Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Karanlık Arzular

Karanlık Arzular

Sosyal Bilimler 14 Ekim 2025 22:44 - Okunma sayısı: 630

Haydar Uzunyayla

“İnsan, hakkında hem çok şey bildiğimiz hem en az şey bildiğimiz türdür.”

Eski çağlarda -hatta yakın zamana kadar- kanlı infazlar halka açık yapılırdı ve bu gösteriler ilgi çekiciydi. Sözgelimi antik Roma’da gladyatörlerin dövüşlerini izlemek için her yerden, her taraftan akın akın gelirler, bir eğlence yerindeymiş gibi yarışmacıların birbirlerini öldürmelerini çığlıklar eşliğinde izlerlerdi. Akıtılan kana tanıklık etmek onları heyecanlandırıyordu…

Çarmıha gerilen İsa, asılan Pir Sultan, kellesi uçurulan Lavosier, yakılan Bruno, kafasına ıslak deve derisi geçirilip güneşe bırakılan bozkırın garip insanının ölümüne tanıklık etmek zevk vericiydi. Özellikle infaz edilecek kişi ya da grup şöhret ve ün sahibiyse bu daha zevkli olurdu, çünkü söz konusu duyguya kıskançlık da eşlik ediyordu. Daha trajik olan ise kurbanların ölümüne tanıklık edenlerden kimisi darağacında sallanan cesede gül atar, kimisi tükürür, kimisi sövüp sayardı… Kimisi de içten içe üzülürdü.

Sonraki yüzyıllarda –günümüz de dahil olmak üzere- bu duygu durumu devam etti. Gerçi artık arenalar yok, infazlar açık şekilde yapılmıyor ama öğrenci, köylü, işçi, sanatçı, aydından tutun da iktidarlar tarafından farklı düşündü diye işkenceyi, araçlara bağlanarak sürüklenen cesetleri, talan edilen şehirleri, yakılan yıkılan evleri, çocukların korku dolu çığlıklarını, kadınların gözyaşlarını, açlığı, susuzluğu, açık ya da gizli haz alarak duyumsayan kitleleri görebiliyoruz. Benliklerinin derinliklerinde başka bir kültürü, başka bir milleti, komşuyu, farklı bir geleneği kabullenmeyip onların yok olmasından garip zevk duyan geniş kalabalıkların olduğunu biliyoruz. İşin feci yan bu tür gösterileri izlerken ne utanıyoruz ne de gözlerimizi kapatıyoruz ve söz konusu kanlı infazları, kanlı alanları yaratan egemen gücün önünde kolektif bir teslimiyete giriyoruz. (Buna aptallığın teslimiyeti diyebilirim ancak)

Peki, bizi kanlı infazları alkışlamaya davet eden şey nedir?

Tek cümlelik cevapla: Karanlık arzular… Bu davetin kaynağında başka bir ifadeyle karanlık arzularımız vardır. Vahşetin çağrısı vardır... Ya da vahşete

duyulan özlem - ki bu arzu atalarımızdan bize kalan tuhaf bir mirastır… İnsan karanlık yanını ömrü oldukça saklı şekilde içinde taşır ve fırsatını yakaladığında yargıya dönüştürür. Çok zaman daha da ileri giderek ahlaki norm haline getirir ve böylece hayatı çöle çevirerek anlamsızlığa iter… Kendini çürümüşlüğe bırakır. Çürür…

*******

Geniş halk yığınları tutarsızlık içeren zayıf bir doğaya sahiptir. Hem dengesiz duruşumuz hem bizi yönlendirenlerin eğilimleri bizleri oynatabiliyor ve bu durum bizi ötekinin gösterilerine oyuncu olmaya zorlar. Zeka ve anlama yetisi gücünü yitirdiğinde, başkasının oyunlarına oyuncu olmaktan daha doğal ne olabilir ki?.. Figüran biri, figüran olmanın ötesine geçemez zaten, çünkü var olma nedeninden uzaklaşmıştır. Sıradan koşullar içinde yaşamaya adamıştır kendini ve bundan dolayı ne düşüncesinin ne de davranışının hangi yöne evrileceğinin bilincinde değildir.

Yorumlar (1)

Binnur Yeşilyaprak - 16 Ekim 2025 12:11

Freuda göre saldırganlık/ölüm içgüdüsü tüm canlılarda doğuştan vardır...
SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Sosyal Bilimler
Okul Mezuniyet Törenlerinin Anlamı

Sosyal Bilimler25 Haziran 2026 19:23

Okul Mezuniyet Törenlerinin Anlamı

KADIN AKADEMİSYENLERDE MOBBİNG VE YENGEÇ SEPETİ SENDROMU ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

Sosyal Bilimler23 Haziran 2026 20:27

KADIN AKADEMİSYENLERDE MOBBİNG VE YENGEÇ SEPETİ SENDROMU ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

Ziya Gökalp 150 Yaşında

Sosyal Bilimler14 Haziran 2026 21:37

Ziya Gökalp 150 Yaşında

Büyük Aileden Çekirdek Aileye Dağılma

Sosyal Bilimler09 Haziran 2026 21:08

Büyük Aileden Çekirdek Aileye Dağılma

Dijital Kaytarma: Tembellik mi, Dikkat Krizi mi?

Sosyal Bilimler09 Haziran 2026 20:50

Dijital Kaytarma: Tembellik mi, Dikkat Krizi mi?

BAYRAMLAR VE BAYRAMLAŞMA

Sosyal Bilimler01 Haziran 2026 22:12

BAYRAMLAR VE BAYRAMLAŞMA

Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 4

Sosyal Bilimler08 Mayıs 2026 12:37

Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 4

KADEMELER ARASI GEÇİŞ SİSTEMİ - LGS, TYT, AYT TARİH Mİ OLUYOR?

Sosyal Bilimler02 Mayıs 2026 21:07

KADEMELER ARASI GEÇİŞ SİSTEMİ - LGS, TYT, AYT TARİH Mİ OLUYOR?

İleri Hayat

Sosyal Bilimler27 Nisan 2026 20:25

İleri Hayat

Deneyimlerin Öğreticiliği Üzerine

Sosyal Bilimler19 Nisan 2026 13:21

Deneyimlerin Öğreticiliği Üzerine