Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
SAKİNLEŞTİM

SAKİNLEŞTİM

Fikir Yazıları 07 Mart 2026 23:40 - Okunma sayısı: 230

Rengin Yılmazer

Bir şeylerin hemen olmasına alışmışız. Cevapların hızlı gelmesine, duyguların netleşmesine, yolların bir an önce açılmasına. Oysa hayat, çoğu zaman acele edenleri değil, bekleyebilenleri ödüllendiriyor. Bunu yeni yeni anlıyorum. Çünkü artık hiçbir şey için acelem yok. Ve garip olan şu ki, acelem kalmadıkça her şey daha anlamlı görünmeye başladı.

.
Bazen insanın yapması gereken tek şey durmak belki de. Gerçekten durmak. Konuşmadan, karar vermeden, çözmeye çalışmadan. Çünkü bazı soruların cevabı, üzerine gidildikçe kaçıveriyor ellerimizden. Bulanık bir suyun içinde el yordamıyla bir şey aramak gibi… Ne kadar hızlı hareket edersen, su o kadar karışıp, aradığını görmeni zorlaştırıyor. Oysa suyu kendi haline bıraktığında, zamanla tortular dibe çöküyor. Görüntü berraklaşıyor. Ve cevap tüm berraklığı ile karşında beliriveriyor.

.
Ben şimdi tam olarak böyle bir yerdeyim. Peşinden koşmadığım, zorlamadığım, oldurmaya çalışmadığım bir yerde. Cevapların bana gelmesini beklediğim bir durakta. Bu bir vazgeçiş değil; aksine, güvenmek gibi. Hayata, zamana ve kendime güvenmek. Her şeyin kendi hızında anlam kazanacağına inanmak.

.
Bu sakinlik sadece aşkın ya da ilişkilerin içinde doğan bir duygu değil. İşte de böyle. Günlük hayatın küçük ama çözülmesi gereken meselelerinde de… Eskiden her şeyi hemen düzeltmek isterdim. Eksik olanı tamamlamak, yanlış olanı hızla değiştirmek. Şimdi fark ediyorum ki bazı şeyler müdahale edilmeden de yolunu buluyor. İnsan biraz geri çekildiğinde, hayat kendi düzenini kuruyor.

.
Sakinleşmek aslında bir kabulleniş değil; bir fark ediş. Gürültü azaldığında, insan kendi sesini duymaya başlıyor. İçinde neyin gerçekten önemli olduğunu, neyin sadece alışkanlık ya da korku olduğunu ayırt edebiliyor. Ve o zaman anlıyorsun ki huzur, dışarıdan gelen bir şey değil. Zaten içeride varmış, sadece karmaşanın içinde görünmüyormuş.

.
Şimdi geriye dönüp baktığımda, en çok yorulduğum zamanların en çok acele ettiğim zamanlar olduğunu görüyorum. Bir şeyleri kaçırmaktan korktuğum, geç kalmaktan endişe ettiğim zamanlar. Oysa hayatın gerçekten değerli olan hiçbir şeyi aceleyle gelmiyor. İnsanlar, fırsatlar, duygular… Hepsi doğru zamanda beliriyor. Sen hazır olduğunda.

.
Sakinleşince fark ettiğim bir şey daha var: Karmaşanın içinde göremediğim şeyler aslında hâlâ orada. Tıpkı ışığı, kirli bir camın ardından izlemek gibi. Cam temizlendiğinde ışık değişmiyor, sadece sen onu daha net görüyorsun. İç huzuru da böyle bir şey. Onu yaratmıyorsun, sadece üzerini örten telaşı kaldırıyorsun.

.
Ve o zaman insan kendini yeniden görmeye başlıyor. Kendi değerini, kendi parıltısını… Bir elmasın karanlıkta sıradan bir taş gibi görünmesi gibi. Işık doğru açıdan geldiğinde, parlamaya başladığını fark ediyorsun. Meğer hep oradaymış. Sadece bakacak sakinliği bulmak gerekiyormuş.

.
Şimdi bekliyorum. Ama sabırsız bir bekleyiş değil bu. İçinde huzur olan bir bekleyiş. Cevapların gelmesi için sessizleşmiş bir zihinle, acele etmeyen bir kalple. Çünkü biliyorum ki bazı şeyler arandığında değil, hazır olunduğunda bulunur.

.
Sakinleştim. Çünkü bazen insanın yapabileceği en doğru şey, hiçbir şey yapmamaktır. Durmak, nefes almak ve suyun durulmasını izlemek.
Geri kalan her şey zaten zamanla yerini buluyor.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
Okul Güvenliği: Kapıda Değil, Sınıfın İçinde Başlayan Bir Gerçek

Fikir Yazıları22 Nisan 2026 07:25

Okul Güvenliği: Kapıda Değil, Sınıfın İçinde Başlayan Bir Gerçek

OKULDAKİ ŞAPKA

Fikir Yazıları20 Nisan 2026 22:09

OKULDAKİ ŞAPKA

SUSTURAN EKRANLAR: ISLIK ÇALMAYI UNUTANLARIN SUÇ ORTAKLIĞI WHISTLEBLOWING…

Fikir Yazıları17 Nisan 2026 16:56

SUSTURAN EKRANLAR: ISLIK ÇALMAYI UNUTANLARIN SUÇ ORTAKLIĞI WHISTLEBLOWING…

ÖRGÜTSEL SİNİZM: GÜVENİN ÇÜRÜDÜĞÜ YERDE BAŞLAYAN SESSİZ ÇÖKÜŞ

Fikir Yazıları09 Nisan 2026 19:48

ÖRGÜTSEL SİNİZM: GÜVENİN ÇÜRÜDÜĞÜ YERDE BAŞLAYAN SESSİZ ÇÖKÜŞ

İçimizdeki Ebeveyn, Yetişkin ve Çocuk

Fikir Yazıları06 Nisan 2026 22:14

İçimizdeki Ebeveyn, Yetişkin ve Çocuk

ATAM İZİNDEYİZ!

Fikir Yazıları05 Nisan 2026 22:34

ATAM İZİNDEYİZ!

Ahlaki Sömürgecilik

Fikir Yazıları01 Nisan 2026 16:04

Ahlaki Sömürgecilik

 ALİ YAZAR VELİ BOZAR

Fikir Yazıları31 Mart 2026 09:33

 ALİ YAZAR VELİ BOZAR

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ  Yapay Zeka ve Sinemanın Geleceği  (7)

Fikir Yazıları24 Mart 2026 20:02

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Yapay Zeka ve Sinemanın Geleceği (7)

Arefe Çiçeği

Fikir Yazıları20 Mart 2026 05:02

Arefe Çiçeği