Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
ÖĞRETMENLİK BAKIM ROLÜNE İNDİRGENEMEZ

ÖĞRETMENLİK BAKIM ROLÜNE İNDİRGENEMEZ

Fikir Yazıları 12 Mart 2026 15:35 - Okunma sayısı: 65

Özge Temuçin

Gazi Üniversitesi Yabancı Diller Eğitimi-İngilizce Öğretmenliği mezunuyum. O günden beridir de Gazi Üniversitesinden eğitim anlamında hiç kopmadım. Çünkü üniversitemin eğitim fakültesinin nitelikli olduğuna inanıyorum; fakülte hocaları ise eğitim anlamında ciddi katkılar sunan donanımlı kişilerdir. Eğitim fakültesinde son sınıfta staj eğitimine gidiyorduk, hocamız dersimizi izledikten sonra bize dönütlerini mektup biçiminde yazılı olarak veriyordu. ‘’…’ye 1.mektup’şeklinde bir not kâğıdıyla sıcacık, içten ve sevimli bir yolla sunuyordu görüşlerini. İşte bu sebeple Paulo Freire’nin ‘Öğretmeye Cesaret Edenlere Mektuplar ’kitabı bana o yıllarımı hatırlattı ve ilgimi çekti.

Yazar, ülkesinde var olan (o yıllarda) eğilimin, öğretmenlerin (özellikle de kadın öğretmenlerin) rollerini –doğası gereği titiz entelektüel uğraşlar içeren-öğretimi değersizleştiren bir ebeveynlik rolüne indirgediğini eleştirmektedir. Hemen sonrasında eklemektedir; öğretmenlik rolünü ebeveynlik rolüyle özdeşleştirmeyi reddetmek hiçbir biçimde ebeveynliğin rolünü azaltmaz ya da değersizleştirmez. Aynı şekilde bu özdeşliğin kabul edilmesi de otomatik olarak ebeveynlere değer atfedilmesi anlamına gelmez(Freire, 1970).

İkisi farklı alanlardır. Öğretmenlik profesyonel bir iştir, saygın bir meslektir. Öğretme işi, içinde bilgi, beceri ve araştırma içeren uzun bir süreçtir. Öğretmenlerin bu anlamda akademik olarak kendilerini donatmaları ve çağı yakalayan uygulamaları da benimsemeleri beklenir. Ancak o zaman öğrencilere ilham olabilecek alt yapıyı sunabilirler.

Sen bir ana, sen bir baba. Her şey oldun artık bana! Tanıdık geldi mi? Öğretmene ebeveyn rolü vermek sempatik gibi dursa da, öğretmenin öğrencilerin kalplerine dokunabilen empati sahibi ve anlayışlı insanlar olmalarını beklesek de bu öğretmenlere fazla yük yüklemek değil midir? Öğretmenlere ‘kutsal’ atfedilen bu fazladan rol, öğretmene vicdanı bir sorumluluk getirmektedir. Öğretmenin ebeveynlik ya da bakıcılıkla özdeşleştirilmesi öğretmenlerin şikâyet etme, haklarını arama yolunda onlara ket vurabilir. Çünkü insan evladının yükünden şikâyet edebilir mi?

Öğretmenler, 4 yıllık üniversite eğitimlerinde ‘pedagojik formasyon’ adı verilen bir ‘öğretme’ eğitimi alırlar. Öğretme işi; bilginin nasıl, ne şekilde, hangi kaynaklar yoluyla, hangi yaş grubuna uygun olarak öğretileceğinin bilgisini içerir. Öğretmen, alanı olan konuları –şu sıralar çok çabuk sıkılan, dikkati dağınık bir nesile- zevkli, eğlenceli, katılımlı, etkileşimli ve etkili bir şekilde aktarmalıdır. Bu esnada hem öğrenci merkezli bir eğitim yapılmalı hem de sınıfta kaos çıkmadan, fazla gürültü oluşmadan süreç tamamlanmalıdır. Bütün bunları kurgulayan öğretmen bir de yazılı hazırlama değerlendirme gibi akademik başarı ölçen süreçlerle de ilgilenmelidir.

Öğretmene ‘kutsal’ olarak atfedilen ‘anne-baba’ rolleri özellikle ilkokul kademesinde öğrencilerin ‘öz bakım becerileriyle’ ilgilenmek ve hatta velinin de bunu hesap sorar bir biçimde öğretmene yansıtması olarak öğretmenin işini zorlaştırmaktadır. Bu öz bakım becerilerinin öğretilmesi ve takibi aile tarafından yani bizzat ebeveynler tarafından yapılmalıdır. Bu öğretmene ekstra olarak verilen rol, aslında öğrencilerin daha eğitici uygulamalar yaparak öğrenme ortamını çeşitlendirme hakkını ellerinden almaktadır. Bir öğretmen lise kademesinde öğrencisine hala yere çöp atmama konusunda 10 dakikalık bir uyarma zamanı harcıyorsa çok daha nitelikli akademik konular nasıl işlenmeli, bilgiyi sindirme işine nasıl geçilmelidir?

Bir gün bir velim görüşme için randevu talep etti. Bu arada biz öğretmenler çok sıkışık zamanlarda (örneğin öğle molamızda) kendi dinlenme süremizden ayırarak velilerimizle görüşürüz. Velinin konuşma gerekçesi gerçekten çok ilginçti, hala unutamam. Ben bir İngilizce öğretmeniyim ve bu alanda da kendimi geliştirdiğimi düşünüyorum. Akademik olarak sınava hazırlama olsun, pratik anlamda sunumlar yapma olsun İngilizce seviyeme güveniyorum. Ancak veli bana şunu söylüyordu: ‘Kızım çok yalan söyler hocam, çok da güzel kandırır. Bu yüzden o ödev gösterdiğinde dikkatli olun! ’Bakın evdeki ebeveyn rolünü bana vermiş oldu. Onu ödev yaparken gören kendisi. İlk olarak ödevini ya da sorumluluklarını yerine getirmeyi kızına öğretememiş. Kız, anne olmadığında ödev yapmıyor ya da ödevi bir başkası tamam desin diye yapıyor bu iki. Son olarak-ki bence en acısı- kız güzel yalan söylüyor ve anne bunu ödevde bir tehlike olarak görüyor. Bunu saklayan ve yalanla örten evladın yarın çok daha büyük ve tehlikeli şeyleri anne babadan saklayacak ve başını derde sokacak. Şimdi size soruyorum benim bir sene sonra mezun ettiğim öğrenci acaba ailesi ile daha sonra neler yaşadı? Yani öğrencilerimiz başta anne babasının evladı sonra bizim başımızın tacı-ona diyecek lafımız yok.

Bu şu demek değildir: öğretmen bu konulara değinmesin, es geçsin! Okulda, öğretim kadar eğitim de önemli bir süreçtir! 17 yıllık tecrübeli bir öğretmen olarak ben de çok iyi biliyorum ki iyi bir öğretmen dikkatli bir gözlemcidir, öğrencilerini tek tek tanır, bilir, yönlendirir. Hastalık takibini yapar, tavsiyelerini verir (öğrencim şeker hastası, öğrencimin çöl yak rahatsızlığı var vs). Motivasyon cümlelerini kurar, üst kurumlara, gerekli kurslara yönlendirmelerini yapar. Öğrencisinin bir bakışından, onun sıkıntısını ve hüznünü anlayabilir. Öğrencilerinin ufkunu açacak kitaplar, filmler önerir hatta birlikte okurlar gözlemlerler. Gezilere katılır, müzelerde nesneleri incelerler. Pikniğe gidip ip bile atlarlar. Öğretmen bunları zaten yapar.

Öğretmene ebeveyn ve bakıcılık rollerinin verilmesi; öz bakım becerilerinin öğretmenlere tabiri caizse ‘yıkılması’ haksızlıktır ve öğretmenlik mesleğini ‘profesyonel’ anlamda küçültür. Son zamanlarda çok elim bir hadise yaşadık. Öğretmenimizin başına gelen acımasız olay kendi alanıyla, branşıyla, akademik yeterliliğiyle alakalı bir şey değildi! Ailelerin sorumsuzluklarının bedelini öğretmen ödememelidir! Öğretmen öğretendir; aileler bu profesyonel alan için yani öğretmenin ‘şu konuyu’ öğrencilerime ‘nasıl’ farklı ve eğlenceli bir şekilde anlatırım diye düşünmesi –araştırması için alan tanımalıdır. Bunun bedelini sorumluluk sahibi ailelerden gelen ve daha farklı şeyler daha üst düzey konular öğrenmeye hazır diğer öğrenciler de ödemektedir. Bu konunun çözümü aileleri eğitmekten geçebilir diye düşünüyorum. Aslında son zamanlarda bu konu beni bayağı ilgilendiriyor. Gelecekte bununla ilgili bir şeyler yapabileceğimizi umuyorum çünkü güzel bir vatanımız ve içinde değerli insanlarımız var. Merhume öğretmenimizin kıymetli anısına ve mesleğini aşk ile yapan başta ailemdeki öğretmenler olmak üzere tüm meslektaşlarıma saygı ve selamlarımla…

Freire P. (1970) Ezilenlerin Pedagojisi. The Continuum International Publishing Group.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
Öğrenmenin Zevki

Fikir Yazıları10 Mart 2026 21:36

Öğrenmenin Zevki

MERHABA KADIN

Fikir Yazıları08 Mart 2026 10:51

MERHABA KADIN

SAKİNLEŞTİM

Fikir Yazıları07 Mart 2026 23:40

SAKİNLEŞTİM

ÖZ TERAPİ’DEN ZAMANSIZ AŞK GÜNLÜKLÜKLERİ’NE VE İÇİMİZDEKİ YUVA’YA-1

Fikir Yazıları02 Mart 2026 06:40

ÖZ TERAPİ’DEN ZAMANSIZ AŞK GÜNLÜKLÜKLERİ’NE VE İÇİMİZDEKİ YUVA’YA-1

ÖZGÜRLÜĞÜN YENİ ZİNCİRLERİ

Fikir Yazıları26 Şubat 2026 18:09

ÖZGÜRLÜĞÜN YENİ ZİNCİRLERİ

Fikir Yazıları25 Şubat 2026 19:17

"Numaralar Çağı": Gerçeklik Duygusunun Yitimi

İyi Asker Sendromu:Görünmez İtaatin Psikolojisi

Fikir Yazıları21 Şubat 2026 20:01

İyi Asker Sendromu:Görünmez İtaatin Psikolojisi

HAYATI KAYDIRMA

Fikir Yazıları19 Şubat 2026 20:01

HAYATI KAYDIRMA

ANLAMLI YAŞAMAK

Fikir Yazıları18 Şubat 2026 22:54

ANLAMLI YAŞAMAK

Bazen de Olmaz

Fikir Yazıları17 Şubat 2026 17:03

Bazen de Olmaz