Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
KUZEYİN KALBİNDE BİR MASAL: KOPENHAG’DA ZAMANI DURDURMAK

KUZEYİN KALBİNDE BİR MASAL: KOPENHAG’DA ZAMANI DURDURMAK

Edebiyat 16 Haziran 2026 19:49 - Okunma sayısı: 330

Ali GENÇLİ

KUZEYİN KALBİNDE BİR MASAL: KOPENHAG’DA ZAMANI DURDURMAK


Ali Gençli


Uçağım Kastrup Havalimanı’na teker koyduğunda, içimde kuzeyin o meşhur, mesafeli soğuğuna dair hafif bir ürperti vardı. Ancak terminalden çıkıp şehre karıştığım an, Kopenhag’ın beni buz gibi bir havayla değil, Danimarkalıların dünyaca ünlü felsefesi hygge (samimiyet, coşku ve huzur) ile sıcacık karşılayacağını henüz bilmiyordum. Bu şehir, aceleye getirilmiş bir tatili değil, sindire sindire yaşanacak bir hayat deneyimini fısıldıyordu kulaklarıma.

.
Taksi Şoförü Kenyalı Abdullah ile havaalanından Generation Hostels’e geldiğimizde saat 23’ü gösteriyordu ve hava henüz kararmaya başlamıştı. Sekiz kişilik ranzadan ve iki bölümden oluşan 27 numaralı oda da bay-bayan sekiz kişi ranzalarına yerleşiyordu. Benim yan ranza komşum Chen adlı bir Çinli öğrenciydi.

.
Güneşin geç batıp havanın geç kararmasına karşın, saat dört gibi hava aydınlanmıştı.
Kopenhag’da gözüme çarpan ilk şey, şehrin kendine has sessiz ritmi oldu. Burada caddeler otomobillere değil, iki tekerlek üzerinde dünyayı fetheden yerlilere ait. Ben de hemen bir bisiklet kiralayarak bu akışa dâhil oldum. İlk durağım, kartpostallardan fırlamış gibi duran Nyhavn (Yeni Liman) limanıydı.

.
Kanal boyunca sıralanan 17. yüzyıldan kalma rengârenk evlerin önünden geçerken, bir an için zamanın durduğunu hissettim. Limana yanaşmış ahşap tekneler, kafelerden yükselen kahve kokuları ve sokak müzisyenlerinin melodileri arasında pedal çevirmek, şehre attığım en güzel imza oldu.

.
Bisikletimi bir kenara bırakıp şehrin tarihi dokusuna yolculuk yapmak istediğimde, kendimi Amalienborg Sarayı’nın geniş meydanında buldum. Kraliyet ailesinin hâlâ yaşadığı bu sarayda, askerlerin nöbet değişimi törenini izlemek adeta bir zamanda yolculuk gibiydi.

,
Buradan kısa bir yürüyüşle, Andersen’ın masallarına ilham veren o hüzünlü figüre, Küçük Deniz Kızı heykeline ulaştım. Kayanın üzerinde denize doğru mahzun gözlerle bakan bu heykel, Kopenhag’ın mütevazı ama derin ruhunu o kadar iyi özetliyordu ki... Şehir, ihtişamını bağıra bağıra değil, bu küçük ve anlamlı detaylarla gösteriyordu.

.
Birinci gece günün yorgunluğunu erkenden yatarak üzerimden atmayı düşündüm Ertesi gün elimdeki broşürden de yararlanarak bir taksiyle Christiania’ ya geldim.

.

Alternatif Bir Dünya: Christiania

.
Kopenhag’ın düzenli, temiz ve modern yüzünden sıyrılıp bambaşka bir boyuta geçmek isterseniz, rotayı Christiania Özgür Bölgesi’ne çevirmelisiniz. 1970'lerde hippiler tarafından kurulan bu özerk mahalle, kendi bayrağı, kendi kuralları ve duvarları süsleyen muazzam grafitleriyle tam bir "kültür şoku" yaşatıyor. Burada geçirdiğim birkaç saat, şehrin ne kadar çok sesli ve özgürlükçü bir yapıya sahip olduğunu yüzüme çarptı.

.
Günün yorgunluğunu atmak ve şehri yukarıdan izlemek için akşamüstü rotamı dünyanın en eski eğlence parklarından biri olan Tivoli Bahçeleri’ne çevirdim. Hava kararmaya başladığında yakılan binlerce fener, ahşap hız trenlerinin çığlıkları ve pamuk şeker kokusu beni çocukluğuma götürdü. Tivoli, sadece çocuklara değil, ruhunu genç tutmak isteyen her gezgine hitap eden büyülü bir vaha.

.
İkinci günün sonunda Kopenhag’dan ayrılırken valizimde birkaç tasarım obje ve meşhur Danimarka kurabiyelerinden çok daha fazlası vardı: Huzurun bir lüks değil, bir yaşam biçimi olduğunu gösteren bir hayat vizyonu.

.
Kuzeyin bu zarif başkenti, modern dünyanın karmaşasından kaçıp sakinliğin, tasarımın ve bisiklet üstünde özgürlüğün tadını çıkarmak isteyen herkesi bekliyor. Bir sonraki seyahate kadar, Farvel (Hoşça kal) Kopenhag!

.
Ali Gençli 18 Mayıs 2026 /KOPHENAG

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Edebiyat
Şiir ve Yasak Elma

Edebiyat13 Ağustos 2026 01:41

Şiir ve Yasak Elma

HÜZÜN-DİRENİŞ DİYALEKTİĞİ: Ahmet Telli'nin Poetikası ve Beş Popüler Şiiri

Edebiyat13 Temmuz 2026 22:42

HÜZÜN-DİRENİŞ DİYALEKTİĞİ: Ahmet Telli'nin Poetikası ve Beş Popüler Şiiri

NAOMİ

Edebiyat18 Haziran 2026 19:33

NAOMİ

2. Çocuk Edebiyatı Öğretmen Kongresi

Edebiyat23 Mayıs 2026 14:22

2. Çocuk Edebiyatı Öğretmen Kongresi

GELİN MUHABBET EDELİM

Edebiyat20 Nisan 2026 22:01

GELİN MUHABBET EDELİM

KIRKBEŞ

Edebiyat14 Nisan 2026 20:47

KIRKBEŞ

Yunus Emre ve Shakespeare’de “Ben”

Edebiyat09 Nisan 2026 12:22

Yunus Emre ve Shakespeare’de “Ben”

MASUMİYETİN MÜZESİ

Edebiyat23 Mart 2026 22:49

MASUMİYETİN MÜZESİ

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ'NDE KADIN ŞAİRLERİMİZ...

Edebiyat08 Mart 2026 15:40

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ'NDE KADIN ŞAİRLERİMİZ...

Edebiyatta ve Sinemada İKİ VENEDİK, İKİ ÖLÜM

Edebiyat02 Şubat 2026 10:34

Edebiyatta ve Sinemada İKİ VENEDİK, İKİ ÖLÜM