Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
ÇOCUĞUNUZU BİR KATİLE YA DA SAPIĞA EMANET EDER MİSİNİZ?

ÇOCUĞUNUZU BİR KATİLE YA DA SAPIĞA EMANET EDER MİSİNİZ?

Sosyal Bilimler 20 Kasım 2025 14:11 - Okunma sayısı: 518

Yusuf COŞAR (Sosyal Bilgiler Öğretmeni)

90’lı yılların sonlarına gelmiştik. Çocukluğumuzun o en kıymetli yıllarının değerini, o günlerde bilebilir miydik? Bugünün çocuklarına baktığımızda hâlâ şanslı bir nesil olduğumuzu düşünüyorum. Sabah kahvaltısını edip hızla dışarı çıkmak, akşam ezanı yaklaşırken sokaktan annemizin sesini duymak… Mahalle maçları, misket, saklambaç, sporcu kâğıtları, bisiklet, tornet gürültüsüne kızan teyzeler ve bizi sokağa, doğaya, insana, samimiyete bağlayan yüzlerce küçük hazine…

Anneler kapı önlerinde komşularla sohbet eder, çaylar demlenir, fırından çıkan börekler mis gibi kokardı. Sohbet ne kadar koyu olursa olsun çocuklar gözden hiç uzak tutulmazdı. Mahalleden azıcık uzaklaşınca yol başında eli belinde bekleyen bir anne beliriverirdi. Evler küçüktü ama insanların yürekleri, samimiyeti kocamandı.

Şimdi yıl 2025. “Uzay çağı” diyoruz; her şeyin bir tık uzağımızda olduğunu iddia ediyoruz.

Peki gerçekten ne kadar yakınız birbirimize?

Teknoloji adı altında evlerimize soktuğumuz ruhsuz, soğuk makineler çocuklarımıza bir dost sıcaklığı verebiliyor mu?

Ve en önemlisi; çocuklarımızı bu denetimsiz ekranlara emanet edebilir miyiz?

Televizyona, bilgisayara, telefona, tablete ve sosyal medyaya ne kadar güveniyoruz?

Televizyon, modern toplumda bilginin, kültürün ve sosyal temsillerin en güçlü taşıyıcılarından biri hâline geldi. Yeni anlam örüntüleri oluşturuyor, popüler kültürü şekillendiriyor ve toplumsal praksisimizi yeniden tanımlıyor. Bundan 40–50 yıl önce kültür; aile, akraba, komşuluk ilişkileri ve yüz yüze etkileşimlerle taşınırken bugün elektronik medya, özellikle de televizyon, bu ilişkilerin yerine geçmeye başlamıştır.

Medyanın sosyal yaşamda kapladığı alan büyüdükçe kültürün aktarımı da aileden kitle iletişim araçlarına kayıyor. Bu durum, toplumun kültürel yapısının geleceğine dair ciddi bir sorgulamayı zorunlu kılıyor.

Bugün televizyon ve internet, yetişkinle çocuk arasındaki iletişimi kökten değiştirmiş durumda. Eskiden çocukların merakı, büyüklerin deneyimiyle buluşur; masallar, anılar, sözlü kültür kuşaktan kuşağa aktarılırdı. Şimdi ise çocuklar merakını internetten gideriyor; dedesiyle masal dinleyerek değil, bir fenomenin videolarını izleyerek büyüyor.

Aile büyükleriyle alay ederek popülerlik kazanmaya çalışan, “fenomen olma” tutkusuyla davranışlarını şekillendiren bir nesil yetişiyor.

Ülkemizde televizyonun günde 1 ile 18 saat açık kaldığı düşünüldüğünde, çocukların zihinsel dünyasını nasıl şekillendirdiğini anlamak zor değil. Dizilerdeki kabadayı tiplemeleri bilinçaltına şiddeti işliyor; çarpık ilişki ve cinsellik sahneleri ahlaki sistemi çökertiyor.

Anne-babaların çoğu “beni oyalasın” diye tableti çocuğun eline veriyor; önüne bilgisayarı koyup ders çalışmasını bekliyor; saatlerce açık televizyonla hem kendini hem de çocuğunu uyuşturuyor. Çocuk duyduğunu değil… Gördüğünü yapar…

Burada amaç ne teknolojiyi ne de çağın hızını eleştirmek.

Mesele, çağın hızına uyum sağlarken kontrolü elinde tutabilmek.

Soğuk cam ekranlarla yetişen çocuklar, gerçek temasın eksikliğiyle duygusal olarak daha kırılgan, meraksız, pasif ve kolay yönlendirilebilir bir hale geliyor. Bu durum yalnızca bireysel değil, toplumsal bir risk de taşıyor.

Çocukların parmakları ekrana dokunuyor, fakat kalpleri dokunmayı öğrenemiyor.

Geleceğimiz soğuk cam ekranlara dokunarak büyüyen Oblomov’lar olmasın.

Bizler, onların yol gösterenleri olarak kalplerine dokunmayı, sıcak ilgiyi ve gerçek hayatı öğretmeliyiz.

En Kritik Soru???

Teknolojiyi reddetmek gerçekçi değil; asıl mesele kontrolü kimlerin elinde tuttuğu.

Bugün çocuklarımızın zihnini kim şekillendiriyor?

Biz mi, aile büyükleri mi, yoksa algoritmalar mı?

Bu soruya verilecek cevap yalnızca bugünü değil, yarının toplumunu da belirleyecek.

Peki… ÇOCUKLARIMIZI KİME EMANET EDİYORUZ?

Yorumlar (8)

Asya Hilal - 06 Aralık 2025 21:11

Kalemine sağlık hocam.Yeni yazılarınızı bekliyoruz.

Emire Coşar - 29 Kasım 2025 19:03

Çok güzel olmuş

Cigdem m - 26 Kasım 2025 22:38

Emeklerinize saglik. Ilgiyle yeni makalelerinizi bekliyoruz

Nida Bakır - 26 Kasım 2025 22:27

Keleminize yüreğinize sağlık Keşke çocuklarımızı uzak ve soğuk cam ekranlardan uzak tutup hayatın sıcak akışına adapte edebilsek.

Sonay C - 26 Kasım 2025 22:19

Toplumun kanayan yarasına değinerek ailelere yol haritası niteliğinde bir yazı olmuş hocam. Kaleminize, yüreğinize sağlık. ??

Burak Darmaz - 21 Kasım 2025 13:43

Çok faydalı bir makale olmuş ellerinize sağlık Yusuf hocam ????

Mehmet korkmaz - 21 Kasım 2025 10:16

Hocam elinize sağlık

Hatice Bal - 20 Kasım 2025 19:18

Hocam yüreğinize sağlık en derin sorun bu ekranlar büyük küçük fark etmiyor yazılarınızın devamını merakla bekliyoruz
SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Sosyal Bilimler
“Homo Sapiens” gelişmiş insan türünü mü tanımlıyor?

Sosyal Bilimler04 Ocak 2026 16:12

“Homo Sapiens” gelişmiş insan türünü mü tanımlıyor?

İnsan özgürlüğe mahkûmdur.

Sosyal Bilimler23 Aralık 2025 13:26

İnsan özgürlüğe mahkûmdur.

“SINIF YÖNETİMİ” ÜZERİNE SÖYLEŞİ-5

Sosyal Bilimler17 Aralık 2025 22:05

“SINIF YÖNETİMİ” ÜZERİNE SÖYLEŞİ-5

BİR BEN VAR BENDEN İÇERİ

Sosyal Bilimler13 Aralık 2025 19:19

BİR BEN VAR BENDEN İÇERİ

TADINDAN YENMEYEN KİTAP “ALTI HARFLİ BİR TATLI” TAHLİLİ

Sosyal Bilimler12 Aralık 2025 23:09

TADINDAN YENMEYEN KİTAP “ALTI HARFLİ BİR TATLI” TAHLİLİ

Aklın Düşmanları

Sosyal Bilimler10 Aralık 2025 23:20

Aklın Düşmanları

Dejenerasyon: Kimlik Aşınması ve Değerler Krizi

Sosyal Bilimler09 Aralık 2025 05:49

Dejenerasyon: Kimlik Aşınması ve Değerler Krizi

Sonuç: Eğitimle Kalkınmanın Yeniden Düşünülmesi

Sosyal Bilimler01 Aralık 2025 09:55

Sonuç: Eğitimle Kalkınmanın Yeniden Düşünülmesi

Gelenekçi Aydınlar Üzerine -1-

Sosyal Bilimler29 Kasım 2025 11:05

Gelenekçi Aydınlar Üzerine -1-

GİDENİN ARDINDA KALAN BİR BOŞLUK

Sosyal Bilimler28 Kasım 2025 23:44

GİDENİN ARDINDA KALAN BİR BOŞLUK