaketi sürecinde yaşananlara, stadyumlardaki görüntülere bu çerçevede bakmak ufuk açıcı olabilir. İdeolojinin dar ufkuna hapsedilen kitlelerden eleştirel bir düşünme gerçekleştirmelerini beklemek saflık olur. Olan şey bir ideolojiye başka bir ideoloji ile karşı çıkmak ve "daha kör" bir ideolojinin insan dünyasına egemen olmasıdır.


H.G. TÜMDENGELİM, ANOLOJİ, TÜMEVARIM VE DİYALEKTİK DÜŞÜNME YÖNTEMLERİ İNSAN DOĞASINI NASIL ETKİLEMEKTEDİR?
M.B. Dikkat ederseniz bu tür kavramları hiç kullanmadım. Çünkü bu kavramların herhangi birini düşünmeye egemen kıldığınızda ortaya bir ideolojiden başka bir şey çıkmaz. Eleştirel düşünmede bu kavramların çeşitli vesilelerle yeri olabilir. Ancak bunların herhangi birini düşünmeye hakim kıldığınızda orada eleştirellik yok olmaya yüz tutar. Bu nedenle eleştirel düşünmeyi bir sorunu, konuyu, nesneyi ele alırken farklı yönlerden görebilmek, farklı yönleriyle ele almak olarak düşünmeliyiz. Tek bir yol, tek bir yöntem ile düşünmek hayatın kendisindeki çokluğu, farkı/farklılığı ihmal edip sığ bir bakışı hayata egemen kılmak, yaşamı güdükleştirmek demektir. Hayat, olan, değişen, buna bağlı olarak gelişen bir yapıya sahiptir. Biz de buna uygun olarak her an yeniden ve yeniden düşünmek durumundayız. Kendimizi yıkarak yeniden ve yeniden kurmak zorundayız. Bu da ancak eleştirel bir düşünme ve eleştirel bir bakış ile olabilir.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Psikoloji-Sosyal Psikoloji
Prof. Dr. Şerife Işık İle Adler Psikolojisi Üzerine Söyleşi

Psikoloji-Sosyal Psikoloji04 Haziran 2023 12:10

Prof. Dr. Şerife Işık İle Adler Psikolojisi Üzerine Söyleşi

İşsizliğin Psikolojik Sonuçları

Psikoloji-Sosyal Psikoloji03 Mayıs 2023 09:59

İşsizliğin Psikolojik Sonuçları

ELEŞTİREL PEDAGOJİNİN DOĞUŞU VE GELİŞİMİ ÜZERİNE

Psikoloji-Sosyal Psikoloji24 Nisan 2023 12:16

ELEŞTİREL PEDAGOJİNİN DOĞUŞU VE GELİŞİMİ ÜZERİNE

Mizantropi: Herkesten Uzaklaşarak Bir Başına Yaşama Arzusu

Psikoloji-Sosyal Psikoloji19 Nisan 2023 21:39

Mizantropi: Herkesten Uzaklaşarak Bir Başına Yaşama Arzusu

Sosyal Bağlamlarından Hareketle Deizm, Agnostisizm ve Ateizm

Psikoloji-Sosyal Psikoloji19 Nisan 2023 12:19

Sosyal Bağlamlarından Hareketle Deizm, Agnostisizm ve Ateizm

UZMAN PSİKOLOJİK DANIŞMAN EMİN OKAN OKYAY ile “SORUMLULUK” HAKKINDA

Psikoloji-Sosyal Psikoloji19 Nisan 2023 11:17

UZMAN PSİKOLOJİK DANIŞMAN EMİN OKAN OKYAY ile “SORUMLULUK” HAKKINDA

Edanur Polat’ın, Dr.Ersun Çıplakla Varoluşcu psikoloji üzerine söyleşisi

Psikoloji-Sosyal Psikoloji31 Ocak 2023 17:31

Edanur Polat’ın, Dr.Ersun Çıplakla Varoluşcu psikoloji üzerine söyleşisi

Akademik Camiada Misilleme veya Öç Almanın Sınırları

Psikoloji-Sosyal Psikoloji31 Ocak 2023 17:25

Akademik Camiada Misilleme veya Öç Almanın Sınırları

Sayın Prof. Dr Şerife Işık ile Bireysel Psikoloji –Adler psikolojisi üzerine söyleşi-2

Psikoloji-Sosyal Psikoloji27 Ocak 2023 21:09

Sayın Prof. Dr Şerife Işık ile Bireysel Psikoloji –Adler psikolojisi üzerine söyleşi-2

 Doç.Dr. İbrahim Keklik ile ''VAROLUŞCU PSİKOLOJİ'' Üzerine Söyleşi

Psikoloji-Sosyal Psikoloji24 Ocak 2023 21:10

 Doç.Dr. İbrahim Keklik ile ''VAROLUŞCU PSİKOLOJİ'' Üzerine Söyleşi