Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Bir Çocuğun Kalbinde Büyümek: Anne-Baba Rolleri Üzerine

Bir Çocuğun Kalbinde Büyümek: Anne-Baba Rolleri Üzerine

Fikir Yazıları 01 Haziran 2025 23:10 - Okunma sayısı: 419

Bir Çocuğun Kalbinde Büyümek: Anne-Baba Rolleri Üzerine “Çocuklar, anne babalarının söylediklerinden çok, yaşadıklarını öğrenir.” — Carl Gustav Jung Hanife DUYGULU

Bir Çocuğun Kalbinde Büyümek: Anne-Baba Rolleri Üzerine

“Çocuklar, anne babalarının söylediklerinden çok,

yaşadıklarını öğrenir.” — Carl Gustav Jung

Hanife DUYGULU

Bir çocuk dünyaya gözlerini açtığında, sanki ilk algıladığı şeyler gözleriyle gördükleriymiş gibi düşünürüz. Oysa bir bebek, her şeyden önce hatta doğmadan önce hisleriyle tanışır. Kalbinin en derinlerinde hisseder; güvende mi, ilgileniliyor, seviliyor, isteniyor mu?.. İşte tam da bu noktada, anne ve babanın görünmez ama sarsılmaz rolleri başlar. Çünkü çocuk, sadece dünyaya getirilip beslenerek fiziksel ihtiyaçları giderilmekle değil; sevgiyle, sabırla, şefkatle ve güvenle yetiştirilerek büyütülür. Anne, bir çocuğun dünyadaki ilk sığınağıdır. Annenin karnında taşıdığı andan itibaren çocukla arasında kurulan bağ, doğumla birlikte zirvesine ulaşır. Ama annenin rolü yalnızca fiziksel bakımla sınırlı değildir. John Bowlby’nin Bağlanma Kuramı, çocuğun annesiyle kurduğu güvenli ilişkinin gelecekteki tüm bağlarının temelini oluşturduğunu savunur. (Bowlby, 1969) Anne, sevgiyi öğretir ama sadece sarılarak değil; sabrederek, bekleyerek, gerektiğinde geri durarak. Her göz teması, her sakin cümle, çocuğun benliğine işlenir. Bir çocuk annesinin ellerinde sadece büyümez; o ellerle “kendini değerli hissetmeyi” öğrenir. Annenin görevi sadece korumak da değildir. Hayat bazen dikenlidir ve çocuk, o dikenlerle nasıl başa çıkacağını da öğrenmelidir. Bu yüzden bazen çocuğa “hayır” demek de bir annenin sevgisini gösterme şekillerinden biri olabilir. Baba ise çoğu zaman dış dünyanın temsilcisidir çocuk için. Gücün, kararlılığın, yol göstericiliğin sembolü gibi görülür. Ancak çağ değişiyor ve ne mutlu ki artık babalar da yalnızca ekmek getiren figürlerler olmaktan uzaklaşıyorlar. Modern çağ, duygularını ifade eden, çocuğuyla empati kuran ve aktif zaman geçiren babaları öne çıkarıyor. Araştırmalar, babaların duygusal katılımının çocukların bilişsel ve sosyal gelişiminde büyük rol oynadığını göstermektedir. (Lamb, 2010) Anne ve baba, bir çocuğun hayatında sadece bir birey değil, birlikte kurdukları dünyanın vazgeçilmez parçalarıdır. O dünyada çocuğun öğrendiği her şey—davranış kalıpları, sevgi aktarımı, hataların telafisi—ilerleyen zamanlarda çocuğun hayatına kılavuzluk eder. Albert Bandura’nın Sosyal Öğrenme Kuramına göre çocuklar gözlemleyerek öğrenir. Ebeveynler arası iletişim biçimi, çocuğun gelecekteki ilişki kurma becerilerine dönüşür. (Bandura, 1977) Evde saygı varsa, çocuk saygılı olur. Evde anlayış varsa, çocuk anlayan bir birey olur. Her sarılış bir iz bırakır, her ihmal bir boşluk… Hiçbir anne ya da baba kusursuz değildir, olamaz da. Gelişim psikolojisi alanında çalışan uzmanlar, çocuğun duygusal gelişimi açısından ebeveyn tutarlılığının mükemmellikten çok daha önemli olduğunu vurgular. (Erikson, 1950) Önemli olan, samimi ve tutarlı olmaktır. Hatalar yapılabilir ama bu hatalarla yüzleşme şekli, çocuğa düşüldüğünde nasıl ayağa kalkılacağını öğretir. Bir çocuğa sevildiğini hissettirmek, onun için en pahalı oyuncaktan çok daha değerlidir. Çünkü çocuğun hafızasında kalacak olan şey, hangi oyuncağa sahip olduğu değil, yanında kimlerin olduğudur. Bir çocuğu yetiştirmek, sadece onu büyütmek değil; kendini de yeniden inşa etmektir. Anne ve baba olmak bir ömür süren bir yolculuktur. Bu yolculukta bazen yorulur insan, hata da yapar, bazen yetmediğini hisseder. Ama unutulmamalıdır ki bir çocuğun ihtiyacı olan şey mükemmellik değil; gerçek sevgi, ilgi ve emektir. Çocuklar en çok, içten olanı anlar.
Ve bir gün… Çocuk büyür, kendi yoluna gider. Ama giderken ardında taşıdığı en büyük miras, annesinin sesi, babasının bakışı, birlikte kurulan o sevgi dolu dünyanın izleridir. Tam da bu yüzden çocuk yetiştirmek, yalnızca bir görev değil; silinmez bir iz bırakmaktır.

Yorumlar (7)

Hanife DUYGULU - 10 Haziran 2025 22:43

Çok teşekkür ederim Beyza hocam

Hanife DUYGULU - 10 Haziran 2025 22:43

Çok teşekkür ederim Betül hocam

Hanife DUYGULU - 10 Haziran 2025 22:42

Çok teşekkür ederim sayın kaymakamım

Ahmet ALTINTAŞ - 02 Haziran 2025 12:37

Kısa , öz ,samimi ve etkili bir anlatım olmuş. Tekrar tekrar okunması gereken bir yazı. Emeğinize ve kaleminize sağlık.

Betül Şen - 02 Haziran 2025 11:59

Kaleminize sağlık çok güzel ve anlamlı bir yazı olmuş

Beyza Nur Şen - 01 Haziran 2025 23:55

Kaleminize yüreğinize sağlık hocam

Beyza Nur Şen - 01 Haziran 2025 23:54

Kaleminize yüreğinize sağlık hocam
SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
OBLOMOVLUKTAN UYANMAK

Fikir Yazıları24 Ocak 2026 04:42

OBLOMOVLUKTAN UYANMAK

YARATICI BİREY NASIL YETİŞTİRİLİR?

Fikir Yazıları20 Ocak 2026 18:56

YARATICI BİREY NASIL YETİŞTİRİLİR?

BOŞLUK

Fikir Yazıları19 Ocak 2026 21:03

BOŞLUK

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Türk Sineması (5)  - Yılmaz Güney Sineması

Fikir Yazıları18 Ocak 2026 19:36

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Türk Sineması (5) - Yılmaz Güney Sineması

MODERN ÇOCUKLARDA OBLOMOVLUK OLABİLİR

Fikir Yazıları16 Ocak 2026 17:51

MODERN ÇOCUKLARDA OBLOMOVLUK OLABİLİR

Tiktok’laşan Zihinler Çağında Edebiyatın Sağaltıcı Gücü

Fikir Yazıları14 Ocak 2026 08:04

Tiktok’laşan Zihinler Çağında Edebiyatın Sağaltıcı Gücü

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Türk Sineması (4)

Fikir Yazıları13 Ocak 2026 22:08

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Türk Sineması (4)

ANLIK DAVRANIŞ ANINDAKİ İNSAN DURUMU

Fikir Yazıları13 Ocak 2026 21:01

ANLIK DAVRANIŞ ANINDAKİ İNSAN DURUMU

Modern insan neden yeniden mitlere dönüyor?

Fikir Yazıları13 Ocak 2026 18:51

Modern insan neden yeniden mitlere dönüyor?

Ankara mı, en kara mı?

Fikir Yazıları12 Ocak 2026 03:53

Ankara mı, en kara mı?