Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
KENDİ

KENDİ

Fikir Yazıları 01 Eylül 2025 13:03 - Okunma sayısı: 796

Kendi

KENDİ

İnsanın yaşam mücadelesinde kazanması gereken pek çok zafer vardır. Bunlardan en önemlisi kendine karşı kazanacağı zaferdir. İnsan hayatın farklı dönemlerinde farklı sınavlar verir. İnsan yaşamında ortak yaşam gereği genelde toplumla beraber hareket eder. Topluma uyum bazı noktalarda bir zorunluluk haline gelir. Bu noktada bazı durumlarda topluma uymak bir gereklilik olabilir. Toplumsal normlar ve hukuk kuralları bu açıdan insanı sınırlar gözüken ancak insanın yaşamını kolaylaştıran unsurlardır. Ancak toplum içerisindeki karmaşa insanı kendi olmaktan uzaklaştırır. İnsanı asıl geri bırakan, zor duruma sokan, onu kendine yabancılaştıran şeyin kendi tercihlerindeki hatalar olduğunu söyleyebiliriz. İnsan herkesin yaptıklarına, her yapılana erişemez. Herkesin yaptığını yapmaya gücü yetmez. Bu noktada insanın kendi olarak kalma ihtimali giderek zayıflar. İnsanın kendi olarak kalması ve kendini keşfetmesi gerçekçi ve faydalı tercihler kadar kendisine dayatılan her şeyi kabul etmemesiyle de mümkün olacaktır.

İnsanın öznel olduğu, bireysel özelliklerden farklı oluşu, insanları birbirinden uzaklaştırmak anlamında her alanda çok kullanıldı ancak bir tek kendi olma anlamında kullanılmadı. Günümüzde yaptıklarımızın yüzde kaçı bizim kendi tercihimizdir? Bize dayatılan meslekleri seçiyoruz. Halkın gözünde popüler olan bir mesleği seçince biz kendi mesleğimizi mi seçmiş oluyoruz yoksa toplumun istediği mesleği mi seçmiş oluyoruz? Karar alırken ihtiyaçları göz önünde bulundurmak, koşullara bakmak gayet akıllıcadır ancak biz bu durumun neresinde olacağız? Neyin dayatma olduğunu neyin bireysel tercihimiz olduğunu ayırt edebiliyor muyuz? Tatil planları yaparken kendi öznel koşullarımızı göz önünde tutarak mı yoksa tatil siteleri ile eş dostun dayatmalarına göre mi karar alıyoruz? Başkası yaptı, biz de yapalım; başkası gitti, biz de gidelim düşüncesiyle hareket eden biri ne kadar kendi olabilir? Herkesin okuduğu kitapları okumak, herkesin gittiği tatil beldesinde tatil yapmak, herkesin satın aldığı eşyayı almak herkese ne kadar uyuyor?

Bu şartlar içerisinde insan kendi olarak kalabilir mi? Kendi olamayan insan huzurlu olabilir mi? Haberlerden tutun sosyal medyaya, çevremizdeki insanlara kadar altında kaldığımız etkilere ne kadar direnebiliyoruz? Bunlar içindeki elemelerimizi ne kadar yapabiliyoruz? Hem herkesle aynı olmadığımızı ifade ederiz hem de herkesle aynı şeyleri yapmak isteriz. Herkesle aynı şeyleri yapmayınca eksik mi oluyoruz? Biz kendi adımıza, bize uygun, koşullarımıza göre davrandığımızda kabul görmeme korkusu mu yaşıyoruz? Bizi kendimiz olarak kabul etmeyen insan zaten hiçbir şekilde bizi kabul etmeyecektir. Özenti ya da başkalarına göstermek amacıyla yaptıklarımız bizi ne kadar temsil ediyor?

İnsan kendi olmadan ne kendini ne de başkalarını mutlu edebilir. Bir ağaç en güzel kendi toprağında boy verir. İnsan başkalarına olan özentisini, sosyal medyanın olumsuz etkisini, çevrenin bizi bağlamayan yorumlarını, alışveriş sitelerinin gereksiz dayatmalarını fark edip onları bir kenara itmeden kendi koşullarına uygun bireysel tercihlerini keşfedemez. Bazen gelişimimizin önündeki en büyük engel bizimle ilgisi olmayan, başkalarının ve sistemin bize dayattığı tercihler olabiliyor. Bu yüzden her insan ilk önce kendi toprağını aramalı, hangi koşul ve şartlarda boy vereceğini bilmelidir. İnsan herkes olamaz. Kendi olma yolculuğu herkes olmaktan çok daha anlamlı ve zevkli bir yolculuktur.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
Okul Güvenliği: Kapıda Değil, Sınıfın İçinde Başlayan Bir Gerçek

Fikir Yazıları22 Nisan 2026 07:25

Okul Güvenliği: Kapıda Değil, Sınıfın İçinde Başlayan Bir Gerçek

OKULDAKİ ŞAPKA

Fikir Yazıları20 Nisan 2026 22:09

OKULDAKİ ŞAPKA

SUSTURAN EKRANLAR: ISLIK ÇALMAYI UNUTANLARIN SUÇ ORTAKLIĞI WHISTLEBLOWING…

Fikir Yazıları17 Nisan 2026 16:56

SUSTURAN EKRANLAR: ISLIK ÇALMAYI UNUTANLARIN SUÇ ORTAKLIĞI WHISTLEBLOWING…

ÖRGÜTSEL SİNİZM: GÜVENİN ÇÜRÜDÜĞÜ YERDE BAŞLAYAN SESSİZ ÇÖKÜŞ

Fikir Yazıları09 Nisan 2026 19:48

ÖRGÜTSEL SİNİZM: GÜVENİN ÇÜRÜDÜĞÜ YERDE BAŞLAYAN SESSİZ ÇÖKÜŞ

İçimizdeki Ebeveyn, Yetişkin ve Çocuk

Fikir Yazıları06 Nisan 2026 22:14

İçimizdeki Ebeveyn, Yetişkin ve Çocuk

ATAM İZİNDEYİZ!

Fikir Yazıları05 Nisan 2026 22:34

ATAM İZİNDEYİZ!

Ahlaki Sömürgecilik

Fikir Yazıları01 Nisan 2026 16:04

Ahlaki Sömürgecilik

 ALİ YAZAR VELİ BOZAR

Fikir Yazıları31 Mart 2026 09:33

 ALİ YAZAR VELİ BOZAR

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ  Yapay Zeka ve Sinemanın Geleceği  (7)

Fikir Yazıları24 Mart 2026 20:02

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Yapay Zeka ve Sinemanın Geleceği (7)

Arefe Çiçeği

Fikir Yazıları20 Mart 2026 05:02

Arefe Çiçeği